Toplum içinde alay konusu olmuş anime sevdamızın nedenlerini tartışalım.

Bu konu başlığı altında tartışılacak birçok alt başlık daha söz konusu aslına bakarsanız, gelin bir göz atalım. 

~''Neden anime, neden dizi veya film değil?''

  Sizi bilmem ama bu soru benim çoğu zaman dikkatimi çekmişti. Yaşıtlarımızın -gençlerden söz ediyorum- çoğu Netflix tarzı platformlardan dizi izlemeyi tercih ederken biz anime seyrediyoruz.  Anime hangi yönleriyle bu kesime hitap ediyor?

  Oldukça objektif yaklaşmaya çalışacağım ancak hepimizin kabul etmesi gereken birtakım şeyler var; animasyon sembolizmi aktarmak için daha uygun. Oyuncunun nasıl oynadığı değil görsel ögelerin etkisinin tartışıldığı anime, istenen sembolizmi görselliğin içinden daha ayırt edilebilir bir şekilde izleyiciye sunulmasını sağlamaktadır. Çekimlerde de bu maddenin sağlanabileceği editler olsa da, eklenti efektler dizinin/filmin kurgu olduğu gerçeğini izleyiciye bir kez daha hatırlatmasıyla beraber gerçekçiliği düşürüyor.  Bilim kurgu veya fantastik seriler için dediğimi kâle almayın.

Ne soracağınızı iyi biliyorum, ''Anime zaten gerçeklikten fazla uzak değil mi?'' evet öyle, ancak animasyon aracılığıyla yapılan eserlerde bu sorunun sorulması bir nebze absürt, bana kalırsa çizgilerle yaratılmış serilerde sadece görsel açıdan gerçekçilik kavramı tartışmaya açık bir konudur.  Ayrıca, benim değinmek istediğim asıl nokta şu idi, ''Animasyonun içinde efekt ya da çizimle aktarılmaya çalışılan bir sembolizm gözümüze tuhaf görünmez, ancak gerçek bireylerin oynadığı bir dizide her ne kadar kaliteli bir efektle yaratılan etki arttırılsa da, gerçek dünyamızın konu alındığı bir seri olduğundan ötürü, bunun kulağa gerçek gelmediğini anlayacağızdır.'' Yeniden söyleyeyim, dediğim fantastik seriler için geçerlilik göstermiyor. 


Muhtemelen bir arkadaşınızın repliğini yazıyorum; 
~''Anime fazla çocuksu değil mi?''

Değil. Her ne kadar çocuksu konuları alan anime serileri de olsa, genele bakıldığında değil. Yalnızca animasyon olduğu için kulağa çocuksu gelmektedir. Bunu yalnızca bir -halk ağzıyla- animeci olarak yazmıyorum, benim de dizi, film izlemişliğim var herkesin yaptığı gibi. Nasıl dizi serilerinin komedi olanı varsa, animenin de komedi, çocuksu olanı var. Sadece konu bakımından fazlasıyla çeşitlilik gösteren anime, kategorilerinden ötürü yargılanabiliyor. Psikolojik olanı da var, komedisi de, romantizm olanı da var çocuklara yönelik çizgi filmleri de.  

Görsel çeşitliliği bu şekilde olan da var;
Ä°lgili resim

Bu şekilde de olanı da var;

Ä°lgili resim

Anlayacağınız, anime her kesime uyacak kategoriler sunuyor. Yalnızca bir kesim hariç; animasyon olduğundan ötürü yargılayan kitle. 

Sonuçta, ikinci fotoğraflı örneğimde görüldüğü gibi sevimli konuyu bir dizi serisi bu kadar gözümüze hitap edecek şekilde işleyemez.  Ama, birinci örneğimde görülen karanlık hava dizide işlenebilirken, animeye de gayet oturaklı şekilde uyarlanabiliyor. O nedenle, çizim stilinden hiçbir anime yargılanamaz. Her çizim stili o animenin atmosferini sağlamak adına o şekilde düzenlenmiştir. Eğer bir anime izleyicisi değilseniz ve şu an bunu okuyorsanız, umarım ki ön yargınızı bir miktar kırabilmişimdir.  


Sadede gelecek olursak, animeyi karakterlerin sempatikliğinden, hikayenin iştah açıcı görsellerle işlenmesinden, gözümüze hitap eden dizaynlardan ve her kategori için belirlenmiş çizim ve işleyiş stilinden dolayı izliyoruz ve de seviyoruz. Bu benim ilk haber yazım ve böyle bir başlangıcın iyi olduğunu düşündüm. 

Buraya kadar okuduysanız, çok teşekkür ederim. Eğer yazımdan memnun kaldıysanız, belirtmenizi de rica ederim. Bu benim gibi minik çaplı yazarları motive ediyor. ^^

~ Kara Maske

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları