2012 yılında Türk Anime TV’ye doğrudan bağlı bir fansub olan TAÇE, animeseverlerin güvenini kazanmış ve hatta pek çoğunun anime izlerken ilk seçeneği hâline gelmiş durumda. Biz de TAÇE’den KuramaUN ve Eolo-sama ile hem TAÇE hem de anime çevirisi üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Verdikleri samimi yanıtlar için KuramaUN ve Eolo-sama'ya bir kez daha teşekkür ediyor, sizlere de iyi okumalar diliyoruz.

ImageMerhabalar, nasılsınız? COVID-19 günleriniz nasıl geçiyor? Karantinaya devam edebiliyor musunuz?

Imageİyiyim sizi sormalı? İş güç, koşturmacalı, yoğun bir dönem geçiriyoruz. Karantinaya maalesef devam etmek zor, iş güç durmuyor maalesef, devam etmek zorundayız. Hayat devam ediyor, biz de ona uymak zorundayız.

ImageBen de iyiyim sağ olun sizler nasılsınız? Serhat’ın dediği gibi, birinin ofisi açması gerekiyor.

ImageBizler de iyiyiz, teşekkür ederiz. Önce biraz tanıyalım mı sizi? KuramaUN ve Eolo-sama kimdir? Neler yapar?

ImageO zaman ismim Serhat, 25 yaşındayım. Bir mühendisim, hayatımı oradan kazanıyorum. Yaklaşık 7 senedir buradayım, TAÇE’nin bir üyesiyim, yaklaşık 6 senedir de ekip yetkilisiyim ve aynı süreçte Türkanime.net’te site yetkililerinden biriyim. Site içindeki görevlere çok girmeyi düşünmüyorum, girsem sonu gelmez.

ImageBen de Taylan. Ankaralıyım, 22 yaşında bir son sınıf öğrencisi ve hukukçu adayıyım. Lise 2. sınıftan, yani 16 yaşından beri TAÇE bünyesinde anime çevirisi ile uğraşıyorum.

ImageBen de Ankara’dayım bu arada, onu da ekleyim.

ImageTürkanime.net’e doğrudan bağlı olan 2012 doğumlu bir fansub olarak bu başlangıçtan bize bahseder misiniz? Yollar nasıl kesişti Türk Anime TV ile? Bu kadar sabır ve emek isteyen bir oluşum olmaya nasıl karar verdiniz?

Image İlk başta site içerisinde yarım kalan, izleyicilerin beklediği serilerin çevirisi yapılması için site yöneticileri tarafından kurulmuş bir ekipti. Tam olarak bir fansub değildi anlayacağınız. O zamanlarda bu kadar izleyici de yoktu bu kadar fansub da. İlk başlarda forum içerisinde çevirilerini yayınlayan, bu yarım serileri tamamlayan kişilerce oluşturulan bir ekip olarak kuruldu. Benim de çevirmen olarak dahil olduğum zamanlarda artık gerçekten fansub olarak çalışan daha çok eski çevirisi yapılmayan animelere yönelen aynı zamanda da güncel serileri çeviren bir ekipti. Biz oradan aldığımız mirası daha da geliştirerek,önceliği kaliteli çeviriyi Türk Anime TV izleyicileri ile buluşturmak olan bir ekip oluşturduk.

ImageEvet o nedenle Türk Anime ile yolların kesişmesinden ziyade bugün yürüdüğümüz yolu en başta Türk Anime ile birlikte açtık. Bugün itibariyle de doğrudan Türk Anime'ye bağlı olarak faaliyet gösteren tek fansub biziz.

ImagePeki dahil olduğunuz dönemlerde eski ya da çevirisi tamamlanmamış kaç anime çıkmıştı karşınıza? Çıkan rakam hakkında ne söyleyebilirsiniz?

ImageBen TAÇE'ye 2014 yılının Şubat ayında katıldım ki benim katıldığım dönemde bile çevirisi eksik kalmış ya da hiç yapılmamış anime sayısı oldukça fazlaydı. O nedenle 2012 yılında ekip ilk kurulduğu zamanki sayıyı tahmin bile edemiyorum. Kuruluşumuzdan beri o sayıyı azaltmak için elimizden geleni yapıyoruz. Pek fena da gitmiyoruz.

ImageEvet şu anda site içerisinde 4 binden fazla anime bulunmakta, bunlar içinde çevirisi yarım kalmış birçok seri var. Bazı şartlardan dolayı bazı seriler devam etmiyor, bunu belki ileride daha da açarız ama ben dahil olduğumdaki sayıları tam bilmiyorum. Ekip başına geçtikten sonra bir fansub'da ne kadar yarım kalmış seri varsa bizde de o kadar vardı. 6 yıldır onları tamamlamak için büyük bir çaba gösteriyoruz. Bazen güncel almıyoruz onları tamamlamak istiyoruz. Bazıları tamamlanıyor bazıları maalesef kalıyor. Bu iş biraz gönüllülük esaslı, maddi kazancı olmayan bir iş olduğu için her şey dilediğiniz gibi gitmiyor.

ImageBu kadar genç yaşlardan beri animedir, çeviridir uğraşıyorsunuz, animeyi nasıl keşfettiniz? İzlediğiniz ilk yapımı anımsıyormusunuz?

ImagePokemon, Beyblade gibi "Ha bu animedir" demeden televizyonda izlediğimiz serileri de sayıyor muyuz?

ImageBen saymadan cevap veriyorum.

Image Hmm yok ya saymayalım, Heidi'yi saymıyorum ben. :)

ImageBenim anime serüvenim çok geriye gitmiyor aslında. Üniversite hazırlık zamanı ilk Death Note izleyerek başlamıştım. İzlerken de TAÇE çevirmen ilanını görmüştüm. Zaten İngilizce hazırlıktaydım, dedim neden olmasın. Yani benim anime serüvenim de TAÇE serüvenimle aynı ömürde.

ImageBenim ilk animem de Naruto oluyor. Televizyonda bir kanalda yayımlanıyordu bir dönem, o şekilde keşfetmiştim ama telif hakkını belirli bir bölüme kadar almış olacaklar ki chunin sınavının ortasına kadar geliyordu bölümler ve sonra başa dönüyordu. Devamında neler olacağını merak ettiğim için internetten izlemeye başladım ki Türk Anime ile tanışmam da o şekilde oldu. Sonrasında da izledikçe başka şeyler de izledim ve anime çok değerli bir hobim hâline geldi.

ImageSerhat, TAÇE ilanını görüp de çeviri işine el atmış anladığım kadarıyla. O zaman soralım, bir fansub'da çevirmen olmak için ne gerekir? Bir çeviri nasıl yapılır? İşin teknik tarafında neler vardır?

ImageAslında uzaktan baktığınızda, "Bu seri nerede kaldı?","Çevirsenize artık!" diyenler kadar uzaktan baktığınızda fazlasıyla kolay bir iş. En büyük şeyler bile yeteri kadar uzaktan bakarsanız küçüktür ne de olsa.

Çeviri için öncelikle iyi bir İngilizce bilginiz olmalı. Bu bir Google Translate bilgisi olmamalı. Konuşmalara, terimlere, deyimlere, atasözlerine, mecazi yaklaşımlara kısaca bir dili dil yapan çoğu şeye aşina olmalısınız. Çünkü animeyi izleyen kişiye o an'ı siz anlatıyorsunuz, bu inanılmaz bir sorumluluk. Belki de çok anlamlı bir bölümdesiniz, çevirisi kötü olduğu için o bölümün içinde olamıyorsunuz. O yüzden aslında benim gözümde çeviri bir sanat. Gerçekten zor bir iş. Sabır da istiyor, her izleyici size yapıcı yorumlarla gelmiyor. İzleyen kitlenin yaş aralığını düşününce çok anormal de karşılamıyorum. Güncel seriler ile eski kült serilerin yorumlarını açıp okuduğunuzda aslında demek istediğimi anlayabilirsiniz. 

Çeviri öncelikle yabancı sitelerde uygun kaynaklarla yayınlanan videoları ve altyazıları edinmekle başlar. Daha sonra artık çevirmenin tarzına göre, gerek izleyerek, gerek düz metin üzerinden çeviri yapılır. Bunun için bazı programlar kullanılır. Genel olarak kullanılan program Aegisub altyazı programıdır. Yani aslında interneti olan, programı indiren, torrent kullanan herkes çeviri yapabilir.

Son olarak da çeviri için en önemli gerekliliklerden birisi Türkç edil bilgisidir. Benim kendi gözlemim, en büyük eksiklik de bu.

Ben şimdi her şeyi fazla fazla yazmayayım, Taylan da bir şeyler söyleyecektir mutlaka.

ImageEn önemli şey gerçekten de İngilizce bilgisi. Yetersiz İngilizce ile girişilen bir çeviri işinden çevirmene de izleyiciye de hiçbir hayır gelmiyor. Hatta yanlış çeviriler animenin tadını azaltıyor, değerini düşürüyor. Ancak çeviri işi söyleneni anlamakla bitmiyor. Çevirmenin anladığı şeyi anlatması da gerekiyor ki bu nedenle Türkçe bilgisi de çok ciddi önem arz ediyor. Ayrıca Türkçe dil bilgisinin yanı sıra Türkçe anlatım becerisi de çok önemli. Bu nedenle iyi bir çevirmen olmak için edebiyata, kitap okumaya düşkünlüğün de çok büyük bir gereksinim olduğuna inanıyorum. Zira kitap okuyan bir insanın anlatımı çok daha kuvvetlidir ve bu yüzden çevirmenliği de daha iyi olacaktır. Bunca zamandır gördüğüm şey çok iyi çevirmenlerin hep çok iyi okuyucular olduğuydu.

Image Bahsettiğiniz bu Türkçe dil bilgisi eksikliği fazlasıyla dikkat çekici olabiliyor bazı çevirilerde. Peki sizin ekibinizde Türk Dili’ne yeteri kadar hakim ya da kendisini o alanda geliştirmiş arkadaşlarımız var mı? Ekibiniz kimlerden oluşuyor?

Bir de çeviriler hep İngilizceden yapılıyor, orijinal dilinden çeviri yapan yok sanıyorum?

ImageEkibimizin çok iyi okuyuculardan oluştuğunu kesinlikle söyleyebilirim. Türkçeye hakimiyet ise TAÇE olarak sahip olduğumuz çevirmenlik kriterlerinin en olmazsa olmazlarından biri. Çevirmen alımlarımızda başvuranların Türkçe bilgisine çok dikkat ediyoruz ve onlara test metni olarak özellikle pek çok Türkçe hatası yapılabilecek bir metni çevirtiyoruz. Elbette ki yeni çevirmenlerimiz ekibe ilk geldikleri zaman ufak tefek yazım hataları vesaire yapar hâlde olabiliyorlar. Bu durumu düzeltip bütün çevirmenlerimizin mümkün olduğunca iyi Türkçe kullanır hâle geldiklerinden emin olmak adına bir tür rehberlik sistemimiz var desem yanlış olmaz. Ekibe yeni katılan çevirmenlerimizin çevirileri, ekibin daha kıdemli ve artık kendini ispatlamış üyelerince kontrol edilip düzenleniyor. Yeni çevirmenimizin yaptığı yazım ve anlatım yanlışlıkları kontrol eden çevirmenimiz tarafından kendisine belirtiliyor ve bu şekilde bu hatalar teker teker gideriliyor. Böylece çevirmenlerimiz ekibe ilk katıldıkları zamankine kıyasla daha da iyi bir Türkçeye sahip oluyor ki tekrar belirtmek isterim, ekibe katılırken de üst düzey bir Türkçe becerisine sahip olmak çok önemli bir şart. Bu nedenle şunu rahatça söyleyebilirim ki Serhat'ın da katılacağına inanıyorum, bugün TAÇE Çevirmeni olduğunu söyleyebilen arkadaşlarımız Türkçeye fazlasıyla hakimler.

Ekibiniz kimlerden oluşuyor sorusunu ise şöyle cevaplayabilirim ki 1 TAÇE Yetkilisi, 3 Fiber Çevirmen, 15 Çevirmen ve 6 Çevirmen Adayı'dan oluşan bir ekibiz. Ekibimizde birçok farklı yaştan, uğraştan, meslekten, okuldan arkadaşlarımız bulunuyor; fakat hepimizin ortak özelliği anime çevirisine gönül vermiş olmamız ve bu işi layıkıyla becermek için elimizden geleni yapmamız.

Ve evet anime çevirileri %99 İngilizceden yapılıyor. %99 dememin sebebi, bir dönem başka bir dilden çeviri yapmış birileri de var olmuştur ya da hâlâ vardır diye düşünüyorum.

Ama öyle birini tanıyor musun derseniz cevabım hayır olur.

Image Benim ekleyeceğim tek bir şey var burada, Taylan'ın anlattıkları bizim bu işi ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor. Bizim her çevirmen ve çevirmen adayı için bir planımız bir işleyişimiz var. Ona göre onların gelişimini sağlamak için gerekli her şeyi yapıyoruz. Bu sistem içinde tutunabilenler ekibin kalıcı üyeleri olabilirken diğerleri maalesef eleniyor. Biz bu sistemi 6 senedir uyguluyoruz ve şu an’a kadar birçok sağlam çevirmen arkadaşı anime sektörüne kazandırdık.

ImageTAÇE olarak eski animelerle başladınız işe. Eski animelerin damakta bıraktığı tatlar çok başka, çevirirken siz de bunu hissediyor musunuz? Yeni animeleri çevirmeye de başladınız çünkü. Ve eski animelerin tadını veren yeni animeler hangileri size göre?

ImageBen şahsen yeni animelerden de oldukça memnunum, belki de yalnızca hoşuma gideceğinden emin olduğum şeylerin çevirisine giriştiğim içindir. Çevirirken eski animelerin tadının çok başka olduğuna katılıyorum çünkü nasıl desem, eski animelerde daha az gereksiz diyalog varmış sanırım.

Eski animelerde dertleri neyse onu konuşuyorlardı genellikle, hâliyle çevirileri de daha keyifli oluyordu muhtemelen. Yeni animelerde çok fazla tekrarlayan diyalog ve anlamsız cümleler mevcut olabiliyor. Bu hepsi için geçerli değil ama büyük bir kısmında söz konusu.

Ha ama bir yakınmam seinen türündeki animeler konusunda olabilir gerçekten. Doğru düzgün seinen çıkmaz oldu yıllardır. Hâlâ daha seinen önerisi istendiğinde Monster gibi, Mushishi gibi serileri önerebiliyoruz. İşte o konuda yeniler eskileri aratıyor gerçekten.

ImageHoşuna gideceğinden emin olduğun animeleri çeviriyorsun, o zaman ekipte hangi animelerin çevrileceğine çevirmen kendisi mi karar veriyor? Ortaklaşa bir karar alınıp da bir seri için çevirmen/ler de görevlendiriliyor mu?

ImageBizde kim ne isterse onu çeviriyor. Bugüne kadar “Sen bunu çevireceksin, bu serinin çevirisi sende,” gibi bir cümleyi kimseye kurmadık. Çünkü dediğim gibi bu iş gönüllülük esaslı bir iş. Bazen izleyiciler şöyle bir seri varken neden bunu çeviriyorsunuz gibi şeyler söylüyor. Çünkü o seriyi o çevirmen çevirmek istiyor. Siz gönüllü olarak sizinle çalışan birine emirler verip onu bazı şeyleri yapmaya zorlarsanız bu iş yürümez. Bizde herkes neyi istiyorsa onu çevirir. Eğer iki kişi aynı seriyi isterse aralarında konuşur ve sorunu çözerler. Bugüne kadar bu konularda hiç sorun yaşamadık.

Image Tabii bu belirli bir sistemimiz olmadığı anlamına da gelmesin. Ekibimize yeni katılan bir çevirmen gelir gelmez istediği bir güncel anime çevirisine başlayamaz. Çevirisi yapılmamış, tamamen yarım kalmış veya TAÇE çevirisi yarım kalmış eski animelerden oluşan bir havuzumuz var. Ekibimize yeni bir çevirmen katıldığı zaman bu havuzdan bir anime seçer ve başka bir seri almadan önce onun çevirisini yapar. Ne zamanki o eski animenin çevirisi tamamlanır, o zaman yeni çevirmenimiz kendi isteğine göre güncel bir anime çevirebileceği gibi başka bir eski anime de çevirebilir.

Serhat'ın da dediği gibi aynı seriyi isteyen birden fazla kişi olursa da kendi aralarında konuşup anlaşırlar. Elbette bir müdahale gerekecek olsaydı yapardık fakat dostane bir ekip ortamımız var ve bugüne kadar konuşup anlaşamayan çevirmenimiz olmadı.

ImageNe kadar da demokratik bir ortam. :)

Çevirdiğiniz yüzlerce yapım arasından en keyif alarak ve "bitse de gitsek" diyerek çevirdiğiniz yapımlar oldu mu?

ImageSerhat'ın da benim de bu konuda başımıza bela olmuş seriler oldu gerçekten.

Ekibe katılmamdan sonra 2. aldığım seri "Namiuchigiwa no Muromi-san" idi. 8-9 dakikalıktı bölümler, çok zamanım olmayacaktı o dönem, bu yüzden alayım dedim. Fakat 8-9 dakikalık bölümde karakterler o kadar çok konuşuyordu ki 24 dakikalık bir animeden çok daha fazla satır vardı. Yüzlerce satır :) Anime de ciddi anlamda kötü bir animeydi yani. Sıkıcıydı epey. Bitiremedim onun çevirisini. Onu çevirmek yerine bir sürü başka şey çevirdim o dönem ama ona elim gitmedi. Daha sonra başka bir arkadaş devralıp bitirdi sağ olsun.

ImageBen bu konuda fazla yazacak bir şeye yine sahip değilim ama benimiçin bir numara Toriko’ydu sanırım. Kaçıncı bölümden seriyi almıştık hatırlamıyorum ama 60’dan fazla bölüm çevirisi yapmıştık geniş bir ekip ile. Düzenlemesini de ben yapmıştım, aynı zamanda 2-3 bölümde de benim çevirim vardı. Gerçekten zordu.

Image Kısa deyip uzun satırlar çıkması...

Çok geçmiş olsun ikinize de.

Peki ennnn çok beğendiğiniz? İzlediğinizde gaza getiren ya da içinizi burkan?

Image Benim ennnnn diyebileceğim kadar sevdiğim bir seri olmadı sanırım, buna da sen cevap ver Taylan :)

Image Çevirdiklerim arasından beni en çok etkileyen yapım Zankyou no Terror olmuştu kesinlikle. 11 bölüme çok ciddi bir hikâye, mesaj ve duygu yoğunluğu sığdırmayı başarmışlardı.

ImagePeki izlediklerinizden?

ImageEn sevdiğim anime Code Geass benim. Beni en çok gaza getiren de, en çok heyecanlandıran da, en çok duygulandıran da oydu. FMA Brotherhood, Steins;Gate ve Re:Zero'nun da yerleri ayrıdır ama. Bir de parantez açıp Mushishi'yi de belirteyim. İnsanı yolculuğa çıkaran bir anime gerçekten.

ImageBenim için Black Lagoon, Samurai Champloo, Steins; Gate, Guilty Crown, Gintama çok farklı seriler. Direkt anime dendiğinde aklıma bunlar geliyor.

ImageTürkanime izleyicisinden en çok "çevirin", "yeter be çevirin artık şunu" diye yorum aldığınız yapımlar hangileri? Genel olarak Türkanime izleyicisi ile ilişkiniz nasıl?

Bir de sizin büyük bir sabırsızlıkla animesi çıksa da çevirsek dediğiniz mangalar/oyunlar vb. neler?

ImageSonuncudan başlayım; artık Bleach’in son kısmı da anime olsun da izleyelim. :)

Yıllardır Pokemon, Yu-Gi-Oh gibi eskiden herkesin izlediği seriler için çeviri isteği gelmekte. Bu seriler aslında hâlen devam etmektedir. Ama şu da bir gerçek 200 küsür bölümlük bir animenin, güncel olarak devam eden bir animenin çevirisine maalesef kimse gönüllü olmuyor.

İzleyicilerle aramız aslında genel olarak iyi. Tabii ki kötü sözler, hakaretler, tehditler çok görüyoruz. Ama bir izleyicinin özelden size gelip “X serisini hâlen eklemediniz, ben sadece sizden izliyorum,” demesi diğer kısmı tamamen silip atıyor. Eskiden bu kötü sözlere daha çok takılırdık ama artık görmüyoruz bile. Çünkü herkes klavye başında cesareti rahatlıkla bulabiliyor. Ben bugüne kadar bir anime serisi geciktiği için çok kez tehdit mesajı aldım. Ama dediğim gibi geriye dönüp bize gelen teşekkür yazıları, iltifatlar bu yorumları göz ardı etmemizi sağlıyor.

ImageTehdit? Ne kadar da tutkulu bir izleyici kitlesi :)

ImageTamamen memnun değilim, ilişkimiz aşırı derecede iyi değil ama ortalamanın fazlasıyla üstünde diyebilirim. Özellikle Discord’un gelmesi ve sohbet ortamlarının oluşması izleyiciler ile rahat iletişim kurmamızı ve kaynaşmamızı sağladı diyebilirim.

ImageÇift yönlü ve anlık iletişim mesafeleri azaltıyor cidden.

ImageBenim her çeviriden binlerce lira para kazandığımı, zenginlik içinde yaşadığımı düşünen birçok izleyici vardı. Bu işin gönüllülük esaslı yapıldığını söylediğimde inanmayan çok oldu.

ImageKesinlikle öyle. Serhat'ın bahsettiği izleyici grubunun var olduğunu ama bir azınlık olduğunu belirtmek lazım diye düşünüyorum. Sessizce de olsa çeşitli mecralarda hakkımızda yapılan yorumları okumayı seviyoruz. Genel gözlemimiz seyircinin yaptığımız işlerden memnun olduğu ve bize güzel bir saygı duyduğu yönünde. Aynı şekilde biz de seyircimize çok büyük saygı duyuyoruz. Ne de olsa seyirci yaptığımız işin çok önemli bir parçası. Seyirciler olmasa çok sıkıcı bir iş olurdu anime çevirisi.

ImageÇevirmen notlarından bahsedelim mi biraz? İzleyiciyi yaran çevirmen notlarınız oldu mu?

ImageAsla. Konuyla alakasız, şaka veya yorum yapmak için yazılan çevirmen notlarına TAÇE olarak çok karşıyız. Bizim çevirilerimizde izleyicilerimizin görebileceği çeviri notları oldukça azdır ve eğer mevcutsa da gerçekten kullanmamız gerektiği için kullanılmıştır. Teknik bir terimi izah etmek için mesela. 

ImagePeki TAÇE’nin manga/webtoon çevirilerine el atmak gibi bir niyeti var mı? Ya da zaten var mı böyle projeleriniz?

ImageGeçmişte manga için bazı girişimlerimiz oldu ama o alanın da kendine ait çok fazla zorluğu bulunmakta. Onun için gerçekten vakit ayırmak gerekiyor ki bizler o vakti şu anda anime için ayırıyoruz. Şu an için bu konuda bir planımız bulunmamakta.

ImageBir de diğer fansub'larla ilişkinizi soracağım. Diğer fansub ekiplerine destek oluyor musunuz ya da fansub'lar arasında nasıl bir ilişki var?

ImageGeçmişte birçok fansub ile ortak çalışmalarımız oldu fakat günümüzde bunu yapmak biraz zor. Herkes bir noktada ilgiyi kendi üzerinde toplayıp kendisi izlenmek istiyor. Bu alanda çok uzun zamandır bulunduğum ve Türkanime.net içinde de çok uzun zamandır aktif olduğum için fansub'larla ilişkim genel olarak iyidir. Çoğu ile uzun süredir tanışırız. Yeri geldiğinde elimden geldiği yardımı onlara sunmaktayım. Bir noktada yardım almamız gerektiğinde karşılıklı yardımlarda bulunuruz. Elbette kavgalarımız, anlaşmazlıklarımız oluyor. Bazı arkadaşlarla aynı seviyede sohbet edemiyoruz. Bu da oldukça doğal bir şey.

Kimse kimseyi sevmek zorunda değil.

ImageSon bir soru soralım o zaman: Netflix anime işine girdiğinden beri işler karıştı mı?

ImageBen aksine daha güzelleştiğini düşünüyorum. Netflix yapımı birçok güzel anime çıktı ve izledik. Eğer anime sektöründeki tüm serileri eklerlerse, hepsini rahatça oradan izlesek daha ne isteyebiliriz ki. Şu anki fansub açısından olumsuz tarafı,çıkardıkları serileri dünya çapında takip ettikleri için telif noktasında sorunlar oluyor. Bazı yabancı fansub’lar bu konuda büyük sorunlar yaşamakta ki hem COVID-19 hem de bu telif durumları yüzünden köklü ekiplerden olan HorribleSubs geçenlerde kapandı. Bu bir domino taşı gibidir. Biri yıkıldı mı diğerlerine de sıra gelecektir.

ImageÇok doğru.

ImageBiz izleyiciler olarak ne kadar çok kaynağa erişirsek o kadar güzel tabii. Ama yayın mecraları için de bir denge yaratacak anlaşılan. Son olarak çeviri yapmak isteyen arkadaşlara söylemek istediğiniz bir şeyler var mıdır?

Image Bu iş gönüllü yapılan bir iş ve sorumluluk isteyen bir iştir. Lütfen yarın bırakacaksanız bu işe hiç girmeyin. Ben çok sorumluluk sahibi değilim, ben işleri aksatırım, ben asi ruhluyum, diyorsanız hiç bulaşmayın. Bu kadar seri neden yarım kalıyor biliyor musunuz? Bu şekilde ya amaaan ben yaparım deyip, üç bölüm çevirip her yerden iletişimi kesenler yüzünden kalıyor. Lütfen bunları düşünerek fansub’lara başvurular yapın.

ImageKendinize güzel bir hobi arıyorsanız, animelerden hoşlanıyorsanız, sorumluluk sahibiyseniz ve hem İngilizcenize hem de Türkçenize güveniyorsanız anime çevirmenliğini mutlaka düşünün. Zamanında vakit geçirmek için başladığımız bu iş bugün kafa boşaltmak için sahip olduğumuz nadir şanslardan biri hâine geldi. Maddi bir kazancı olmasa da manevi olarak insana çok şey kattığını düşünüyorum. Bu işe girmek isteyenler varsa da onlara burada kendilerine seve seve yardımcı olacak dostları olduğunu hatırlatmak istiyorum.

ImageArkadaşlar ikinize çoooook teşekkür ederiz. Çok güzel, açıklayıcı, samimi yanıtlar aldık. Sizinle tanıştığımıza çok memnunuz.

Image Çok keyifli bir söyleşi oldu, çok teşekkür ederiz.

ImageBiz de aynı şekilde çok memnun olduk. Kibar davetiniz ve ilginiz için çok teşekkür ederiz.

ImageBen de çok keyif aldım, teşekkürler her şey için.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları