Kıyamet sonrası dünyada geçen atmosfer odaklı bir anime

SENARYO

 Büyük savaşlar sonucu medeniyetin yok olduğu bir dünyada, Chito ve Yuuri adlarında iki kız çocuğu hayatta kalmayı başarmışlardır. Günlerini Kettenkrad motosikletleri ile şehir harabelerinin içerisinde yiyecek, su ve yakıt arayarak amaçsız bir şekilde geçirmektedirler. Umutsuzlukla dolu bir dünyanın içinde yaşıyor olmalarına rağmen; ister sadece tayın ile beslensinler, isterse de uzun süreler boyunca doğru düzgün banyo yapamasınlar, onlar yine de birbirlerine sahip oldukları için mutlu olmayı başarıp, bir sonraki güne umutla bakabilmektedirler.

Image

 Shoujo Shuumatsu Ryokou'nun senaryosu parça parça ilerlemekte ve bu parçaların çoğu, alıştığımız episodik fantezi/bilim-kurgu anime formülünün aksine oldukça kısa sürüyor. Bir bölümde üç farklı hikaye görmek mümkün. Gerçi hikaye diyorum ama bu parçaların çoğu Chito ve Yuuri'nin, yolculukları sırasında bulundukları dünya ile ilgili rastgele bir konu üzerinde tartışması da olabiliyor. Bu parça tekniğinin Lucky Star ve Gabriel Dropout gibi kendi içinde kopuk olaylara sahip hayattan kesitler animelerine benzediğini söyleyebiliriz; ama tek bir fark ile, Shoujo Shuumatsu Ryokou'da yaşanan olaylar hiçbir zaman kopuk hissettirmiyor. Zaten senaryonun gidişatı gereği karakterlerimiz sürekli, içinde yolculuk yaptıkları katlardan oluşan şehrin en üst katına doğru yolculuk ettiğinden ötürü otomatik olarak bir ilerleme hissiyatı mevcut; ama anime bununla yetinmeyip bir de her parçaya, önceki parçalarda yaşanmış olaylar ile alakalı birkaç diyalog ekleyerek ve bazen de ana karakterlerimizin eski parçalarda elde ettikleri aletleri gözümüze sokarak (fotoğraf makinesi gibi) o kopukluk hissiyatını asla yaşatmıyor. Bu kadar kopuk olaylara sahip olan bir animenin tamamının hiç kopukluk olmayan bir bütün gibi hissettirmeyi başarması eşine az rastlanan bir özellik.

 Bir de benim parçalardan oluşan veya episodik ilerleyen animelerde hiç sevmediğim bir olay olan, animenin son bölümlere doğru ekstra bir şey ekleme çabasından ortaya çıkan zorlama "bitiriş" kısımları bu animede bulunmamakta. Anime tam olarak bitmese bile yine de kendi içinde bir sonuca ulaşıyormuş gibi hissettiriyor ama bunu son bir veya iki bölümde bir anda zorlama bir şekilde yapmak yerine, son dört bölümün tamamına yavaş yavaş yayarak bu bitişin yapmacık hissetmemesini sağlıyor.

Image

KARAKTERLER

 Shoujo Shuumatsu Ryokou, çok kısıtlı bir karakter kadrosuna sahip. Ana karakterlerimizin olan Chito ve Yuuri dışında animede, flashbackler hariç, gördüğümüz toplam insan sayısı sadece iki. Ancak, bu kötü bir özellik değil; hatta aksine, bunun sayesinde animedeki kıyamet sonrası atmosferi çok daha iyi hissediliyor.

Chito

Image

 Chito, iki kişilik ana karakter kadromuzun aklı başında ve sağduyulu olan üyesi. Kendisi, animenin geçtiği dünyadaki yaygın dillerden biri olan "Çağdaş Kana" dilinde okuma yazma bilgisine sahip ve kitaplara karşı bir ilgisi bulunmakta. Yuuri'nin aksine genelde ağır başlı davranıyor ama birçok durumda soğukkanlılığını kaybedip korkmaktan kendisini alıkoyamıyor.

  Ben genelde enerjik ve neşeli karakterleri daha çok beğenen birisi olduğumdan dolayı, Chito ve Yuuri ikilisinden daha az sevdiğim karakter Chito oldu. Her ne kadar bazı sahnelerde oldukça ön plana çıkıp empati yapabileceğim bir karakter haline bürünse de zaten iki karakterin de pek fazla bir derinliği olmadığı ve bu tipte daha önceden birçok karakter izleme fırsatı bulduğum için Chito ve Yuuri'ye karşı içimde herhangi bir ekstra ilgi oluşmadı.

Yuuri

Image

 Yuuri, Chito'nun aksine oldukça kaygısız ve aklı bir karış havada bir karakter. Okuma yazma bilgisine sahip değil ve genellikle umrunda olan tek şey yemek. Hafızası çok zayıf olsa da iş yemeğe geldiğinde en ufak detayı bile hatırlayabiliyor. Ayrıca, oldukça iyi bir nişancı. Chito, Kettengrad'ı sürme işini üstlenirken Yuuri de bu sırada onu etraftaki olası tehlikelerden koruyor.

 Her ne kadar Yuuri'yi, Chito'ya kıyasla daha fazla beğensem de az önce de söylediğim üzere ona karşı herhangi bir ekstra ilgim olmadı. Kendisi oldukça eğlenceli bir karakter ama hepsi bu kadar.

 Chito ve Yuuri dışında animede Kanazawa ve Ishii adında iki insan daha bulunmakta. İki karakterin de bulunduğu bölümler güzel olsalar da tek ekstraları arada bir değişik insanlar görmenin animenin havasını tazelemesi oldu. Bir de Kanazawa, kendi bölümünün sonunda ana karakterlerimize sahip olduğu fotoğraf makinesi hediye etti. Bu iki insan dışında önemli sayabileceğimiz bir yan karakterimiz daha var: Nuko. Chii ve Yuu, bu sevimli ama gizemli yaratık ile animenin sonlarına doğru karşılaşıyor ve birkaç ufak tefek zorluğun üstünden onun sayesinde geliyorlar. Ancak, şimdi anlatırsam spoilera girebilecek son bölümdeki olaylar dışında, onun da fazla önemli bir rolü yok.

Image

GÖRSELLİK

 Shoujo Shuumatsu Ryokou, bir kıyamet sonrası animesi için oldukça değişik bir sanat tasarımına sahip. Çevre çizimleri, kıyamet sonrasında geçen bir anime için göze batmayan bir çizim tarzına sahip olsa da ana karakterlerimiz olan Chiito ve Yuuri'nin tasarımlarında tamamen moe tarzı çizimler kullanılmış; ve bu olay, animeyi izlerken beni büyük bir ikilemin içerisine soktu. Çünkü, her ne kadar animenin teması buna uygun olduğu sürece moe çizimler beni rahatsız etmese de ciddi temalı bir anime izlerken moe tarzına en ufak yakınlık gösteren veya herhangi bir gerçekçilikten uzak abartılı çizimler benim için animedeki tüm atmosferi alıp götürüyor (Örnek: 3-gatsu no Lion'daki komik olmaya çalışıp da olamayan komedi sahneleri). Shoujo Shuumatsu Ryokou ise kıyamet sonrası gibi ciddi bir temaya sahip bir anime olmasına rağmen Chiito ve Yuuri, savaşlar ile yok olma noktasına gelmiş bu dünya için çok masum olan karakterler. Chiito ve Yuuri'nin masumluğu ile içinde bulundukları dünyanın acımasızlığı arasındaki bu tezat, her ne kadar animenin ana noktalarından birisini oluştursa da ilk defa böyle bir şey deneyim ettiğim için çizim tarzındaki bu tezat karşısında ciddi derecede afalladım. 

Image

 Ancak, günün sonunda animedeki teknik kalite ağır bastı ve bu tezatı önemsemememi sağladı (ya da ben farkında olmadan bunu düşünmekten kaçınıp sadece çizimlerin kalitesine odaklanmayı seçtim). Shoujo Shuumatsu Ryokou, yapısı gereği fazla animasyon istemeyen bir anime olduğu için stüdyo White Fox tamamen çizimlerin kalitesine odaklanmış. Çoğunlukla kare biçimli yapılardan oluşan bu dünyadaki, karakterlerin üstünde olmayan, her bir nesnenin çizimi için uğraşıldığı rahatlıkla görülebiliyor. Çizimlere hiçbir detay eklemeyip izleyiciye bunu sanat tasarımı olarak yutturmaya çalışmamaları beni çok mutlu etti, çünkü animenin teması buna oldukça müsaitti; isteseler kolay yolu seçip hiçbir binaya detay eklemeden detaysız karelerden oluşan bir şehir inşa edebilirlerdi.

Image

 Az önce bahsettiğim her bir detay animedeki normal çizimler içindi. Bir de işin CGI kısmı var ki normal çizimler için söylediğim övgülerin aynısını bu CGI parçalar için söyleyemeyeceğim. Yanlış anlaşılmasın, Shoujo Shuumatsu Ryokou'daki CGI kullanımı başka animelerdeki CGI kullanımlarına göre kat be kat daha iyi duruyor. Ancak, animenin normal çizim kalitesi o kadar iyi ki o kalitedeki arka planların önüne bu CGI nesneleri koyunca sırıtıyorlar. İlk üç dört bölümde bu CGI nesnelerin bulunduğu sahneler benim için animenin atmosferini dağıtıp kısa bir süreliğine seyir zevkimin içine etseler de bir noktadan sonra gözüm alıştı ve animenin sonlarına doğru yaklaşırken CGI nesneler konusunda hiçbir sıkıntı çekmedim. Kısacası, Shoujo Shuumatsu Ryokou'daki CGI kullanımı sektördeki diğer animelerin çoğuna bin bassa da animenin arka plan çizimleri bu CGI kalitesine gölge düşürüyor.

Image

SES

 Görsel tarzdaki tezatlığı gördükten sonra bunun açılış ve kapanış kliplerinde de olmasını beklemiştim ama maalesef beklediğim olmadı. Kliplerin ikisi de Chito ve Yuuri'nin hayata dair kısmen neşeli bakış açılarını yansıtan eğlenceli müziklere sahip. Müziklerin her ikisi de hoş olsa da bence ikisinden birisi biraz daha bu dünyayın umutsuzluğunu yansıtacak şekilde yavaş ve kasvetli olsa çok daha iyi olurmuş. Animenin geneline hakim olan tezatı görsel tarz yerine asıl burada görmek isterdim.

 Kliplerdeki müzikler iyi hoş ama benim daha çok hoşuma giden yan, kliplerin görüntü kısımları oldu. Özellikle açılış klibi görsel anlamda o kadar tatmin edici ki arkaya rastgele bir müzik koyup izlenilebilecek durumda. Öte yandan kapanış klibinde ise açılış klibindeki normal tarz yerine farklı bir görsel tarz denemişler. Klipteki taslak görsellerin neredeyse tamamını manganın çizeri ve aynı zamanda yazarı olan Tsukumizu'ya yaptırmışlar ve bu taslaklardan bir klip oluşturmuşlar. Artık bunu mangaya daha yakın olması için mi yaptılar yoksa tembellikten mi böyle bıraktılar bilmiyorum ama ortaya çıkan iş görsel olarak gayet güzel olmuş.

 Atmosfer odaklı bir anime için en önemli şeylerden birisi nedir? Tabii ki de atmosferin oluşmasına katkı sağlayacak güzel müzikler; ve Shoujo Shuumatsu Ryokou'da bu müziklerden fazlası ile var. Genelde bu tarz animelerde sadece tek tip müziğin ön plana çıktığını ve diğer müziklerin ortalama bir kalitede kaldığını görürüz ama bu animenin tüm müzikleri harika. Bir müziği ile sizi oldukça rahat bir ruh haline sokmuşken, ani bir müzik değişimi ile o rahat ruh halini saniyesinde yok edip yerini depresif bir ruh haline bıraktırabiliyor. Yani, görsellikteki tezat müziklerde de var. Bir yandan oldukça sevimli ve rahatlatıcı iken, öte yandan da depresif ve karamsar.

 Bu tezat ses departmanında sadece müziklerle de sınırlı kalmamış, seslendirmelere de işlemiş. Yuuri'nin seslendirmesi enerjik, Chito'nun seslendirmesi ise rahatlatıcı iken yolculukları sırasında karşılaştıkları her iki karakterin de seslendirmesi oldukça karamsar ve depresif. Özellikle de karşılaştıkları ikinci kişi olan Ishii'nin seslendirmesi resmen insanın ruhunu çürütüyor. Ancak, her ne kadar animenin geneline yayılmış tezat seslendirmelerde de güzel bir şekilde kendine yer bulsa da Yuuri'nin harika seslendirmesi hariç seslendirme performanslarının kendisi fazla kaliteli değil; ve ben bunun seslendirmenlerden değil yönetmenden kaynaklanan bir problem olduğunu düşünüyorum. Çünkü, Inori Minase ve Akira Ishida gibi gayet yetenekli seslendirme sanatçıları ile çalışmışlar ama hiçbiri diğer animelerde gösterdikleri potansiyellerini burada gösterememiş. Sorun gerçekten neydi bunu bilemem ama benim şahsi görüşüm yönetmenin amatörlüğünün bu noktada animenin diğer kısımlarından daha fazla ortaya çıktığı yönünde.

İŞLENİŞ

 Shoujo Shuumatsu Ryokou; bilim kurgu, hayattan kesitler ve macera türlerini barındıran bir anime. Hayattan kesitler ve macera türleri animenin merkezinde bulunuyor ve bilim kurgu ile destekleniyor.   

 Benim için bu animedeki en büyük sıkıntılardan birisi macera türünün işlenişi oldu. Her ne kadar yolculuk temasına uygun olan bir şekilde ana karakterlerimizin sürekli ilerlediği ve yerinde saymadığı hissiyatını verebilse de bazı spesifik kısımlar dışında animede gördüğümüz çoğu mekan birbirine çok fazla benziyor; ve doğal olarak bu da belirli bir yerden sonra sıkıcı hale gelebiliyor. Özellikle şehrin gri tonunu fazla sevmeyen birisi olarak bu olay beni animenin ortalarında fena halde sıkmıştı.

Image

 Benim için bir animedeki en önemli ögelerden birisi, hatta çoğu zaman en önemlisi, animenin sahip olduğu atmosferdir. Senaryosunda ilgi çekici eylem sayısı çok az olan bir animeyi sırf atmosferi harika diye beğenebilen birisiyim ve son zamanlarda da atmosferi ön plana koyan, bir hayattan kesitler alt türü olan, iyashikei türünde birkaç tane iyi anime izlememle beraber eskiden pek de önemsemediğim bu türe ilgi duymaya başladım. Shoujo Shuumatsu Ryokou'yu izlememdeki ana sebep de buydu; iyi bir atmosfere sahip güzel bir anime izlemek istiyordum, ve rahatlıkla söyleyebilirim ki istediğimi aldım. Shoujo Shuumatsu Ryokou'nun, her ne kadar olay örgüsü ve karakterleri zayıf olsa da, atmosferi harika. Muhteşem müzikler ve göz alıcı manzaralar da dahil olmak üzere bir sürü farklı element ile oluşturulmuş bu kıyamet sonrası atmosferine bayıldım. Özellikle karlı havada geçen bölümleri kar seven birisi olarak ekstra ekstra sevdim. Herhangi bir yaklaşık altı bölümlük ekstra OVA veya special ile Shoujo Shuumatsu Ryokou'nun hikayesinin tamamlanacağına pek ihtimal vermiyorum ama umarım White Fox ilerleyen senelerde bizi  başka bir harika iyashikei animesiyle daha buluşturur.

Image

Image

 Animenin atmosferden sonra en çok ön plana çıktığı kısım ise bazen ufak diyaloglar arasında bazen ise büyük olayların ortasında yapılan felsefe. Chito ve Yuuri, savaşlar ile dolu bir dünyada doğmuş ve medeniyetin yok olduğu zamanlarda büyümüş iki kız olduklarından dolayı birçok konuda bilgi sahibi değiller, bu yüzden de normal insanlar için oldukça basit olan en ufak şeyler bile bu iki iyimser kıza çok saçma gelebiliyor; ve bu kafa karışıklığı ile beraber birbirlerine sordukları sorular izleyiciyi birçok noktada düşünmeye itebiliyor. Şahsen ben Shoujo Shuumatsu Ryokou'ya atmosfer odaklı bir anime beklentisi ile başladığım için bu kısımlar beni animenin harika atmosferi kadar etkilemedi ama yine de oldukça güzel ve beğendiğim kısımlardı. Eğer bir yapımda bu tarz derin anlamlar içeren kısımlarda durup düşünmeyi ve sözlerin altındaki derin anlamları analiz etmeyi seven birisiyseniz bu animede çok fazla eğleneceğinizin garantisini verebilirim.

Image

 Animedeki destekleyici tür olan bilim kurgu için ise fazla konuşulmaya değer bir şey yok. Çünkü, animedeki bilim kurgu ögeleri çok kısıtlı; sadece son çeyrekte dişe dokunur bir şeyler var ama o kısımlar da bilim kurgu animesi izlemek isteyecek birisi için yeterli materyal barındırmıyor. Demem o ki eğer Shoujo Shuumatsu Ryokou'yu türlerinde bilim kurgu olduğu için izlemeyi planlayan biriyseniz bunu bir daha düşünün; çünkü bu animenin ana temaları macera, iyashikei ve felsefe, bilim kurgu ögeleri ise birkaç kısım dışında tamamen ana temalar için destekleyici olarak kullanılmış.

Image

ARTILAR:

+ Harika atmosfer

+ Kaliteli görsellik

+ Muhteşem müzikler

+ Kopuk hissettirmeyen yolculuk

+ Ana karakterlerimizin kafa karışıklıkları üzerinden yapılan felsefe

EKSİLER:

- Yolculuğun çoğu kısmındaki mekanlar birbirlerine çok benziyor

- Daha fazla bilim kurgu ögesi kullanılabilirmiş

 Her ne kadar kıyamet sonrası temasının bir hayranı olmasam da Shoujo Shuumatsu Ryokou, atmosferi ile beni etkilemeyi başaran animelerden birisi oldu. Bazen içimi huzurla doldurdu, bazen karamsarlığa sürükledi, bazense ana karakterlerin enerjileri ile beraber bu kasvetli dünyada beni güldürmeyi başardı. Bir de üstüne bütün bunları felsefe tonlarıyla da süsleyince ortaya izlerken çok keyif aldığım bir anime çıktı. Tek üzüntüm, animenin yarım kalıyor oluşu. Eğer şu günlerde biraz olsun kafanızı rahatlatacak sakin bir anime arıyorsanız, Shoujo Shuumatsu Ryokou çok iyi bir seçim. Ancak, eğer olayı bol bir anime izlemek istiyorsanız kesinlikle uzak durmanızı öneririm.

Image

İzleme Linki

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları