Fansub'larla söyleşilerimize devam ediyoruz. Sorularımızı bu kez Heterophobia Fansub kadrosuna yönelttik, çok da samimi yanıtlar aldık. Kendilerine bu söyleşi için teşekkür ediyor, sizlere de keyifli okumalar diliyoruz.

Image Merhabalar, nasılsınız? Önce sizi biraz tanıyabilir miyiz? Heterophobia Fansub’ı nasıl tanıtırsınız? 

Image Merhaba. Eh işte idare ediyoruz. Ben HF’nin kurucu üyesi Shinka. HF için “hobiye istikrar ve standart katmış bir oluşum” diyebilirim sanırım.

Image Ne olsun, yuvarlanıp gidiyoruz. İyiyiz diyelim. Grubun ikizleriyiz, iki kız kardeş olarak edit yapıyoruz. Grup olarak gayet işinde gücünde, kaliteli manga yapma yolunda ilerleyen bir grubuz. 

Image İyiyim diyeyim iyi olsun hayat koşturması içinde hayatta kalmaya çalışıyorum. Kendi hâlinde, çoğunlukla sessiz takılan naçizane bir editörüm. Bir yorum okumuştum: “Bir seriye başlarken fansub kısmında Heterofobia Fansub yazıyorsa gönül rahatlığıyla başlıyorum, çünkü başladıkları bir seriyi asla yarım bırakmayacaklarını biliyorum.” Bu yazılanlar bizleri yeterince tanıtıyor bence.

Image İyi olmak için her türlü imkân ve şartlara sahibim fakat iyi hissetmeye çaba gösteriyorum diyeyim. Heterophobia keşke şirket olsa da oradan emekli olsam diyebileceğim bir oluşumdur. 10 seneden fazla bir zamandır ne çizgisi bozuldu, ne dağılma belirtisi gösterdi ki Shinkaron'un büyük bir payı var bunda. Bunun yanında elemanları da iyi seçiyor diyebiliriz. (Bakınız ben :D)

Image  Bir fansub olarak insanları bir araya toplamak, ortak hareket etmeyi sağlamak kolay bir iş değildir. Böylesine sabır ve emek isteyen bir oluşum olmaya nasıl karar verdiniz? 

Image  Sabır ve emek olmadan güzel şeyler elde edilemiyor maalesef. Bir şeyleri başarmak için başlarda sıkıntı çekmeyi göze almak gerekiyor. Belli bir zaman sonra yavaş yavaş oturmaya başladı zaten her şey.

Image  Grup üyeleri işin sorumluluğu bilen kişiler olduğu için yaptığımız mangaları yarım bırakmadan devam ettirme özelliğine sahip. Böyle olunca okurlar da takip edip aynı çatı altında birleşiyor. Her şey düzen çerçevesinde ilerleyince okuyucu da buna uyum sağlıyor doğal olarak. 

Image  Anime ve manga hayatınıza nasıl girdi? İzlediğiniz ilk yapımı ya da okuduğunuz ilk mangayı anımsıyor musunuz? 

Image  Bilinçli olarak izlediğim ilk animeler Afro Samurai, Midori no Hibi ve Gravitation’dı diye hatırlıyorum. Japonca bölümünde okuyan arkadaşların arşivleri sayesinde animeyle tanıştım diyebilirim. Mangaya çok sonra ilgim oluştu. Tesadüfen "Ashita Naku (Yamada Yugi)" diye bir one shot okumuştum, o şekilde başladı.

Image  Animeler daha önce hayatımızda vardı. Ortaokul yaşında anime izlerdik. "Kamikaze Kaitou Jeanne" o vakit televizyonda yayımlanıyordu. Tür olarak yaoi’yi biraz geç keşfettik diyebiliriz. "Sekaiichi Hatsukoi" ilk izlediğimiz animedir. Genelde de ya "Sekaiichi" ya "Junjou" ile başlanıyor bu türe. Mangalar da peşinden hemen geldi zaten. Ben ilk "Koisuru Boukun" mangasını okumuştum. Zira konusu çok ilginç bir mangaydı. 

Image  Eskiden TV’de yayımlanan birçok seri vardı onları izlemiştim. O zamanlar anime olduklarını bilmiyordum tabii. İlk hangisini izledim hatırlamıyorum, 20-25 sene öncesinden bahsediyorum. Tabii zamanla internet hayatımızın bir parçası hâline gelince izlediğim o eski serileri arayıp buldum. Benim hafıza pek de iyi değildir zaten internetten izlemeye başladığımda da ilk hangi serileri izleyip okuduğumu pek hatırlamıyorum.

Image Televizyonu sayarsak herhâlde ilk izlediğim anime Candy olmalı. İnternet hayatımıza girip manga diye bir şey olduğunu keşfettiğimde ise ilk işim Candy'nin mangasını okumak oldu. Ama internette izlediğim ilk anime Naruto'dur. Bir günde en az on bölüm peş peşe izliyordum ve internet kotasını aştığım için yükseltmem gerekmişti.

Image : Heterophobia Fansub kimlerden oluşur? Nasıl bir görev dağılımı var? 

Image  Çeviri, düzenleme, temizleme, kontrol, kodlama, karaoke gibi görevler var. Genelde çok fazla kişiye bölünmeden aynı anda birkaç işi birden yapıyoruz.

Image  Redraw, temizleme gibi görev ayrımı yok. Editçi olan hepsini kendisi yapıyor. 

Image  Bir editör birçok işi tek başına da yapabiliyor. Bir seriyi editlemeden önce raw (orijinal görseller) sayfaları bulma, sayfaları temizleme, yeniden çizim, yazıları yerleştirme. Yani tek bir kişi birçok işlemi birden yapıyor. Yabancı ekiplerde genelde bu görevler için ayrı ayrı kişiler oluyor. Ama Türk fansub'lar da genel olarak editör bütün bu görevleri kendi yapıyor.

Image Ben mesela bazen kontrol de yapıyorum. Eskiden edit de yapardım. Anime zamanlaması ve encode da yapardım. Şimdi tembel olduğumdan sadece çeviri yapıyorum. :)

Image  Heterophobia’da yer alabilmek için ne gereklidir? Birkaç madde sayabilir misiniz bunlar olmazsa olmaz diyebileceğiniz? 

Image  Yeni üyelerle uğraşmak zor olduğu için tecrübeli ve temiz iş çıkartan, kısaca çöpsüz üzüm denebilecek biri olması gerekiyor. Çünkü ekibe yeni birini almak konusunda pek istekli değilim.

Image  20 yaş ve üstü alımımız var. Sorumluluk sahibi olsun yeterli. Katılıp iki hafta içinde ortadan kaybolmasın da başka bir şey istemiyoruz. Zaten şu an alım kapalı. Zira biri alınacaksa bu deneyim sahibi biri olacaktır. Ayrıca üniversitesi de bitse çok iyi olur. Biz bu yaş sınırını 26 mı yapsak acaba. :) 

Image  Çeviri ve özellikle edit yapmak fazlasıyla zaman olan uğraşlar. Bir hevesle başlayıp zoru görünce kaçan çok olmuştur. Ondan ötürü şu an ekibimizde açıkta bulunmadığından gerçekten kendini bu konularda kanıtlamış birisi olmadıkça ekibi alınmaz.

ImageÇevirmen ya da editör olmak için önce üniversite çağını aşmış olması bir kıstas çünkü sınavlardır vs. derken vazgeçen çok oluyor. Hayatını düzene oturtmuş ve yapacağı işte yeterlilik sahibi olması kâfi sanırım.

Image  Sadece anime değil, manga çevirileri de yapan bir fansub’sınız.Bu iki farklı aracın çevirisini karşılaştırabilir misiniz? Kolay ya da zor yönleri nelerdir? 

Image  Bir bölüm anime çevirmek, 3-4 bölüm manga çevirmeye denk geliyor süre olarak. Animeyi dinleyerek çevirdiğimiz için Japoncasına daha yakın oluyor çevirisi. Ona göre cümleleri kısa veya uzun tutabiliyoruz sesle örtüşmesi için. Mangaların çoğu İngilizceden çevriliyor. O yüzden cümleler daha uzun olabiliyor. Daha açıklayıcı yazabiliyoruz kafa karışıklığı olmasın diye. O bakımdan daha esnek olduğunu söyleyebilirim manga çevirilerinin. Japoncasından çevrilse bile Türkçeye aktarırken istediğimiz kadar uzatıp kısaltma lüksümüz var. Yine de anime çevirisini daha eğlenceli bulduğum zamanlar oluyor.

Image Uzun zamandır anime çevirisi yapmıyorum fakat animenin avantajı konuşulanlara kulak kabartıp oradan da altyazının doğruluğunu kontrol edebilmek. Mangada ise raw bulmak ve o raw'ı anlayabilmek gerekiyor. Önceden drama CD'si olan mangaları çevirirken drama CD'sinden de faydalanırdım tam doğru çevirebilmek için. Bu durumda anime çevirmek daha kolay diyebilirim.

Image  Şu an'a kadar çevirdiğiniz ve editlediğiniz anime ve mangaların sayısını öğrenebilir miyiz? Geriye dönüp baktığınızda bu sayılar şaşırtıyor mu sizi? 

Image  Bir sayı vermem gerçekten çok zor. Belki boş bir zamanımda oturup sayabilirim ama on yıldır ekipte olduğumu düşünürsek kaç bölüm çıkarsa çıksın şaşırmam.

Image  Buna editsel açıdan cevap verirsem eğer 80'in üzerinde seri yapmışız. (Üşenmeden saydım :D ) İçlerinden 'bunu da mı yapmışım, ne ara yaptım' diye aklımdan geçirdiklerim oldu. Sayıya bakarsam az seri yapmışım ama bölümleri çok olan ve devam eden serilerimiz hâlâ mevcut. (Bit artık sekai ve jun)

Image  Editlemiş olduğum epey bir seri var, 50'nin üzerindedir ama hepsini tek tek saymaya üşendim. Genel bir sayı vermek de pek doğru sayıyı vermez. Bazı seriler 5-6 bölüm olurken bazılar 60-70 bölüm olabiliyor.

Image Bu soru iyi oldu, ben de bu vesileyle saymış oldum. Şimdi hesapladığıma göre bir kısmı takım çalışması olmak kaydıyla 14 anime, 39 manga çevirmişim. Hesaplayınca şaşırdım doğrusu. 13 sene için az bile. Sanırım bazıları fazla uzundu. :) 

Image  Ekipte hangi animelerin ya da mangaların çevrileceğine çevirmen kendisi mi karar veriyor? Ortaklaşa bir karar alınıp da bir seri için çevirmen/ler ve editörler mi görevlendiriliyor? 

Image  Çevirmen ve editörler beğendikleri serileri karşılıklı söylüyorlar, eğer anlaşılırsa seriye başlıyoruz. Bazen pazarlık usulü de oluyor. Sen bunu yaparsan ben de sana bunu yaparım gibisinden. :) Ara sıra hatır gönül için yaptıklarımız da olmuyor değil.

Image  Bu olay genelde ortak oluyor. Bir seriyi beğenirsek şunu da yapalım diye admine söyleriz. Eğer beğenen bir çevirmen çıkarsa yapılır. Ya da çevirmen bir seriyi çevirmek isterse yazar ve bize uyarsa editleriz. Bazen de rüşvet teklif ederim. :D Örnegin "Okane ga nai" mangasını yaptırmak için 3 tane shoujo ai serisi editledim. ^-^ Ama karlı çıkan ben oldum zira manga hâlâ devam ediyor. Hahahah (kötü kadın gülüşü :) Bir de diğer türlü anlaşmalarımız oluyor. Mesela biz "Yamamoto Kotetsuko" mangalarını çevirmesi için Yankami senpai’ye anlaşma sunduk. Karşılığında onun sevdiği "Natsume Isaku" serilerinin editini kabul ettik. (Burada da yine kazançlı çıktık çünkü Natsume sensei’nin bütün mangalarını ben de çok severim. :) 

Image  Misal ben editlemek istediğim serileri Shinka’ya söylüyorum o da çevirmenlere iletiyor. Çevirmen arkadaşlarım da içlerinden çevirmek istediklerini seçiyor. Aynı şeklide çevirmenler de çevirmek istedikleri serileri seçiyorlar. Birlikte ortak sevdiğimiz türde serilerde buluşuyoruz.

Image Ben şahsen kendi sevdiğim mangaları yapıyorum. Gidiyorum Shinkaron'a ben bunu çevireceğim diyorum. Ama editörlerin sevdiği mangaları da yapmaya çalışıyorum ki onları da kendim bir derece sevmesem yapmazdım. Hemen hemen aynı tür şeyleri seviyor olmamız avantaj sanırım. Bu da demek oluyor ki sevmediğim mangayı çevirmiyormuşum :)

Image  Büyük beklentiyle çevirisine başlayıp sonradan başladığınıza pişman olduğunuz bir seri (anime ya da manga) var mı? 

Image  Başladığıma pişman olduğum bir seri yok ama keşke biraz daha bekleyip öyle başlasaydım dediğim seriler oluyor. Bazıları aşırı uzuyor ve mangakası devam serileri çıkarıp durduğu için onları da çevirmemiz isteniyor. O biraz sıkıntılı olabiliyor.

Image  Tabii ki "Never Understand" webtoon'u. (Bizim nadide deyişimizle Never cehennemi) O kadar güzel ve komik başlayan hikâye nasıl bir anda Kore dramasına dönebilir yahu. Evlerden uzak bitirdik ve edit olarak webtoon'lardan uzak durma kararı aldık. Ekstra bir de "Super Lovers" mangasını yazabiliriz. Tamamıyla editsel açıdan çok zor bir manga. (Ona da Super Balloons adını verdik. Zira mangada balondan başka bir şey yok. Mangaka çizmeye üşendiğinden midir bilinmez, her yere 15-20 balon koymuş.) 

Image  Şu an'a kadar editini üstlendiğim hiçbir seriden pişman olmadım ama bazı seriler o kadar çok uzatılıyor ki artık bitseler diyorum. İşlenecek bir konu kalmamış uzatıp duruyorlar. Örnek "Koisuru Boukun" ve "Honto Yajuu" artık bitseler güzel olur.

Image "Honto Yajuu" başlangıçta çok sevdiğim bir mangaydı. Ama sürekli bölüm gelmesi ve bir türlü bitmemesi yüzünden bıktım diyebilirim. Bu yüzden de çevirisini bıraktım. Sanırım Junjou Romantica'yı ben çevirseydim kafayı yerdim. :) Böyle bitmek bilmeyen mangalarla çalışan arkadaşların istikrarlılığına hayranım. 

Image Çevirisinden/editinden çok keyif aldığınız ya da okuduğunuzda ve izlediğinizde çok beğendiğiniz anime ve mangaları öğrenebilir miyiz? 

Image  Ben bu soruyu hep "Poor Poor Lips" diye yanıtlıyorum. Editlerken çok keyif aldığım ve ara sıra okuduğum bir mangadır. Anime olarak da "Tonari no Kyuuketsuki-san", çevirirken çok eğlenmiştim.

Image  Editinden çook zevk aldığımız seri "Okane ga nai". Çok komik bir seri bize göre. Her yapışımda çok gülüyorum ve değeri bilinmediği için üzülüyorum. Yaoi değil ama "Gekkan Shoujo Nozaki-kun"un mangasını editlerken de çok eğleniyorum. Manga ve animesini tavsiye ederim ;) 

Image Çok seri var hangisini yazsam bilemedim. Editlerken çok keyif aldığım "19 Tian" var. Herkesin okuyabileceği çok eğlenceli güzel bir seri.

Image"19 Days" çevirisine çok gülüyorum, bir ara baştan okuyacağım. "No.6" animesini izlerken 'ben olsam şurasını böyle çevirirdim' dediğim bir yer olmadı. O kadar pürüzsüz bir çeviriydi. Bir de Sekaiichi'nin 2. sezonunu ben çevirememiştim ama izlerken yine bu şekilde düşünmüştüm. Bu yüzden pişman olmamıştım çeviremediğime. Bir de "Ouran"ın anime çevirisini çok beğeniyorum (Miyacho).

Image  Gelecek projelerinizden bahsedebilir misiniz? Önümüzdeki aylarda Heterophobia elinden çıkma hangi anime ve mangalarla karşılaşacağız? 

Image  Gelecek projelerimiz çok var ama yakın tarihte çıkacak olanları sayarsak Ameiro Kouchakan Kandan, Cotton Candy, Watashi no Angela ve Hidaka Shoko serileri diyebilirim.

Image  Devil's Honey (Natsume Isaku) Shiranai Kao, Restart (Hidaka Shoko) mangaları yapılacak listemizde var. Bir fırsat bulursam başlayacağız inşallah.

Image  Gelecek projelerden editini üstlendiğim Ameiro Kouchakan Kandan, Aoi Hana, Koi to wa Yobenai, Nandaka Ii Nioi, Octave serileri var.

Image Hi-mit-su :D

Image  “Heterophobia” gibi bir ismi seçmiş ve de çevirilerinizi shonen/shoujo ai, yaoi, yuri türlerine yoğunlaştırmış bir fansub’sınız. Bu durumun yarattığı artı ve eksi durumlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Image  Başta sadece bu türleri yapıyorduk ama artık hoşumuza giden serileri de araya sıkıştırıyoruz. Belli türlere ağırlık vermenin artı yönü, bu türlere ait jargona giderek hakim olmak ve bir yerden sonra muğlak ifadeleri bile tahmin eder hale gelmek. Eksi yönüyse yaoi-yuri olduğu sürece her şeyi çevireceğimizin düşünülmesi ve tarzımıza tamamen aykırı manga isteklerinde bulunulması.

Image  Yaoi severek editlediğim bir tür. Ayrıca başka türleri editlemek istersem de editliyorum. Hâlihazırda yardım ettiğim mangalar mevcut. Ayrıca grup olarak başka türleri de yapıyoruz arada. Artı kısmı severek yapmaktan geçiyor. Eksi bir kısmını görmüyorum. Bence fazlası var, eksi kısmına denk gelmedim. 

Image  Fansub ilk kurulduğunda sadece yaoi, yuri idi. Ama şu an sevdiğimiz sürece diğer türlerden de seriler yapıyoruz. Ben de eksi yönünde hiçbir şey yaşamadım. Artı yönleri yıllardır böyle güzel bir ekibin parçası olma ayrıcalığını yaşıyorum.

Image Önceden bazı kullanıcı ve grupların iğnelemesi ve olumsuz yorumlarına maruz kaldığımız olmuştu ama şu anda hiç takip edecek zamanım olmadığından mı, yoksa insanlar alıştığından mı bilmem, hiçbir negatif şey yaşamadım. İlgilenmeyen yanından geçmiyor sanırım. Olması gereken de bu.  Ayrıca shounen ai/yaoi'yle sınırlı değiliz. Beğeniyorsak istediğimiz seriyi çeviririz bence :)

Image  Çevirmen ve editör notlarını kullanıyor musunuz? Genel olarak çevirmen notları ile ilgili ne düşünüyorsunuz? 

Image  Tamamen gereksiz bir hareket olduğunu düşünüyorum. Açıklayıcı not dışında kişisel yorumlar çok itici ve çocukça geliyor bana. Yabancı gruplara baktığınız zaman da çok kalitesiz ve acemi işler çıkaran grupların böyle yaptığını görürsünüz zaten. Köklü ve kaliteli gruplar böyle şeylere yönelmiyor.

Image  Sonunda içimi dökebileceğim bir soru. Editlerde hayatta keyfi not yazmam. Kendi yorumumu asla eklemem. Öncelikle mangakanın eserine saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Bilgi notları koyabilirsin ama diğer notlar bir mangada asla yer almamalı. Ben böyle keyfi notlar koydular diye kaç tane mangayı yarım bıraktım. Karalama defteri gibi her sahnenin altına not yazıyorlar. Bana ne senin düşüncelerinden. Efendim sen niye benim okuma zevkimi bozuyorsun gereksiz notlarınla. Ayrıca manganın da havasını bozuyor. Kısaca bu konu hakkında çok dertliyim. Özellikle yeni başlayan kişiler lütfen not koymayın. :( 

Image  Ben kullanmıyorum. Okurken beni rahatsız ediyor. Konuyla alakalı açıklayıcı bir not olduğunu düşünüp bakıyorum ama çevirmen, editör geyiğine maruz kalıyorum.

Image Çevirmen notunu görünce okumayı bırakasım geliyor. İsterse dünyanın en komik yorumu olsun, hiç gülesim gelmiyor. Çünkü hikâyenin akışını bozuyor. Özellikle de İngilizce çevirilerde çevirmenin "şurasının ne anlama geldiğini bilemedim, o yüzden şöyle yazdım" şeklinde yorum yazması sinirlerimi hoplatıyor. Bu zaten çevirmenin yorumuna kalmış bir şey. Günah çıkarır gibi ne yaptığını açıklamasına gerek yok. Direkt yapıştır geç yani.

Image  Diğer fansub ekipleriyle birbirinize destek oluyor musunuz ya da fansub'lar arasında nasıl bir ilişki var? 

Image  Ortak projeler yaptığımız kişi veya gruplar oluyor. Önce bir seri belirleyip onu yapmaya karar veriyoruz ve görev dağılımını ayarlıyoruz. Bazen biz bazense onlar editör veya çevirmen desteği veriyorlar. Bazen de yarım kalmış seriler için yardım verdiğimiz oluyor. Kafamıza uyduğu sürece birlikte çalışıyoruz başkalarıyla yani.

Image  Destek olup birlikte manga çıkardığımız gruplar var. Ya da şuna yardım eder misiniz dendiğinde yardım ettiğim editler mevcut. Bütün herkese elimizden geldiğince yardım eder ve herkesi destekleriz. 

Image  Ben de önceki senelerde başka ekiplerde sevdiğim editi yarım kalmış bazı seriler için editörlük yaptım. Hâlâ da yapıyorum. Önceki senelere göre şu an çok daha fazla fansub ekibi var hepsini takip edemesem de takip ettiğim ve desteklediğim yeri geldiğinde ortak seriler yaptığımız ekipler var.

Image Bir ara bazı serilerin sadece bir grubun tekeline alınması gibi bir sorun vardı ama şimdi var mı bilmiyorum. O sıra olumsuz şeyler yaşamıştım. Ama bence serbest piyasa koşullarına uyulmalı ("bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" :D) Onun dışında işbirliği yaptığımız fansublar var. Sarılalım sıkı sıkı. :D

Image  Çok teşekkür ederiz yanıtlarınız için. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mıdır? 

Image  Şu an aklıma gelen bir şey yok. Teşekkür ederim.

Image  Son olarak serileri lütfen fansubların sitesinden veya fansubların eklediği online sitelerden okuyun. Bizim serilerimizi izinsiz alıp yayımlayan siteler var. Böyle emek hırsızlarına prim vermeyin lütfen ve o sayfaları kullanmayın. Bunun dışında kendinize iyi bakın ve çok küçük yaştaysanız biraz büyüyüp öyle serilerimizi okuyun lütfen.

Image  Yazacak bir şey kalmadı. :) Teşekkürler.

Image İçimi dökme imkânı verdiğiniz için teşekkürler.^^

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları