Japonya'yı ziyaret etmek mi istiyorsunuz?

Japonya’ya Yerleşmek: Maceram Fukushima’da Başlıyor

Eğer bana bundan bir yıl önce bir oyun için devasa bir M işaretine “McDonalds!” diye bağırarak koşacağımı söyleseydiniz, güler ve size deli derdim. Bu günlerde insan,hayatının ne yöne gideceğini kestiremiyor.

Ağustos 2018 tarihinde 31 yaşına girdim. Ancak bu doğum günüm 30. doğum günümden tamamen farklıydı. Çünkü 31. doğum günüme, Asistan Dil Öğretmeni olarak yeni hayatıma başlayacağım Japonya'ya tek yönlü uçuşumla aynı günde girdim.

Japonya’da öğretim verme fırsatını nereden yakaladım? 2018 Nisan’ında JET (Japonya Değişim ve Öğretim –Japanese Exchange and Teaching) programına kabul edilecek kadar şanslıydım.

Bu benim rahat yaşantımı bir kenara bırakarak, kendimi günden güne geliştirdiğimi hissettiğim zorlu bir yaşantıya girişti. Bir zamanlar asla düşünmediğim kendimi Japonca tanıtmak veya bir Dojo’da Kendo eğitimi görmek gibi şeyler artık yeni günlük yaşantımın bir parçasıydı.



 

İlk İzlenimlerim

Japonya’da noodle yemek veya bir ATM’ye hesap cüzdanımı güncellemek için gitmek gibi halâ alışmam gereken şeyler olsa da, yeni hayatıma hemen hemen uyum sağladığımı düşünüyorum.

Japonya’ya gelirken aklımda gerçekleştirmek istediğim bazı hedefler vardı. Bunlardan biri, her hafta sonu seyahate çıkarak yeni bir şeyler keşfetmekti. Her ne kadar karlı kış günlerinde varmış olmam bu planlardan bazılarını engelleyecek olsa da, momentumumu korumak için elimden geleni yapıyorum.

Japonya, Dünya üzerinde ziyaret edebileceğiniz en güzel ülkelerden bir tanesi. Ülke’nin neresinde yaşarsanız yaşayın, mutlaka görmeniz ve yapmanız gereken ilginç şeyler bulunmakta.

Japonya’yı ilk kez 2015 yılında ziyaret ettim. Uçuştan önceki gece içimde uçuşan kelebekleri halâ hatırlayabiliyorum. İtiraf etmem gerekirse, kendime göre farklı bir dile ve kültüre sahip olan bir ülkeye gidiyor olmanın düşüncesi bile o zamanlar korkutucuydu.

Seyahatimden önce her ne kadar Japonya hakkında araştırma yapmış olsam da, bu ülkenin ne kadar büyük ve güzel olduğu konusunda herhangi bir fikrim yoktu. Japonya beni tamamen büyüledi ve o an bu ülkedeki maceramın daha yeni başladığını anladım.

Japonya’ya Geri Dönüş

2017 yılında Güney Kore’de olan Busan’dan Fukuoka’ya JR. Beetle üzerinde 3 saatlik bir gemi yolculuğu sonucu Japonya’ya geri döndüm. Gemi yolculuğu sırasında bazı fotoğraflar çekmek istemiş olsam da, zor geçen yolculuk beni gözlerimi kapatmaya zorladı.

Japonya’da 5 hafta kalarak, sadece turistlerin faydalanabildiği JR. Rail Pass’in indiminden olabildiğince faydalanmayı planladım. JR. Rail Pass, bana Japonya hızlı tren sistemi olan Shinkansen’e sınırsız erişim sağladı. Shinkansen sayesinde Japonya’nın Hokkaido haricindeki tüm ana adalarını ziyaret edebildim. Hokkaido’yu ise daha sonraki bir macera için sakladım.

Bu benim için bir ömür boyu seyahat gibiydi. Rahatlıkla söyleyebilirim ki bu yolculuk ardından ciddi bir şekilde yaşam tarzımı değiştirmeyi düşünmeye başladım.

Fukushima’da Yaşam Hakkında

Japonya’da nerede yaşadığımı merak ediyor olmalısınız, değil mi?

Şu anda “ev” olarak adlandırdığım yer,  Japonya’nın en büyük adası olan Honshu’nun, en kuzeyindeki bölgesi olan Tohoku’da yer alan ve Japonya’nın en büyük 3. İdari bölgesi olan Fukushima’da bulunmakta. Burası yılın her döneminde toprağı ve meyveyetiştirmeye elverişli iklimi sayesinde “Meyve Krallığı” olarak da bilinmektedir.

Ağustos 2018 yılında Fukushima’ya vardığımda yaz sezonu’nun son dönemine erişebildim,  tüm sonbaharın keyfini çıkardım  ve şimdi buradaki ilk kış sezonuma giriyorum.Dürüstçe söylemem gerekirse hayatımın hiçbir döneminde, şu anda olduğu gibi mevsim değişikliklerini hayranlıkla karşılamadım.

Fukushima, yaşamak için harika bir yer. Arabama binerek herhangi bir yere rahatlıkla gidebiliyorum.Doğu’ya yöneldiğimde Iwaki’den Pasifik Okyanusu’nu izleyebiliyorum. Güneye gittiğimde Fukushima’nın en büyük şehri olan ve ihtiyacım olan herhangi bir şeyi satın alabileceğim Koriyama’ya gidebiliyorum. Batı’ya gittiğimde ise Inawashiro hatta samuray ruhu’nun halâ yaşadığı bir kale-şehir olan Aizu Wakamatsu’ya ulaşabiliyorum.

Geçmişte Yaşanan Afetler

Fukushima’nın tüm bu olanaklarına rağmen, burası genelde 2011 yılının Mart ayında gerçekleşen Tohoku depremi ve tsunami afetleri nedeniyle bilinmektedir. Ancak her ne kadar geçmişi unutmamak ve ders almak gerekiyorsa da, geleceğe bakmak da önemlidir.

Dünya’daki Fukushima algısı’nı değiştirerek, bu idari bölgede’ki gerçek yaşantı’nın nasıl olduğunu herkese göstermek istiyorum. Eğer Google’da Fukushima’yı aratırsanız, yaklaşık 8 yıl önce gerçekleşen, 2011 yılının Mart ayında meydana gelen afet sonuçlarından bunalırsınız. Bunun değişme vakti çoktan geldi.

Fukushima’da ilk aylarımı geçirdikten sonra şunu söyleyebilirim ki, hiçbir zaman bu kadar mutlu olmamıştım. Her ne kadar buraya gelirken yüksek beklentilerim olsa da, bu yüksek beklentilerim fazlasıyla aşıldı. Japonya benim için çok iyi ve güzel bir yer, ve sizin için de öyle olmasını istiyorum.

Bu, Japonya ile Japon kültürünü keşfeden ve deneyimlerimden bazılarını İngilizce öğretmeni olarak paylaştığım bir dizi makale arasında girişi oluşturmaktadır. Eğer Japonya’ya tatile gelmek veya taşınmak istiyorsanız, mutlaka bu seriyi takip etmelisiniz.

 Kaynak: japan-forward

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları