Birkaç hata harika bir potansiyele mal olabiliyor...
(SPOILER YOK)

YENİ SERİ

 "Nerede Hata Yaptı" isimli bu seride, potansiyelinin harcanmış olduğunu düşündüğüm ya da çoğu izleyici tarafından yerden yere vurulmuş olan animelerin, neden o noktaya geldiklerini kendimce yorumlayacağım. Serinin ilk animesi ise, oldukça yüksek potansiyele sahip ama bu potansiyelin harcanmış olduğu ve "2018 Yılının En Sevdiğim 11 Animesi" listesinde de hakkında kısaca konuşmuş olduğum, Irozuku Sekai no Ashita kara.

BÖLÜM 1: HYPE

 Öncelikle bu animenin nasıl bir hype treniyle beraber geldiğinden bahsetmemiz lazım. P.A. Works ismini çoğunuz duymuştur. Duymayanlar için kısaca bahsetmek gerekirse bu stüdyo; Tari Tari, Angel Beats!, Charlotte, Shirobako, Nagi no Asu kara ve Hanasaku Iroha gibi oldukça iyi animelerin arkasındaki stüdyo. Ve bu animelerin hepsinin ortak bir özelliği var, hepsi de orijinal yapım animeler. Yani, hiçbir kaynağa bağlı kalmadan, tamamen tüm her şeyiyle beraber P.A. Works'ün elinden çıkmış animeler. Bu kadar fazla sayıda iyi orijinal anime yapabilen stüdyo sayısı bir elin parmağını geçmiyor ve P.A. Works'ün 2018 yılının sonlarına doğru bir orijinal anime daha çıkaracağı duyurulduğunda, ben de dahil birçok anime izleyicisi aşırı şekilde hypelanmıştı. 

 Ayrıca P.A. Works, harika görselliği ile de övülen bir stüdyoydu, 2018'in başlarında Violet Evergarden gibi muhteşem bir görsel kaliteye sahip animeden sonra, o kaliteyi bırakın yakalamayı, yaklaşabilen bir anime bile görmemiştik. Dolayısıyla, Irozuku bekleyenleri daha da heyecanlandırmıştı. En az Violet Evergarden kadar, hatta belki de daha iyi görsel kaliteye sahip bir anime izleyebilecektik. Bir de bunların üstüne, P.A. Works'ün 2018 yılında çıkarmış olduğu diğer iki anime olan; Uma Musume: Pretty Derby ve Sirius'un yeteri kadar iyi bir görsel kaliteye sahip olmaması akıllara, "Herhalde P.A. Works elindeki bütçenin büyük bir çoğunluğunu Irozuku'ya ayırdığından bu iki animenin görselliği o kadar da etkileyici değil. Demek ki Irozuku üstünde gerçekten uğraşılanü, harika görsel kaliteye sahip bir anime olacak." tarzı düşünceler getirdi. Çıkan fragmanlar da bu düşünceleri doğrular nitelikteydi, her iki fragmandaki görsellik de muazzamdı. Bunun üstüne insanların beklentisi de her geçen gün git gide artmaya başladı. Çoğu kişi bu animenin yılın en iyilerinden olacağını düşünürken, bazıları abartarak; Irozuku'nun yılın en iyi animesi olup, 2017'de Made in Abyss'in yarattığı etki gibi bir etki yaratacağını düşünüyordu... Ve hepimiz biliyoruz ki bunlardan ikisi de gerçekleşmedi. Zaten gerçekleşseydi şu an bu yazıyı yazıyor olmazdım.

Image

 Bu saydıklarım ben de dahil birçok izleyicinin hypelanmasına neden olan özelliklerdi. Ancak, benim de dahil olduğum küçük bir kesim bunların yanı sıra başka bir şey için de heyecanlanmıştı; o şey ise animenin konusuydu. Fragmanlar yayınlandıktan sonra animenin konusu da açıklandı ve benim beklentilerim tavan yaptı. Irozuku'da, büyükannesi tarafından 60 sene öncesine, büyükannesinin 17 yaşında olduğu zamana gönderilen, 17 yaşında Hitomi isimli bir büyücünün hikayesini izleyecektik. Bu büyücü uzun süredir bunalımalr yaşayan ve bu yüzden çok yetenekli olmasına rağmen büyüden nefret eden birisi olacaktı. Beklentilerimin tavan yapmasının nedeni ise P.A. Works'ün daha önce bu konuya biraz benzer bir anime yapmış olmasıydı ve o anime benim en sevdiğim 5 animeden birisi olan Tari Tari'ydi. 

 Tari Tari'de zaman yolculuğu ve büyücülük konseptinin yerine müzik konsepti vardı. Tıpkı Irozuku'da olduğu gibi, Tari Tari'de de ana karakterlerimizden birisi, uzun süredir bunalımda olan ve bu bunalım yüzünden müziğe çok büyük yetenekleri olmasına rağmen müziği bırakmış bir lise öğrencisiydi. Bu kadar büyük benzerliklerin sonucunda da beklentilerim uçmuş ve Irozuku, o ana kadar en çok hypelandığım anime olmuştu.

Image

 Ancak, tüm bu beklentilerime rağmen yine de içimde bir huzursuzluk vardı. Animenin yapımında baş görevli olan kişilerin çoğu, uzman oldukları alanlarda kendilerini kanıtlamış iyi kişiler olsalar da; animenin senaristi beni biraz endişelendiriyordu. Bu senaristin daha önceden çalıştığı ve benim izlemiş olduğum hiçbir animenin senaryosunu beğenmemiştim. Ancak benim aksime, çoğu kişi bu senaristin çalıştığı animeleri beğendiğinden pek bir endişeleri yoktu. Fakat, atladıkları bir nokta vardı: Onların sevdiği o animelerin hepsi birer uyarlamaydı ama Irozuku orijinal yapım bir animeydi ve bir uyarlama için senaryo yazmak ile bir orijinal anime için senaryo yazmak arasında dağlar kadar fark vardı. Bu yüzden de senaryo ve karakterler konusunda çok büyük endişelerim oluşmaya başlamıştı.

Image

BÖLÜM 2: ENDİŞELERİMİN DOĞRULANMASI

 Sonunda uzun bekleyiş bitti ve Irozuku'yu sonunda izleyebildik. Zaten ilk başta, abartı bir beklentiye girerek Irozuku'nun, Made in Abyss etkisi yaratacağını düşünen kitle direkt olarak patladı. Bu anime kesinlikle Made in Abyss kadar iyi bir anime değildi. Gerçi bu zaten belli bir şeydi, sadece çok küçük bir kesim bu animeden Made in Abyss kadar büyük bir şey bekliyordu. Ancak, nispeten mütevazi bir beklentide olup, animenin yılın en iyilerinden birisi olarak MAL'da 8.20 civarı bir puanı zorlayacağını düşünenler de patlamıştı. Irozuku'nun puanı 7.70 sınırını bile geçememişti.

Image

 Peki neden böyle olmuştu, Irozuku'nun izleyicileri hayal kırıklığına uğratmış olmasının sebebi neydi? 

 Aslında ilk bakışta her şey yolunda gibi gözüküyordu. Görsel kalite beklendiği gibi üst düzeydi. Bir de bu kalitenin yanına yer yer kullanılan harika sanat tasarımları, siyah beyaz renklerin muazzam kullanımları ve mükemmele yakın renk geçişleri de eklenince Violet Evergarden ile kafa kafaya gidebilecek bir görselliğe sahip olmuştu. Ancak, animede bir şeyler eksikti ve o şey de "OLAY"dı. 

 Bu animede hiçbir şey yaşanmıyordu. Hitomi, fotoğrafçılık kulübü ile beraber çeşitli aktiviteler yapıyordu ama bu aktiviteler sırasında kayda değer çok az olay yaşanıyordu ve bu kayda değer olayların süresi de, animenin süresine kıyasla aşırı kısaydı. Karakter etkileşimleri desek, ana kadrodaki yedi karakterin sadece üçü ana karakter olarak tasarlandığından dolayı, yeteri kadar karakter etkileşimi göremiyorduk, animede resmen hiçbir şey yaşanmıyordu. Bomboş zaman öldüreceklerine, şu yedi karakterin tamamını ana karakter yapıp her birine yeteri kadar önem verilseydi senaryo kesinlikle çok daha iyi olurdu. Mesela final bölümünde duyguların tavan yapıp herkesi ağlatması gereken bir sahne vardı. Ancak, karakterlerin hiçbirine yeteri kadar bağlanamadığımızdan, bize bu fırsat verilmediğinden dolayı sahne etkileyicilikten daha çok sıkıcıydı.

 Bunların yanı sıra, anime kendi dünyasını anlatmak konusunda da aşırı başarısızdı. Hitomi geçmişe döndüğü andan itibaren kafamızda, "Bu dünya nasıl bir yer? Normal insanlar büyücülerin varlığından haberdar mı? Dünyada büyü kullanımı ne kadar yaygın? Kimler büyü yapabiliyor?" gibi sorular oluşsa da, anime bunların hiçbirinin yanıtını  bize vermiyordu. Animeyi bitirmiş olmama rağmen hala aklıma takılan ve animede açıklanmamış bir dünya soru bulunmakta.

Image

 Tamam, yiğidi öldürelim hakkını yemeyelim, animenin büyü türünü işleyişi muazzam seviyedeydi ama o kadar. Animenin görsellik, müzikler, seslendirme ve büyü türünün işlenişi dışında çok az artısı vardı. Maalesef Irozuku Sekai no Ashita kara, harcanmış potansiyellerden bir başkası olmuştu...

 Şimdi animeyi yerden yere vuruyorum diye yanlış anlaşılmasın, Irozuku berbat, leş ötesi bir anime değil. Hatta oldukça iyi bir anime ve ben Irozuku'yu oldukça beğendim. Zaten, "2018 Yılının En Sevdiğim 11 Anime" listesinde bulunuyor olması da bunun bir göstergesi. Ancak, yapılan birkaç hata olmasa kesinlikle çok daha iyi bir anime olup, her ne kadar bir Made in Abyss etkisi yaratamasa da, 2018'in en iyi iki üç animesinden birisi olabilirdi.

BÖLÜM 3: YENİ UMUTLAR

 Irozuku üzücü bir deneyimdi ama sonuçta o da gelip geçti; artık önümüze bakmamız lazım ve P.A. Works'ün sıradaki orijinal yapım animesi olan Fairy Gone 2019 İlkbahar sezonunda geliyor Bu anime için çok az beklentim var. Güzel bir şey bekliyor olsam da büyük şeyler beklemiyorum, artık dersimi aldım. Animenin yönetmeni daha önceden, Hellsing, JoJo'nun Tuhaf Macerası, Drifters ve Gundam gibi büyük isimlerde görev almış olan Suzuki Kenichi olacak. Senaristi ise, şu ana kadar sadece Hai to Gensou no Grimgar animesinin yapımında görevli olan Jyumonji Ao olacak. Senaristin toy birisi olması her ne kadar birazcık endişe verici olsa da, beni asıl endişelendiren nokta, P.A. Works'ün daha önce "İblisler" türünde hiçbir orijinal anime yapmamış olmasına rağmen; Fairy Gone'un "İblis" türünü içerecek bir anime olması. Umarım bu sefer endişelerim yersizdir ve Fairy Gone harika bir anime olur. 

Image

 O değil de, bu yazıyı yazarken bir şey fark ettim. 2018'de Tari Tari tarzında, her bir karakterine doğru düzgün odaklanıp çeşitlilik sunan bir Slice of Life animesi çıkmamış. Evet, Bunny Girl Senpai, Sora yori mo Tooi Basho, Zombieland Saga ve Akanesasu Shoujo gibi karakterlerine düzgünce odaklanan animeler vardı ama hiçbiri yeterli değildi. Bunny Girl Senpai her bir karakterine düzgünce odaklanıyordu ama onları bir arada işleyemiyordu; Sora yori mo Tooi Basho her bir karakterine düzgünce odaklanıyordu, fakat kadro Tari Tari'deki gibi 2 erkek 3 kız yerine sadece 4 kızdan oluştuğundan yeterince çeşitlilik yoktu; Zombieland Saga her karakterine düzgünce odaklansa da işleniş yeterli değildi; Akanesasu Shoujo karakterlerini harika işlese de, o da tıpkı Sora yori mo Tooi Basho gibi çeşitlilikten yoksundu. Umarım 2019'da karakterlerine yeteri kadar odaklanabilen, Tari Tari, Kokoro Connect ya da Sakurasou no Pet na Kanojo tarzında bir anime çıkar. Bu tip bir anime izlemeyeli gerçekten uzun zaman oldu.


http://www.turkanime.tv/anime/irozuku-sekai-no-ashita-kara

KAPAK FOTOĞRAFI

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları