Mori Eto'nun aynı isim altında kaleme alımış olduğu, 1999 Sankei Gençlik Yayımları Kültürel Ödülü sahibi, romandan esinlenerek yapılan Colorful anime filminin incelemesi.

Yönetmen: Keiichi Hara

Yapım Yılı: 2010

Yapımcı Stüdyo: Aniplex

Tür: Hayattan Kesitler, Doğaüstü, Dram

Süre: 2 saat 7 dakika

Ben öldüm ve işlediğim günahtan dolayı yeniden doğma hakkımı kaybettim. İşte o zaman bir melek piyangoyu kazandığımı söyledi ve bana günahımı hatırlama şansı verdi. Ruhum intihar etmiş 14 yaşındaki Makoto’nun bedenine yerleşti ve ben anılarımı hatırlamaya çalışıyordum. Makoto’nun bedenini kullanıyordum ve içinde olduğu durumdan kendimi stres altında hissettim. Ve ben insanların birbirlerini bu rengarenk (colorful) dünyada, kendi renklerini başkalarınınkinden ayıramadıkları için incittiklerini öğrendim.

HİKAYE

Kendini öteki dünyada bulan bir ruh, kendisine yaklaşan bir melek tarafından yeniden doğma hakkından men edildiği ve eğer bir tür staj yaparsa geri dönebileceğini öğrenir. Kaybedecek bir şeyi olmayan ruh, kendini 14 yaşında, Makoto adında, intihar etmiş bir çocuğun bedeninde bulur. Yapması gereken şeyler gayet basittir; Makoto olarak hayattan zevk almak, Makoto’nun neden intihar ettiğini anlamak, kendi suçunu bulmak ve ders çıkarmak ve bunu, ona verilen kısıtlı zamanda başarmak. İşte bu, kadar da kolay olmayacaktır.

Makoto’nun günlük hayatının ekseninde dönen kişiler ve başına gelen olaylar hakkında daha çok bilgi edindikçe Makoto adına üzülen ana karakter, kendini başkasının hayatına adapte ederken tökezliyor. Makoto dahil herkesin sırları ve zaafları olduğu, acı olduğu kadar kabullenilmesi gereken bir gerçek ve bu gerçekle başbaşa kalıyor. Bu durum aile, arkadaş, çevre gibi hepimizin günlük hayatta tecrübe ettiği basit ve bir o kadar gerçekçi sorunların işlendiği tema üzerinden antalatılıyor.

ANİMASYON

Karakter tasarımları karakterlerin kişiliklerine uygun. Yer yer değişen animasyon ve sanat stili gerçeğe yakın bir izlenim veriyor. Animasyonun kendisi basit ve sakin bir havaya sahip, adeta bize her gün görüp, görmekten sıkıldığımız güzellikleri hatırlatmaya çalışır gibi. Makoto’nun çizdiği resimlerin yanı sıra, zaman zaman hikayede ağırlaşan tonla beraber kararan sahneler göze çarpıyor. Sahnelerdeki detay ve özen gözlerinizi ekranda tutmaya yeterli olacaktır.

KARAKTERLER

Makoto Kobayashi

Makoto Kobayashi

Kendi problemlerinde boğulan bir orta okul öğrencisi. Başkalarına pek iyi davrandığı söylenemez. Kendisi dışında herkesin kusursuz olmasını isteyen ve sadece kendisinin sıkıntı çektiği düşüncesine kapılmış. Kendini, kendinde kayıp etmiş ve başkalarını tanıdıkça kendini bulan 14 yaşında bir çocuk.

Makoto'nun Sınıf Arkadaşları

Makoto'nun Sınıf Arkadaşları

Shouko Sona: Sessiz ve insanlarla geçinmekte sorun yaşayan bir kız. Makoto'yu kendine örnek alıyor ve bu sayede bir değişiklik olduğunu anlıyor. Aşırı utangaç ve bazılarına göre itici bir kişiliğe sahip.

Saotome: Makoto'ya arkadaşlığı ve basit şeylerin güzelliğini anlatıyor ve onun ilk gerçek arkadaşı. (Biraz kaba olacak ama) aklı küçük ve kalbi büyük birisi, anlayışlı, yardım sever ve insanları olduğu gibi kabul eden birisi. Ancak okuldaki başarısı yüzünden sorun yaşamakta ve geleceği ile ilgili sorunlarını ve endişelerini gidermenin yolunu aramakta. 

Hiroka Kuwabara: Güzel, sevecen ve neşeli bir kız. Kendinden emin ve hayatından mutlu bir görünüşe sahip. Ancak herkes gibi onunda sırları ve istekleri var. Bu istekler karşısında kendince doğru olanı yapma yeteneğine ve gücüne sahip biri.

Makoto'nun Ailesi

Makoto'nun Ailesi

Mitsuru Kobayashi (Abisi): Zeki ve çalışkan biri ve zor bir üniversiteye girmeye çabalıyor. Makoto ile aralarının kötü olması sebebiyle aralarında pek bir konuşma geçmiyor ve ilk izlenimde soğuk, kendini beğenmiş bir kişi gibi bir hava oluşturuyor. Durumun böyle olmadığını filmin ilerleyen kısımlarında öğreniyoruz.

Kobayashi'nin Annesi: İlk bakışta iyi kalpli ve hamarat bir ev kadını gibi görünmesine rağmen hikaye ilerledikçe durumun pek de öyle olmadığını görüyoruz.

Kobayashi'nin Babası: Filmin en basit karakterlerinden biri. Sürekli çalışan ve ailesi için en iyisini isteyen bir baba. Yakın zamanda yaptığı intihar teşebbüsü yüzünden oğlu hakkında oldukça endişeli.

MÜZİKLER

Belki de bu animeyi en iyi öne çıkaran özelliklerinden biri. Her sahne kendine has müziğe sahip. Hiçbir kısıtlama yok koro, sakin klasik müzik ve rock. Gerçek hayatta olduğu gibi her tür müzik var. İzleyiciyi oturduğu yerden alıp ekranın içine götüren müzikler sayesinde karakterler ve hikaye ile daha içten ve samimi bir bağ kurmanızı sağlıyor.

SON BİR NOT

Anime depresyon, hayattan bıkkınlık, intihar gibi konuları mükemmel bir şekilde ele alırken aynı zamanda arkadaşlık, sevgi, acı, hatalar, bağışlama gibi konuları da aynı paralellikte işliyor. Makoto dünyanın kendisi etrafında dönmediğini; herkesin kendi sebepleri, sorunları, amaçları ve problemleri olduğunu öğrenirken siz de izleyici olarak kendinize bir bakma fırsatı buluyorsunuz. Herkesin duyguları olduğunu bilsek de bazen sadece bırakıp gitmeyi isteriz, her şeyin sonu gelsin, zaten bizi önemseyen biri yok, herkes kendi derdinde, ben olmasam da olur gibi düşüncelere kapılmadan edemeyiz. İşte o zamanlar bilmeliyiz ki hayat büyük başarılarla değil ama küçük zaferler, kısa anlar ve minik tebessümlerle güzel. Hayatın her konusunu iyisiyle kötüsüyle dürüst, samimi, abartısız ve sade bir biçimde ele alan bu anime benim gözümde bir başyapıt.

Okuduğunuz için teşekkürler. Eğer ki anime filmi izlemek isterseniz şuradan izleyebilirsiniz.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları