En iyi bulduğum 11 orijinal anime serisi.

ÖNEMLİ NOT

 Bu liste herhangi bir kaynaktan alınmamıştır ve tamamen benim şahsi görüşlerimden oluşmaktadır ve diğer yaptığım listelerden farklı olarak, animenin konusundan sonra anime hakkındaki düşüncelerimi kısa bir şekilde dile getireceğim. (11-10-9'uncu sıradaki animeler hariç)

11| Cowboy Bebop

 Stüdyo: Sunrise | Yayın Yılı: 1998-1999

 2021 yılında gezegenler arasında seyahat mümkün hale gelmiştir. Ancak, gezegenler arasında ulaşımı sağlayan atlama ağında büyük bir düzensizlik bulunmaktadır. İhmal edilen bu aksaklık sistemde büyük bir felakete yol açar. Ayda bulunan atlama geçidi infilak eder ve ay yüzeyinde büyük bir delik oluşur. Patlama sonucunda aydan kopan parçalar dünya yüzeyine düşer ve süreğen bir meteor sağnağına yol açar. Bu olay dünya yüzeyinin büyük bir bölümünü ve milyarlarca insanı yok eder. İnsanların büyük bir bölümü yer altına sığınır. İmkanı olanlar Mars ve Venüs gezegenleri ile yaşam koşulları oluşturulan bazı astetoid ve Jupiter uydularına yerleşirler.

 Cowboy Bebop, bu olaydan 50 yıl sonra, 2071 yılından başlayarak gerçekleşen olayları konu alır. Spike Spiegel ve iş ortağı Jet Black güneş sisteminde faaliyet göstermekte olan iki haydut avcısıdır. Oldukça tehlikeli ve zor bir meslek icra eden ikili geçimlerini sağlayabilmek için, Bebop isimli gemileri ile, aranılan suçluların peşinden sistemin bir ucundan diğer ucuna yolculuk etmektedir.

 Anime, Bebop tayfasının, suçluların peşinde yaşadıkları olaylar etrafında şekillense de aslında her bir karakterin geçmişi ile yüzleşmesini konu alır.

Image

 http://www.turkanime.tv/anime/cowboy-bebop

10| Higashi no Eden

 Stüdyo: Production I.G | Yayın Yılı: 2009-2010

 22 Kasım 2010’da 10 füze Japonya’yı vurur. Ancak kimsenin hayatını kaybetmediği bu benzeri görülmemiş terörist saldırısı daha sonradan “Dikkatsiz Pazartesi” olarak anılmaya başlanacaktır ve bir süre sonra neredeyse herkes bu olayı unutur...

 3 ay sonra, mezun olmak üzere olan Saki Morimi Amerika’ya geziye gider. Washington DC’de, Beyaz Saray’ın önündeyken başı beklenmedik bir belaya giren Saki, şans eseri kendi vatandaşlarından biri tarafından kurtarılır. Fakat kendisini Akira Takizawa olarak tanıtan bu genç tam bir muammadır. Hafızasını kaybetmiş, bir elinde tuttuğu silah ve diğer elindeki cep telefonu harici çıplaktır. Bu telefon ise dijital olarak yaklaşık 8,200,000,000 yene (82 milyon dolar) sahiptir.

 Animenin 2 devam filmi de mevcuttur.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/higashi-no-eden

9| Code Geass Series

 Stüdyo: Sunrise | Yayın Yılı: 2006-?

 10 Ağustos 2010'da, Britanya imparatorluğu Japonya'ya savaş açar. Japonya, Britanya İmparatorluğu'nun en yeni silahı olan "Knightmare Frame"e karşı hiçbir şey yapamaz ve istila edilir. Japonya’nın adı “Alan 11” olarak değiştirilir ve vatandaşlarına da "11'ler" adı verilir. Japonya'da yaşayan Britanyalı Lelouch, Britanya’yı yok edeceğine yemin eder.

 Savaştan yedi yıl sonra; Lelouch lisede okumaktadır. İçinde askeri bir sır barındıran kamyonu çalan teröristler yoldan çıkarlar. Lelouch, kontrol etmek için kamyonun yanına gider. Duyduğu ses yüzünden içine bakmak ister ama içeride mahsur kalır. Kamyon tekrar hareketlenir, üstelik peşlerinde Britanya özel kuvvetleri vardır. Teröristlerden Karen, Nightmare olarak adlandırılan dev robot ile karşı saldırıya geçer. Kaçmayı başaramayan Lelouch kamyonun içerisinde yakalanır. Onu yakalayan çocukluk arkadaşı Suzaku’dur. Bu sırada kapalı olan bölme açılır ve içinden esrarengiz bir kız çıkar. Bu sırada olay yerine gelen Britanya askerleri Lelouch ve kızı yakalar. Leouch'un vurulmasına engel olmak isteyen Suzaku, Britanya askerleri tarafından vurulur. Lelouch’un öldürülmesine engel olmak isteyen kız da vurulur, ölmeden önce Lelouch’a özel bir güç “GEASS” verir. Lelouch, bu gücü Britanya İmparatorluğunu yok etmek için kullanmaya karar verir.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/code-geass-hangyaku-no-lelouch

8| Charlotte

 Stüdyo: P.A. Works | Yayın Yılı: 2015

 Hikâyemiz, bir grup ergenlik çağındaki kız ve erkeğin arasında görülen özel yetenekleri konu almaktadır. Yuu Otosaka gücünü kimseye bir şey belli etmeden kullanıp, normal, sıradan bir okul hayatı yaşamaktadır. Birdenbire karşısına Nao Tomori adında bir kız çıkar. Onunla karşılaşmasından dolayı, özel güç kullanıcılarının kaderi açığa çıkacaktır.

 Charlotte içerdiği karkater kadrosuyla ve dramıyla beni kendisine çok sıkı bir biçimde bağlamış olan bir anime. Animenin yaratıcısı olan Jun Maeda aynı zamanda Angel Beats! animesinin de yaratıcısı. Zaten iki anime ilerleyiş bakımından neredeyse tıpatıp aynı. Animenin başları komedi ağırlıklıyken, bir yerden sonra iyice drama kaymaya ve asıl olayını bize göstermeye başlıyor. İkisi de 13 bölümde hikayelerini anlatıp bitiren kısa animeler.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/Charlotte

7| Nagi no Asukara

 Stüdyo: P.A. Works | Yayın Yılı: 2013-2014

 Uzun zaman önce, insan medeniyeti deniz altında yaşardı. Fakat bir gün, yeryüzünde yaşamak isteyen insanlar, karaya doğru göç etmeye başladı. İnsanlar ilk kez birbirinden burada ayrıldı. Deniz ve kara… Deniz Kasabası’ndan 4 ortaokul öğrencisi; Hikari, Manaka, Chisaki ve Kaname. Okullarının kapanmasından dolayı, yeryüzünde bir okula gitmeye mecbur kaldılar. Bu onların hayatlarının dönüm noktası olacaktı. Bu hikaye, onların yeni bir çevreye ve arkadaşlara nasıl yelken açtıklarının apaçık bir kanıtı…

 Nagi no Asukara büyülü atmosfere sahip bir anime. Bu atmosferi oluşturan en büyük etkenlerden birisi ise animenin müzikleri. Animenin müzikleri tek kelime ile mükemmeller. Animeyi izlerken atmosferi sayesinde kendimden geçtiğimi söyleyebilirim, özellikle ikinci yarısında. Anime yer yer beni üzdü, yer yer güldürdü, yer yer ise kalbimi sıcaklıkla doldurmayı başardı. Animedeki olaylar dram ve romantizm üzerinden dönüyor ama muhteşem bir drama ve romantizme sahip değil. Hatta izlerken yer yer sıkıldığım oldu ama bitirdikten biraz zaman geçtikten sonra geriye dönüp baktığımda Nagi no Asukara çoktan favori animelerim arasında yerini almıştı.

Image

6| Just Because!

 Stüdyo: Pine Jam | Yayın Yılı: 2017

 Lisenin son yılının son dönemindeki üç öğrenci, gelecekteki hayatlarına yön vermek için planlar yapmaktadır ama bu planlar yeni gelen bir transfer öğrenci ile biraz değişecektir. Bu transfer öğrenci beş ana karakterimizden ikisi olan Natsume Mio ve Souma Haruto'nun ortaokuldan arkadaşıdır. Izumi Eita yedinci sınıfın üçüncü döneminde başka bir şehre taşınmıştır ve dört senedir eski şehrindeki arkadaşlarıyla görüşmemiştir. Zaten bir üniversiteye çoktan kabul edilmiş olan Eita'nın planı sıkıcı birkaç ay geçirip üniversiteye gitmektir ama işler beklediği kadar sıkıcı gitmeyecektir. Bu transfer öğrencinin gelmesinin ardından Morikawa Hazuki ve Komiya Ena'nın hayatı da oldukça değişecektir. 

 Anime hakkında görüşlerim için incelememde yer alan "Kişisel Görüşlerim" kısmını okuyabilirsiniz ama bir uyarım var, o kısım ağır spoiler içermekte eğer animeyi daha izlemediyseniz okumamanızı tavsiye ederim.

 https://www.animeler.net/galeri/just-because-anime-incelemesi

Image

http://www.turkanime.tv/anime/just-because

5| Ano Hi Mita Hana no Namae wo Bokutachi wa Mada Shiranai. (Ano Hana)

 Stüdyo: A-1 Pictures | Yayın Yılı: 2011

 Jinta Yadomi'nin liderleri olduğu 6 çok yakın çocukluk arkadaşı, gruptan biri olan Meiko Honma (Menma)'nın ölmesiyle dağılır. Jinta, Menma'yı ölmeden önce kırmış fakat özür dileyememiştir. 10 yıl sonrasında herkes farklı bir hayat sürerken Jinta Yadomi de içine kapanık asosyal biri olmuştur.

 Menma bir gün fiziken büyümüş fakat çocuk gibi davranan haliyle Jinta'nın karşısında belirir. Menma'yı Jinta'dan başka kimse göremez. Jinta bunun yaşadığı stresli hayattan dolayı oluşan bir halüsinasyon olduğunu düşünür; fakat Menma'nın Jinta'dan bir dileği vardır: Eski çocukluk arkadaşlarını bir kez daha bir araya getirmek.

 Şu ana kadar bir sürü farklı dram animesi izlemişimdir ama Ano Hana hepsinin içinde en iyisiydi. Gerçekten duygularıma dokunmayı başarmıştı. Final sahnesi yavaşça biterken göz yaşlarımın çeneme doğru süzüldüğünü hissedebiliyordum. 

 Ano Hana kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm bir dram animesi.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/ano-hi-mita-hana-no-namae-wo-bokutachi-wa-mada-shiranai

Geldik en değerli kısmımıza

 Buradan sonraki animeler favori 6 animemden 4'ünü içermektedir.

4| Tari Tari

 Stüdyo: P.A Works | Yayın Yılı: 2012

 Hikaye yetişkin sayılamayacak yaşta olan ama kendilerini artık çocuk olarak görmeyen beş Japon lise öğrencisini anlatıyor.

 Wakana Sakai müzik dersleri almış ve müziği çok seven ancak annesini kaybettikten sonra müzik hayatını bırakan bir kızdır. Konatsu Miyamoto şarkı söylemeyi seven ve okuldan sonra vokal müzik kulübünde zaman geçiren her zaman olumlu düşünen bir kızdır. Sawa Okita bir at binicisi olmayı hayal eden cesur bir okçuluk kulübü üyesidir. Taichi Tanaka üniversiteli ablasıyla birlikte yaşayan, profesyonel bir badminton oyuncusu olmanın hayalini kuran bir erkektir. “Wien” ise Avusturya'da 12 yıl yaşadıktan sonra Wakana’nın sınıfına nakil olan bir erkektir

Müzik Wakana, Konatsu, Sawa, Taichi ve Wien'i lisedeki son yıllarında bir araya getirir ve onlara aralarında, asla kopmayacak bir dostluk verir. 

 Tari Tari huzur dolu bir anime. Çoğu kişiye sıkıcı gelebilecek bir konusu ve olay örgüsü var. Animedeki olaylar oldukça tahmin edilebilir karakterler ise oldukça sıradan. Ama anime sahip olduğu konuyu, karakterleri ve olayları o kadar mükemmel işliyor ki hayran kalmamak elde değil. Hele ki o müzikleri. Animenin müzikleri "K, Zankyou no Terror, Nagi no Asukara"daki müzikler kadar mükemmel olmasa da çoğu tek başına dinlenebilecek müzikler. Bu, tek başına dinlenebilecek müziklerin hepsi çoktan playlistimde yerini almış bulunmakta.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/tari-tari

3| K

 Stüdyo: GoHands | Yayın Yılı: 2012

 Yashiro Isana adlı lise öğrencisi normal hayatını sürdürürken bir gün serseri tipli kişilerden oluşan bir çete tarafından kovalanır. Yashiro'nun köşeye sıkıştığı anda ise Kurou Yatagomi adlı kişi gelerek Yashiro'yu kurtarır.

 Yashiro kurtulduğuna sevinirken bir anda Yatagomi'nin kendisinde kılıç doğrultmasıyla şaşkına döner. Yashiro'ya çok benzeyen biri önemli birisini öldürmüştür ve bu nedenle Yashiro farklı kişiler tarafından aranmaktadır.

 Bu animede beni en çok etkileyen karakterler, animeyi izleyenlerin çoğunda olduğu gibi Mikoto, Munakata, Misaki ve Fushimi olmadı. Ben Neko-Kurou-Shiro arasındaki ilişkiden çok fazla etkilendim ve son bölümde Neko ve Kurou'nun arasındaki konuşmada ağlamama engel olamadım. İlk sezonu çok sevsem de film fazla etki bırakmamıştı üstümde. İkinci sezondan ise nefret ediyorum, en nefret ettiğim animeler arasında. Çünkü ikinci sezon başka bir anime gibi hissettiriyor, köklerinden uzaklaşmış, saçma bir şeye dönüşmüş. İkinci sezonda nefret ettiğim bir çok nokta var ama beni en çok sinirlendiren ise ilk sezondaki tatlı Neko karakterini bir fanservice malzemesine dönüştürmeleri oldu...

Image

http://www.turkanime.tv/anime/K

2| Zankyou no Terror

 Stüdyo: MAPPA | Yayın Yılı: 2014

 Japonya'da bir nükleer tesisteki terörist saldırısından sonra teröristlerin geride bıraktıkları tek iz kırmızı sprey ile yazılmış büyük bir "VON" yazısıdır. Hükûmet yetersizlikten parçalanmış durumdadır ve polisler çılgınlar gibi bu olayın faillerini araştırmaktadır. Bu olayın üstünden altı ay sonra garip bir video internete yüklenmiştir. Kendilerinin Sphinx adlı bir grup olarak tanıtan maskeli iki genç Tokyo'da yıkım ve kargaşaya yol açacaklarını terör faaliyetlerini gerçekleştirmeden önce videolardan duyurarak polise direkt olarak meydan okumaktadır. Videolar terör saldırılarının nerede, ne zaman ve nasıl gerçekleşeceğine dair bilmeceler içermektedir.

 Eskiden Tokyo Polis Departmanı'nda dedektif olarak çalışan ama hükûmetin partisinin başındaki kişiyi bir cinayet davasında katil olarak suçladığından ötürü rütbesi düşürülen Shibazaki Kenjirou bu bilmecelerden birini çözmeyi başardıktan sonra eski amiri tarafından tekrardan dedektiflik rütbesine yükseltilir. 

 Dedektif Shibazaki terör saldırıları gerçekleşmeden önceki kısa sürede Sphinx'in bilmecelerini çözmek ve saldırılara engel olmak zorundadır.

 Zankyou no Terror, anime serisinden çok 4 saatlik bir film gibi geliyor bana. Tek seferde izlemelik mükemmel bir film gibi. Animenin OSTları mükemmeller, özellikle "Is" ve "Von" OSTları.  

 Bu anime hakkında bir kusur bulmaya çalışıyorum ama bulamıyorum. Anime tamamıyla mükemmel bir anime gibi hissettiriyor bana. En sevdiğim animeden bile daha kusursuz geliyor.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/zankyou-no-terror

1| Ryuusei no Gemini (Darker than Black 2nd Season)

 Stüdyo: Bones | Yayın Yılı: 2009

 Syndicate'e ihanet eden Hei ve Yin birlikte kaçarlar ama gerçekleşen bir takım olaylar sonucu Yin ortadan kaybolur. Hei ise Yin'i aramaya koyulur. Rusya'nın Vladivostok kentinde Hei, Suou Pavlichenko adlı 13 yaşındaki gizemli bir kızla karşılaşır. Bu sırada Hell's Gate hala Tokyo'dadır. Artık Contractor olan insanlara tehlike oluşturmasa da, bu bazı Contractor'ların güçlerini kötüye kullanmasını engellemez. Bir başka cepheden ise Misaki Kirihara ve ekibi, gittikçe artan Contractor davalarıyla ilgilenmektedir. 

 Öncelikle eğer Darker than Black serisini izlemediyseniz ilk sezondan sonra direkt bunu izlemeyin. İkisinin arasında geçen olayları anlatan 4 bölüm special var önce onları izlemelisiniz.

 Ryuusei no Gemini benim favori animem. Çoğu kişi ilk sezonu ikinci sezondan çok daha fazla seviyor ve ikinci sezonu beğenmiyorlar sebepleri ise genellikle Hei'in asıl karakterini kaybetmesi, ana karakterliğin Suou'ya geçmesi ve olayların çok sığ olması oluyor. Bana göre ise tam tersi, Hei ilk sezonda bana çok odun bir karakter gibi geliyordu, sırf havalı yapmak için odun gibi duran, etrafındaki olaylara adam akıllı tepki vermeyen bir karakter. Hei'in gerçekten bir karakter olduğunu hissettiğimiz tek yerler kız kardeşi ile ilgili sahneler oluyordu. İkinci sezonda ise Hei bir karaktere sahipti, sevdiği herkesi kaybettiği için kendini alkole vurmuş daha karamsar, çökmüş bir karakterdi bu ve ben bu konsepte bayılırım, asla yıkılmaz gibi görünen bir karakterin yıkılması bana onun da bir insan olduğunu hatırlattığından daha gerçekçi ve hoş gelir. Suou kısmına gelirsek ben ana karakterin Suou olmasından oldukça memnunum, Suou gerçekten güzel yazılmış bir karaktere sahip. Ve son olarak olay örgüsüne gelirsek, ikinci sezon ilk sezondan çok daha iyi bir olay örgüsüne sahip. Zaten ilk sezonun adam akıllı bir olay örgüsü de yoktu. Olaylar çok bölümsel ilerliyordu her bölümün ayrı bir hikayesi vardı resmen. İkinci sezon ise tamamen tek bir olayın üzerinden gittiği için daha çok hoşuma gitmişti benim ve bu olayı da çok iyi işlemişlerdi. Anime hakkındaki tek sıkıntım keşke Tokyo'da geçen bölüm sayısı sadece bir olsaydı, ben Rusya'nın o karlı, soğuk atmosferini çok sevmiştim. Gerçi bu sadece Ryuusei no Gemini'ye karşı olan bir sevgi değil ben genel olarak karlı atmosferleri seviyorum her şeyde.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/darker-than-black-ryuusei-no-gemini

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları