Aria Birinci Sezon Anime İncelemesi

 Asıl yazıya geçmeden önce Iyashikei'i kabaca tanımlamamız gerekirse; ana karakterlerin günlük yaşantılarına odaklanan ve ana amacı izleyiciyi iyileştirmek/rahatlatmak olan anime ve manga alt türü diyebiliriz. Aklınızda biraz daha iyi canlanması için bu tarz yapımlardan birkaç popüler örnek: Mushishi, Barakamon, Natsume Yuujinchou, Amaama to Inazuma, Yuru Camp△, Sewayaki Kitsune no Senko-san.


 Iyashikei animeleri benim için hep beklentilerime bağlı olarak bakış açımın değişti animeler olmuştur. Eğer saflık edip bir Iyashikei animesine yüksek beklenti ile başlamışsam büyük oranda hayal kırıklığına uğruyorken, fazla bir şey beklemeden başladığımda ise keyif almış bir şekilde ayrılıyordum. Ancak, bu animeler arasından bir tanesi vardı ki benim için türdaşlarının hepsinin arasından sıyrılmayı başarıyordu ve o animenin adı da Mushishi'ydi. Mushishi; harika atmosferi, muhteşem müzikleri ve her bölümde anlattığı farklı farklı güzel hikayeleri ile beni tam anlamı ile büyülemişti. Mushishi, benim için Iyashikei animelerinin tepe noktasıydı ve onu izlememin üstünden neredeyse üç sene geçmiş olmasına rağmen yanına dahi yaklaşabilen bir Iyashikei animesine denk gelmemiştim. Ta ki Aria the Animation'a kadar.

SENARYO

 Hikayemiz 24'üncü yüzyılda, insanların yaşanamayan gezegenleri kolonileştirmeye başladığı bir zamanda, eskiden Mars olarak bilinen Aqua gezegeninin Neo Venezia şehrinde geçmektedir. Kulağa her ne kadar fütüristik gelse de Neo Venezia hala kırsal güzelliklerle iç içe bir şehirdir ve bu şehirdeki ana ulaşım, geniş kanallardaki ve su yollarındaki gondollar ile sağlanmaktadır. Kısaca Neo Venezia, eski adıyla Dünya olarak bilinen gezegen olan Manhome'un Venedik şehrine sadık kalınarak yapılmış bir kopyadır. Bu şehirde hem şehir sakinlerinin hem de turistlerin Neo Venezia'nın birçok harikasından en iyi şekilde faydalanmasını sağlamak için gondol ile rehberli turlar düzenleyen şirketler kurulmuştur. Manhome'dan Aqua'ya yaklaşık bir buçuk sene önce taşınmış olan başkahramanımız Akari Mizunashi'nin çırak bir Undine (Gondol turu rehberlerine verilen unvan) olarak çalıştığı Aria Şirketi de bu şirketlerden birisidir. Akari, çıraklıktan ustalığa doğru giden yolculuğu sırasında diğer Undine çırakları, turistler, Neo Venezia sakinleri ve hatta kentin kendisi ile yakından tanışacak, insan elinden çıkmış mucizelere tanık olacaktır.

 Aria the Animation episodik bir anime, yani her bölümünde ayrı bir hikaye yaşanıyor ve bu hikayelerin birbirleriyle tek ortak noktası ana karakterlerimiz. 

 Animedeki hikayelerin sadece iki tanesi gerçekten ilgi çekici ve iyi hikayeler, geri kalanları ise kötü olmasalar da özel bir yanları yok. Aria the Animation, Mushishi gibi anlattığı hikayeler ile öne çıkan bir Iyashikei değil. Bunun sebebi ise kendisinin 57 bölümlük bir serinin 13 bölüme sahip ilk sezonu olması ve bundan dolayı da hikaye anlatmaktan çok izleyiciye karakterleri tanıtmaya çalışması.

KARAKTERLER

Akari Mizunashi

Akari Mizunashi

 Man-Home'un yerlisi olan Akari, nadiren öfkeli ya da üzgün gördüğümüz neşeli ve sakin bir gençtir. Diğer insanların monoton ve sıkıcı olarak gördükleri şeyleri veya olayları zevkli bulabilen birisidir.

 Akari'ye öyle ayılıp bayılmasam da bu tarz bir anime için ideal bir başkahraman olduğunu düşünüyorum. Çünkü, kendisi oldukça rahat takılan bir karakter. Bazen şaşırdığı veya endişelendiği yerler oluyor ama bunların hemen hemen hepsi yanında başka bir karakter varken gerçekleşiyor. Yalnızken veya Başkan Aria ile beraberken animenin atmosferine uyum sağlayan, rahat ve sakin bir kişiliğe sahip.

Başkan Aria

Başkan Aria

 Undine şirketleri arasında, cinsi fark etmeksizin mavi gözlü bir kediyi iyi şans getirmesi için maskot olarak tutmak bir gelenek. Başkan Aria'da bu kedilerden birisi ve yaklaşık yirmi senedir Aria Şirketi'nin maskotu. Kendisi Aqua'da insanlar tarafından yapay olarak üretilmiş cinste bir kedi. Bu yapay cinse mensup bir kedi olduğu için de insan seviyesine yakın bir zekaya sahip ve insan konuşmalarını rahatlıkla anlayabiliyor. 

 Ben Başkan Aria'yı baya beğendim. Kendisi bence harika bir maskot. Zaten kedileri seven birisiyim ve Başkan Aria da, her ne kadar fiziksel görünüş bakımından Donald Duck'ı andırsa da, çok beğendiğim bir karakter oldu. Ancak, kendisi maskotluk dışında pek yetenekli bir kedi değil. Kendisini Akari'nin ortağı olarak izlemek oldukça eğlenceli olsa da ana odak o olduğunda işler pek de eğlenceli gitmiyor. Animenin ortalarındaki bir bölümde ana odak Başkan Aria oluyordu ve bölümün tamamında, yanında bir insan karakter olmadan sadece onu izliyorduk. Bu bölüm açık ara animedeki en az sevdiğim bölümdü. Kısaca, Başkan Aria ana odak o olmadığı sürece çok iyi bir maskot. Zaten genel olarak herhangi bir konuda ana odak maskot karakter olunca işler pek de iyi gitmiyor.

Aika S. Granzchesta

Aika S. Granzchesta

 Akari'nin Aqua'da edindiği ilk arkadaş olan Aika, Neo-Venezia'daki en eski ve şu anda ikinci en büyük su rehberi şirketi olan Himeya'da çalışan bir Undine çırağı. Aynı zamanda Himeya'nın sahiplerinin tek kızı olduğu için şirketin varisi konumunda bulunmakta ama şirket çalışanlarının ona çok fazla yaltaklandığını hissettiği için bu ayrıcalığın tadını çıkaramıyor.

 Aika, Akari'nin aksine sık sık açık ve net bir şekilde konuştuğu ve daha girişken olduğu için Akari'yi güzel dengeleyen bir karakter olmuş. Kişilikleri birbirine zıt olsa bile Akari ile oldukça iyi geçiniyor ve çoğu zaman onun arkasını topluyor. Tam olarak uymasa da kendisini tomboy bir karakter olarak tanımlayabiliriz. Yer yer tsundereye de kaydığı oluyor ama üstüne tam olarak oturan bir karakter tiplemesi yok.

Alice Carroll

Alice Carroll

 Alice, şu anda su rehberi işinde birinci sırada yer alan şirket olan Orange Planet için çalışan bir acemi. İlk başta soğuk ve kendini beğenmiş bir karakter olarak karşımıza çıksa da Akari ile etkileşime geçtikçe kişiliği yavaş yavaş değişmeye başlıyor.

 Alice, ana üçlümüz (Başkan Aria ile beraber dörtlümüz?) arasında ekibe en son dahil olan karakter ve diğer ikiliye nazaran daha sessiz takılan birisi. İlk sezonda pek bir ağırlığı olmasa da Aika ve Akari'ye ayak uydurabilmesi sayesinde güzel bir eklenti olduğunu düşünüyorum.

Alicia Florence

Alicia Florence

 Aktif olan Undineler içerisinde "Su Perileri" olarak adlandırılan en yetenekli üç kişiden birisi olarak kabul gören Alicia, Akari ile beraber Aria Şirketi'nde çalışan tek kişi ve Akari'nin danışmanı. Alicia da tıpkı Akari gibi rahat ve sakin bir kişiliğe sahip olsa da başkalarıyla dalga geçmeyi de seviyor, özellikle çocukluk arkadaşı Akira ile.

 Alicia, başkahramanımız Akari için iyi bir abla figürü ve onun hakkında söyleyebileceğim tek şey bu; çünkü kendisini animede fazla görmüyoruz ve gördüğümüz kısımlarda da ya etrafında olan olaylara hafifçe gülerek tepki veriyor ya Akira'ya takılıyor ya da Akari'ye bazı öğütlerde bulunuyor.

Akira E. Ferrari

Akira E. Ferrari

 Akira da tıpkı Alicia gibi bir Su Perisi. Kendisi Himeya Şirketi'nde çalışıyor ve Aika'nın danışmanlığını yapıyor. Kaba ve gürültücü kişiliğinin yanı sıra oldukça sıkı bir eğitim anlayışı olduğu için Aika tarafından "Şeytan Eğitmen" olarak adlandırılıyor.

 Nasıl Alicia, Akari için bir abla figürü ise Akira da Aika için bir abla figürü. Aika'ya karşı katı olması, onun gelişimini önemsemesinden kaynaklanıyor. Şahsen kendisi ana karakterler içerisinden benim en az ilgimi çeken kişi oldu, çünkü çok klasik bir kişiliğe sahip. Neredeyse her konuştuğunda ne diyeceğini kolayca tahmin edebildim ve bu da onu benim için ilgi çekici bir karakter olmaktan alıkoydu.

Athena Glory

Athena Glory

 Su Perilerimizden sonuncusu olan Athena, Orange Planet için çalışan bir Undine ve Alice'in oda arkadaşı. Hiçbir şeye dikkat etmeyen, sürekli aklı iki karış havada olan bir kişiliğe sahip olsa da Alice'i gerçekten önemsiyor. Acemi bir Undine iken şu anda Akari, Aika ve Alice'in yaptığı gibi antrenmanlarda sık sık Akira ve Alicia'ya katılan Athena'nın en çok öne çıkan özelliği şarkı söyleme konusunda üç Su Perisi içerisinde en yetenekli kişi olması.

 Tıpkı diğer iki Su Perisi'nde de olduğu gibi Athena da Alice'in abla figürü. Kendisini ilk sezonda fazla görmüyoruz ama gördüğümüz nadir kısımlarda kendisini izlemekten çok keyif aldım. Çünkü, animenin atmosferine harika uyum sağlıyor. Genelde sakin takılıyor ve iş şarkı söylemeye geldiğinde izleyiciyi büyülemeyi başarıyor.


 Aria the Animation, ana karakterler konusunda her ne kadar geniş bir kadroya sahip olsa da yan karakterler konusunda zayıf kalıyor. Adını anmamıza değecek sadece bir tane yan karakter var ama onun bile animede gözüktüğü süre çok az.

GÖRSELLİK

 Şimdi burada 14 sene önce çıkmış bir animeyi çizim ve animasyon kalitesine göre değerlendirmeyeceğim, o konuda söyleyebileceğim en fazla şey eski tarz çizimleri beğenip beğenmediğim olurdu ki benim için ses, görselden daha çok önem arz ediyor. Zaten Aria the Animation'ın benim için öne çıkan yönü çizim ve animasyon kalitesi değil.

 Aria the Animation'ın en sevdiğim yönü sahip olduğu harika atmosferdi ve kullanılan görselliğin de bu atmosferi oluşturmadaki payı büyük. Animedeki her manzara sahnesi ayrı bir güzel ve insanın içini huzurla doldurmayı başarıyor. Animedeki birçok noktada ekrandaki manzaraya dalıp gittiğim ve karakter diyaloglarını kaçırdığım için geri sarmak zorunda kaldığım oldu. Benim gözümde bir Iyashikei animesi için bu harika bir başarı. Çünkü, zaten benim bu animeyi izlememdeki ana sebep aman hikaye şöyle gelişsin diyaloglar şöyle ince detaylar barındırsın filan değildi. Aria the Animation'ın başına geçtiğimde tek istediğim yattığım yerden anime izlerken bir nebze olsun kafa dinleyebilmekti ve bu isteğimin yerine geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

 Aria the Animation, Venedik'i görsel açıdan oldukça güzel yansıtsa da anime bu sezonunda sahip olduğu dünyadan daha çok karakterlerine odaklandığı için Venedik'in tadını pek çıkaramıyoruz.

 Bu arada anime 4:3 formatında yayınlandığı için  ekranın her iki tarafındaki siyah şeritler bazılarınızı rahatsız edebilir ama merak etmeyin, animenin atmosferi o kadar güzel ki çok geçmeden bu şeritlere alışıyorsunuz.

SES

 Aria The Animation'ın açılış klibi diğer animelerinkinden biraz farklı. Açılış klibinde her bölüm aynı şarkıyı kullanıyor olsa da arkadaki görseller bölümden bölüme değişiklik gösteriyor. Mesela yukarıdaki açılış klibi sekizinci bölümden ve bu bölüm şirketteki temizlik sırasında Başkan Aria'nın neler yaptığına odaklanıyor (Evet, Başkan Aria'yı ana odağı yaptığı için animedeki en az sevdiğim bölüm derken bu bölümden bahsediyordum), bu yüzden de açılış klibindeki görsellerde şirket binasının içini görüyoruz. Ben bu olayı baya beğendim. Çünkü, açılış klibindeki şarkı izleyiciyi rahatlatmak üzerine kurulu bir şarkı ve on üç bölüm boyunca bu şarkıyı aynı arka plan ile dinlemek bir yerden sonra sıkıcı olabilirdi ama her bölümde değişen arka plan görselleri sayesinde açılış klibini dinamik tutmayı başarmışlar.

 Aria The Animation'ın kapanış klibi gördüğüm en iyi kapanış kliplerinden birisi. Görsel olarak zaten harika bir de şarkı bakımından da muhteşem olunca direkt olarak favori kapanış kliplerimin içerisine girmeyi başardı. Hatta bir yerden sonra bölümlerin son dakikalarında, "Hadi şuralar çabucak geçse de kapanış klibini izlesem." demeye başladım. Tek kelime ile muazzam bir kapanış klibi.

 Hani Aria The Animation'daki atmosferi oluşturmada görselliğin payı büyük demiştim ya, soundtracklerin bu konudaki payı ise daha da büyük. Animedeki soundtrackler atmosfere uyum sağlasınlar diye değil, atmosferi oluşturan temel faktör olsunlar ve geri kalan elementler de bu temelin üstüne inşa edilsin diye yapılmış gibi duruyor. Her bir soundtrack çok güzel ve izleyiciyi Aria'nın dünyasına bağlamak konusunda çok başarılı. Aria The Animation'ın soundtrackleri bir animede dinlediğim en iyi soundtracklerdendi.

 Seslendirmeler konusunda, her karakterin seslendirmesi başarılı ama değinilmeye değer özel pek bir şey yok.

İŞLENİŞ

 Aria the Animation, bilim kurgu, fantezi ve slice of life türlerinde bir anime.

 Bilim kurgu konusunda Aria the Animation bize teknolojik telefonlar, Aqua'nın atmosferini düzende tutan ileri teknolojiler ve uzay yolculuğu gibi ögeler sunsa da bunları animede gördüğümüz süre çok kısıtlı. Şahsen ben, daha ilkel olan tema daha çok önde olduğu sürece iki zıt temanın bir araya geldiğini görmeyi sevdiğimden dolayı bu bilim kurgu ögeleri ile Neo-Venezia'nın 20. yüzyıl Venedik'i temasını daha çok bir arada görmek isterdim.

 Aria the Animation, bilim kurgu türünde olduğu gibi fantezi türünde de biraz zayıf kalıyor. Her ne kadar tüm animenin geçtiği mekanları fantastik ögeler olarak sayabilsek de bu mekanların animede pek bir önemi yok. Bu mekanlar 24. yüzyıldaki Aqua adlı bir gezegende değil de 1900'lü yıllardaki Venedik'te geçseydi animede çok az değişim olurdu, yani en azından sadece ilk sezonda.

 Kısaca, Aria the Animation her ne kadar bilim kurgu ve fantezi ögelerine sahip olsa da bu ögeleri fazla kullanmıyor. Onun derdi daha çok Slice of Life türü ile.

 Daha önceden de belirttiğim gibi Aria the Animation bir SoL-Iyashikei animesi, yani ana olayı izleyiciyi iyileştirmek/rahatlatmak ve bu işte çok başarılı. Animede yaşanan olaylar ne kafanızı yoracak kadar karışık ne de önemsemeyeceğiniz kadar sıkıcı, hepsi tam kıvamında. Her bir bölümü izlerken animenin o güzelim atmosferi sayesinde izlediğiniz yerde rahatlıktan eriyip gidiyorsunuz ve aynı zamanda ekranda olup biteni takip etmeye devam edebiliyorsunuz. Tabi bu benim için her ne kadar harika bir yön olsa da animeleri maratonlamayı sevenler için kötü bir yön olacaktır. Çünkü, Aria the Animation öyle bir oturuşta beş altı bölüm izleyebileceğiniz tarzda bir anime değil. Bu daha çok günde sadece bir bölüm izleyip, yirmi dakikalığına kafanızı dağıtacağınız ve ertesi gün bir daha uğrayacağınız bir anime. Mesela ben Aria the Animation'ı onun yanı sıra başka animeler izlerken her akşam yatmadan önce bir bölüm izleye izleye yaklaşık iki haftada bitirdim ve elde ettiğim deneyimden de oldukça memnunum.

ARTILAR:

+ Harika atmosfer

+ Muazzam bir kapanış klibi

+ Muhteşem soundtrackler

+ Sevilesi karakterler

+ İzleyiciyi rahatlatma konusunda çok başarılı

EKSİLER:

- Birkaç bölüm dışında senaryo tırt

- Daha fazla bilim kurgu ve fantezi ögesi yerleştirilebilirmiş

PUANLAMA

Görsellik: 8

Ses: 10

Senaryo: 6

Karakterler: 8

İşleniş: 7

 Aria the Animation, izlediğim en iyi Iyashikei animelerinden birisiydi ve animelerde deneyim ettiğim en iyi atmosferlerden birisine sahipti. Eğer kafanızı az da olsa dağıtabileceğiniz ve izlerken rahatlayabileceğiniz bir anime arıyorsanız Aria the Animation'a kesinlikle bir şans vermelisiniz.

GENEL PUAN:

https://www.turkanime.net/anime/aria-the-animation

KAPAK FOTOĞRAFI

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları