Japonya'da Cthulhu Mitosu
Japonya'da Lovecraftvari korku esintisi!

Kökenleri ve Edebiyatı

Lovecraft'ın Japonya'da Amerika'da keşfedilmesinden daha önce popüler olması şaşırtıcı olmamalı. Neden mi? Fonetik bir dil olan Japoncaya, temelden yeni başlayanlar da Cthulhu'yu telaffuz edebilir ve Cthulhu'ya "Katülf" derler.

Lovecraft'ın hikâyeleri 1940 başlarında "The Statement of Randoph Carter"(1919) ile ortaya çıkmaya başladı ve eser Nishio Tadashi tarafından çevirilip Habaka tarafından serileştirildi.

Aslında tıpkı Amerika'daki gibi Japonya'da da Sandy Peterson'un Call of Cthulhu rol canlandırma oyunu, Lovecraft ve Cthulhu Mitosunun otakular ve geek'ler arasında popüler olmasını sağladı. Call of Cthulhu oyununun ilk Japonca çevirileri Hobby Japan dergisinde 1986'da yayınlandı (80'lerin Japon korku adresi) ve sonraları Enterbrain tarafından yeniden basıldı. Call of Cthulhu RPG oyununun popülerliğinin sonucu olarak Hobby Japan -Amerikan RPG yayıncısı Chaosium'a benzer bir hareketle- kardeş yayıncılar olan RPG dergisi ve Comic Master dergisinde Lovecraft temalı mangalar ve kısa hikâyeler basılmaya başlandı.

Amerika'da veya başka yerlerde de birçok önde gelen Japon fantastik, bilim kurgu ve korku yazarları dünyayı Cthulhu mitosu ile sallıyorlardı. Kaoru Kurimoto (Guin Saga romanlarının yazarı), Jun Hazami (Douglas Adam'ın Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin çevirmeni), Vampire Hunter D sanatçısı Hideyuki Kikuchi, korku manga yazarı ve çizeri olarak alkışlanan Junji İto (Tomie, Uzumaki, Gyo), ünlü çocuk korku yazarı olarak bilinen ve GeGeGe no kitaro ile ünlü olan Shigeru Mizuki gibi isimler, Seymour Reit'den Joe Oriolo'nun Sevimli Hayalet Casper'ına ve Mike Mignola'nın Hellboy'una kadar olan serüvene öncülük etmiştir.

1963'de Mizuki, Lovecraft'ın "The Dunwich Horror" adlı eserini, "Chitei no Ahioto" (Footsteps of the Underworlds) adıyla sadece karakterlerin ismini değiştirdi ve hikâyeyi Japonya'da kırsal bir yere taşıdı.

Bununla birlikte Lovecraft'ın mirasından etkilenen çok sayıdaki yazar arasından iki isim yükseliyor: Chiaki J. Konaka (d. 1961) ve Ken Asamatsu (d. 1956).

Chiaki J. Konaka, sinema, televizyon, anime ve tokusatsu ile çalışmasının yanı sıra yazdıklarını da yayınlayan üretken bir yazardır. Anime fanları için Konaka'nın en bilindik çalışmalarından bazılarına örnek vermek gerekirse; Armitage III (1995), Serial Experiments Lain (1998), BIG O (1999-2003), Digimon Tamers (2001), RahXephon (2002), Texhnolyze (2003), ve Ghost Hound (2007)'u sayabiliriz. Bunlar Ultraman Tiga, Ultraman Gaia, Ultraman Max ve Ultra Q: Dark Fantasy gibi birçok farklı enkarnasyon üzerinde çalışmış olan Konaka, uzun süredir devam eden ve çok sevilen tokusatsu süper kahraman serisi Ultraman'ın hayranları tarafından da iyi bilinmektedir. Hayatı boyunca Lovecraft hayranı olan Konaka,  Lovecraft'ın ve diğer yazarların kaleme aldığı Cthulhu efsanesine ilişkin elementleri eserlerine yansıttığını belirtiyor. Konaka'nın, yapıtlarına yerleştirdiği bu Lovecraftvari ve Cthulhu Mitosu ile ilgili ögeler belli belirsiz (Armitage III'teki android karakter, “The Dunwich Horror”daki profesör ile aynı adı taşımaktadır.) ya da gayet açık ve net olabilir ki bunun da en güzel örneği, 1992' de yazdığı "Innsmouth wo Kage"dir. Adından da anlaşılacağı üzere eser, Lovecraft'ın "The Shadow over Innsmouth"dan uyarlanmıştır. 

Konaka'nın dediğine göre televizyona çalışan yazar olarak, kendilerine verilen süreler her zaman çok kısadır ve Lovecraft'ın Cthulhu Mitosu evreninden bazı unsurları ödünç alıp hikâyeye adapte etmenin kendilerine birçok faydası oluyor. "Ve her ürün için de yeni bir özgün hikâye yaratma isteğim yoktu." der Konaka. "Lovecraft elementlerini etkili oldukları için kullanıyorum." Lovecraft'ın yanı sıra Konaka Lewis Carrol'un Alice in Wonderland'ına da hayrandır ve oradan da elementler kullanmıştır.

Image

Mitosun asıl kurgusuna gelince, Konaka'nın ürünlerin sadece küçük bir kısmı İngilizce olarak yayında. Bildiğim kadarıyla "Those Who Walk in the Abyss" (1994", "Dagon, uchusen 88" (1999) ve "Shiny (A Little Help from the Gods) gibi eserler hiç İngilizceye çevirilmedi. Ama Japon okurlar, hepsini bir koleksiyon hâlinde Those Who Walk in the Abyss (2001) adıyla Tokuma Dual Bunko yayınlarında bulabilirler.

Konaka'dan çevirilmiş bir hikâye olan "Terror Rate" (2002) Ken Asamatsu'nun "Lairs of the Hidden Gods" antoloji serisinin ikinci kısmınsa yer alan "The Inverted Kingdom"da boy gösteriyor.  "Terror Rate", insanlarda korkunun artmasını ölçmekle ilgilenen bir bilim adamı tarafından yürütülen bir deneyin parçası olarak, geceyi perili olduğu iddia edilen bir evde geçirmesi için büyük miktarda para teklif edilen Inami Yoshie adlı genç bir kadın hakkındadır. İnami hayaletlere inanmaz ve kendisini korkusuz olarak tanımlar ve Stephen King'in 1408'deki kahramanı gibi İnami de hayaletlerin korkulacak şeyler olmadıklarını keşfeder. Bu hikâyede Mitos elementleri, İnami'nin oyunlarına odaklanıldığından arka planda kalmıştır. Eser müzik yerine tanıdık bir ilahi ile doludur: ph'nglui mglw'nafh Cthulhu R'lyeh wgah'nagl fhtagn.*

Ç/N: "R'lyeh'deki evinde ölü Cthulhu düş görerek bekliyor."

Japon olmayan izleyicilerin artık Konaka'nın İngilizcedeki "Terror Rate" gibi hikâyelere ulaşabilmesinin nedeni muhtemelen tek bir adam sayesinde: Lovecraft'ın resmi Japon büyükelçisi olarak adlandırılabilecek Ken Asamatsu. Bunu söylüyorum çünkü Asamatsu'nun mitos ile ilgili uzun bibliyografisi, makalenin geri kalanını meşgul edecek.

Asamatsu, Lovecraft ile ilk kez ilk gençliğinde Lovecraft'ın memleketi Providence, RI'yi ziyaret ederken ve "The Case of Charles Dexter Ward" adlı romanını okurken karşılaştı.  James Grainger ile röportajında ise şöyle söylüyor: "Beni hikâyenin içine çekme şekli ve mükemmel olay örgüleri beni hayrete düşürdü. Lovecraft'ın hayatımın geri kalanında edebiyatta akıl hocam ve rehberim olacağını hissettim."

O zamanlar Lovecraft'ın tüm eserlerinin Japonca çevirisi yoktu, bu yüzden Asamatsu lisede arkadaşlarıyla birlikte eserleri kendileri çevirmeye başladılar. Ayrıca orijinal korku kurgusu eleştirisi ve okült üzerine Lovecraft temalı bir fanzin* başlattılar.

Ç/N: Herhangi bir şeye hayran olan kişilerin o şeyle ilgili oluşturdukları o temalı bir blog.

Daha sonra Asamatsu, Kokusho Kankoi adlı bir yayınevinde Lovecraft'ın eserlerinin resmî çevirisinin denetlenmesinde yardımcı oldu ve aynı zamanda 1986'da ilk çalışması olan Makyo no Gen'i (Eski Kültlerin Yankıları veya Şeytan Kültünün Hayaleti) yayınladı. Bu mitos tabanlı korku romanı, beş yüz yıl önce bir atasının Kushiruu adında kötü bir tanrı ile yaptığı bir anlaşma nedeniyle yıkıma uğrayan bir aristokrat ailenin hikâyesini anlatıyor. (Kushiruu: Cthulhu'nun Japon takma adı.) Asamatsu: "Vikont'un gençliğinin yavaş yavaş insanlık dışı bir şey tarafından ele geçirilmesi ve kültün kendisi çok sevimliydi" der.

1998'de Asamatsu, Japon yazarlar tarafından bir mitos kurgu antolojisi yayınlamak üzere işe koyuldu. Hikâyelerin hepsi kurgusal Yotoura kasabasında yer alacaktı. (Samatsu'nun kendi Arkham'ının Japon eşdeğeri olan bir fikri.) Hishin (Gizli tanrılar) 1999'da yayınladı ve tam bir başarısızlıktı. Asamatsu antalojinin yayıncılıkta başarısız olmasını Japonya'daki kültürel değerlere bağlıyor. 1995 yılının Mart ayında Aum Shinrikyo adlı Japon kökenli bir kıyamet tarikatı, Tokyo Metro Hattı'na saldırarak sarin gazı salmışlardı. Saldırıda on üç kişi öldü, elli kişi yaralandı ve binlerce kişide kalıcı nörolojik hasar meydana geldi. 9/11' e kıyasla küçük görünse de Japonya'nın 9/11 versiyonuydu ve bu olay Japon halkı arasında korku edebiyatına karşı ön yargı oluşturdu. Özellikle dünyayı sona erdirmeye çalışan kötü kültlerle ilgili hikâyeler, Japon halkı tarafında kabul edilemez hâle gelmişti.

Ama Asamatsu pes etmedi ve yazmaya devam etti. Sonunda ikinci bir Cthulhu Mitos antolojisi bir araya getirmeye karar verdi. Bu, Japonya'nın en iyi korku yazarlarının birçoğundan kısa Mitos kurgularının yanı sıra Japon yazarların Mitos üzerine kaleme aldıkları birkaç denemesini toplayan iki ciltlik "Gizli Tanrıların İnleri" (Lairs of the Hidden Gods) oldu. "Gizli Tanrıların İnleri" adlı bu eser, Tokyo Sogensha tarafından yayınlandı ve büyük bir hit hâline geldi. Bu başarı, Japon eserlerini İngilizceye çeviren bir yayın evi olan Kurodahan Press'in dikkatini çekti. Kurodahan Press, Asamatsu ile temasa geçti ve koleksiyonu tercüme etme ve yeniden basma izni aldı. Amerikan baskısı için Kurodohan, "Gizli Tanrıların İnleri" unvanını korudu ancak antolojiyi dört küçük cilde böldü:  Cilt. 1: Gece Sesi, Gece Yolculukları (2005), Cilt. 2: Ters Krallık (2005), Cilt. 3: Doğrudan Karanlığa (2006) ve Cilt. 4: Rüya Gören Tanrı (2007). Ayrıca Asamatsu her cilt için Lovecraft için yeni tanıtımlar yayınladı.

"Gizli Tanrıların İni"nde toplanan bu hikâyeler direkt olarak çeşitli Lovecraftvari tarihsel kurgu, bilim kurgu, romantizm, erotizm ve noir* gibi türlerden eşsiz bir yelpaze oluşturuyor. Benim kişisel favorim ise Tanaka Hirofumi'nin Daniel K. Day'in çevirdiği "Misyonerin Gizli Anısı". 17. Yüzyılda geçmesi ve o dönemde Japonya'da ortaya çıkan gerçek gerilime dayanarak, ülkeye halkın aklını çelmeye gelen misyonerlere tepki olarak burada Hirofumi; "Uzak Doğu'nun elçisi" olan Francisco Xavier'in tarihi figürünü ve zehirli yeni inancını Japonya'ya getiren gizli bir Cthulhu kültisti olarak yeniden canlandırıyor. Neyse ki Yoshiataka adında bir samuray Xavier'in dinini tanır ve ona olduğu gibi karşı çıkar. Yani evet sonunda samuraydan Cthulhu ayetlerini duyarsınız! Müthiş!

Ç/N: Suça, tehlikeye veya şiddete özendiren film.

"Gizli Tanrıların İnleri" harika bir dört ciltlik antolojidir, Lovecraft ve Cthulhu Mitosu hayranlarının, özellikle hepsini okuyanlarının çok seveceği bir çalışmadır.

Tabii ki de Amerika'da da olduğu gibi Lovecraft'ın korkunç etkisi Japonya'daki tokustasu'ya* ve film ortamına etki ederek korku edebiyatına ve masaüstü oyun dünyasına hızla yayıldı. Bir dahaki yazıda Mitosların ve diğer kültlerin insanları nasıl etkilediğine bakacağız.

Ç/N: Tokusatsu (Japonca: 特撮; "özel çekim"), özel efektlerin önemli derecede kullanıldığı herhangi bir Japon canlı yayın aksiyon filmi ya da televizyon dizisidir.

Kaynak: LovecraftEzine

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları