Fantastik bir maceraya çıkmaya ne dersiniz?

NOT

 Bu liste herhangi bir kaynaktan alınmamıştır ve tamamen "ŞAHSİ" görüşlerimden oluşmaktadır.

 Liste "Fantezi ve Macera" türlerini bir arada içeren animelerden oluşmaktadır.

11| Mononoke Hime

Image

Stüdyo: Studio Ghibli | Yayın Yılı: 1997 | Türler: Aksiyon, Macera, Fantezi

 Köyünde huzur dolu bir yaşamı olan Ashitaka, bir gün ormandan kötü bir varlığın gelmekte olduğu fark eder. Ormanın sınırından hızla çıkan Orman Tanrısı, değdiği her şeyi yok ederek ilerlemektedir. Köyünden küçük bir kızı kurtarmak için, canavara dönüşmüş olan Orman Tanrısı'na saldıran Ashitaka, mücadele sonunda canavarı öldürür ama ölümcül bir yara alarak lanetlenir. Bu lanetten kurtulmak için bir yol aramak üzere köyden ayrılan Ashitaka, kendisine yardım edebileceğini umduğu Ormanın Ruhu'nu aramaya başlar.  Ancak Ormanın Ruhu'nu arayan başkaları da vardır: Lady Eboshi ve Irontown sakinleri. Lady Eboshi ve Prenses Mononoke arasındaki savaşta kazanan olmadığını ve hem insanların hem de doğanın zarar gördüğünü fark eden Ashitaka, onları durdurmaya çalışacaktır.

 Aslında on birinci sıra için Mononoke Hime ve Fullmetal Alchemist: Brotherhood arasında kararsız kalmıştım. İkisi de sevdiğim güzel animelerdi. Ancak Mononoke Hime benim için bir noktada FMAB'dan öne çıkıyordu. Mononoke Hime doğa ile iç içe bir animeydi ve ben animelerde mekan olarak şehirden çok, doğayı seven birisiyim.

http://www.turkanime.tv/anime/mononoke-hime

10| Kaze no Tani no Nausicaä

Image

Stüdyolar: Studio Ghibli, Studio Hibari | Yayın Yılı: 1984 | Türler: Macera, Fantezi

 Dünyadaki son büyük savaşın ve endüstrinin çöküşünün üzerinden bin yıl geçmiştir. Dünyayı çöller, tehlikeli böcekler, zehirli bitkiler sarmakta ve bazı mantar türlerinin yaydığı zehirli gazlar atmosfere yayılarak gittikçe azalan insan ırkını tehdit etmektedir. Nausicaä, az sayıda insanın tarımla uğraşıp böcek ve mantarlarla mücadele ederek yaşadığı Rüzgar Vadisinin prensesidir. Bir gün vadiye başka bir krallığın uçağı düşer. Sadece kargosu sağlam kalmıştır, arkasından krallığa ait askerler gelerek vadiyi ele geçirirler. Kargoda bin yıldır unutulan ve başka bir krallıktan çalınan dünyayı değiştirmekte kullanılacak bir şey vardır. Rüzgar Vadisi bu iki krallık için hedef haline gelirken Nausicaä dünyayı eski haline getirmenin yolunu keşfetmiştir.

http://www.turkanime.tv/anime/kaze-no-tani-no-nausicaa

9| Pokemon: The Origin

Image

Stüdyolar: Production I.G, Xebec, OLM | Yayın Yılı: 2013 | Türler: Aksiyon, Macera, Komedi, Fantezi, Çocuk

 Pokémonlar, değişik tiplerde ve boyutlardaki harika yaratıklardır. Her pokémonun diğerlerinden farklı gücü, yeteneği ve kişiliği vardır. Doktor Yukinari Ookido hayatını bu yakalanabilir, eğitilebilir, ticareti yapılabilir ve birbirlerine karşı savaştıralabilir büyüleyici varlıkları araştırmaya adamıştır. Ancak dışarıda laboratuvarından yapabileceğinden daha fazla şey vardır. Bundan dolayı iki genç çocuğa kendilerine ait bir pokémon ve pokémonlar hakkında bilgisayarlı ansiklopedi içeren bir katalog (Pokédex) verir. Bu gençlerden birisi, küstah, tutkulu ve biraz kibirli olan, Doktor Ookido'nun yeğeni, Green'dir. Diğer genç ise, Green ile eşit derecede tutkulu ve ondan daha meraklı birisi olan Red'dir. Bu iki genç, pokémon ligi şampiyonu olmak ve tüm pokémonları yakalamak için bir maceraya çıkarlar.

 Aslında pokémon animelerini fazla seven birisi değilim, oyunları her zaman animelerinden çok daha güzel gelmiştir bana. Pokémon: The Origin'i sevme nedenim de tam olarak bu. Çünkü bu anime orijinal pokémon oyunu olan "Pokémon Red and Green" oyunun bire bir aynısı. Aynı karakterler, aynı ilerleyiş, aynı hikaye. Animenin tek sıkıntısı çok kısa olması. Sadece dört bölümden oluşuyor. Gönül isterdi ki on iki-on üç bölümlük yeterince uzun bir anime olsun. Fakat bu haliyle bile, oyununu sevenler için yeterince iyi bir anime.

http://www.turkanime.tv/anime/pokemon-the-origin

8| Soredemo Sekai wa Utsukushii

Image

Stüdyo: Studio Pierrot | Yayın Yılı: 2014 | Türler: Macera, Romantizm, Fantezi, Shoujo

 Güneş Krallığı'nda, güneş ışığı şehir halkının bir parçası haline gelmiştir. Halk, hiçbir zaman yağmur yağdığını görmemiştir. Ancak Yağmur Düklüğü olarak adlandırılan uzak bir yerde herkesin sesiyle yağmur yağdırma gücü vardır.

 Güneş Krallığı'nın kralı olan Livius Orvinus Ifrikia, tahta geçtikten sonra üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde tüm dünyayı fethetmiştir ve Yağmur Düklüğü'nün bu özelliğinden haberi olmuştur. Bunun sonucunda Livius, Yağmur Düklüğü'nün prenseslerinden biri ile evlenmeye karar verir. 

 Ancak Livius'un zalim ve merhametsiz bir hükümdar olduğunun dedikoduları vardır. Dört kardeş arasından kısa çöpü çeken Nike Remercier, kendisini en kötüsüne hazırlayarak Livius ile evlenmek için Güneş Krallığı'na yola çıkar. Fakat, sonunda nişanlısı ile tanıştığında, Nike, kralın aslında beklediğinden tamamen farklı birisi olduğunu öğrenecektir.

 İzlediğim en iyi shoujo animesi. Yaptığım incelemesi için: Soredemo Sekai wa Utsukushii Anime İncelemesi

https://www.animeler.net/galeri/soredemo-sekai-wa-utsukushii-anime-incelemesi

7| Ookami to Koushinryou (Spice and Wolf)

Image

Stüdyo: Imagin | Yayın Yılı: 2008 | Türler: Macera, Fantezi, Tarihi, Romantizm

 Craft Lawrence, yük arabasıyla birlikte kasabadan kasabaya yolculuk eden gezgin bir seyyar satıcıdır. Orta Çağ Avrupa’sına benzeyen yaşadıkları bu dünyada, Lawrence’ın yolu Pasroe adlı eskiden uğradığı kasabalardan birine tekrar düşer. Şansına hasat festivalinin ortasına ve kutlamalara denk gelir. Buradaki halkın kendilerine iyi bir yıl getireceğine inandıkları bereket tanrıçası adına düzenlenen bir festivaldir bu.

 Kasabadan ayrılırken Lawrence arabasının arkasında uyumakta olan bir kız bulur. Kurt kulakları ve kuyruğu dışında normal bir insan görünümünde olan bu kız kendini kasabanın inandığı bereket tanrıçası Horo olarak tanıtır. Kasabayı koruma görevinin sorumluluğuna rağmen, insanların kendisine olan inançlarının azaldığına ve zaten uzun yıllar boyunca ekinlerin iyi olmasını sağladığına inanarak artık kuzeydeki anavatanı Yoitsu’ya geri dönmek istemektedir.

 Yolculukları boyunca Horo’nun yaşadığı yüzyılların getirdiği bilgelik, Lawrence’ın ticari kârlarında işine yaramaya başlar ve birlikte iyi bir takım oluştururlar. Fakat aynı zamanda Horo’nun doğası, kilisenin de dikkatini çekecektir…

http://www.turkanime.tv/anime/ookami-to-koushinryou

6| Mushishi

Image

Stüdyo: Artland | Yayın Yılı: 2005-2006 | Türler: Macera, Fantezi, Tarihi, Gizem, Seinen, Slice of Life, Doğaüstü

 Mushiler varlıkları ya da görünümleri pek çok insan tarafından bilinmeyen güzemli varlıklardır. Değişik formlarda nadir insanlar tarafından görülebilirler. Bunlardan biri olan Ginko, çeşitli yerlerde mushileri inceleyen; yeri geldiğinde insanlara ve mushilerle problemlerinde yardımcı olan gezgin bir “mushishi”dir (mushi uzmanı).

 Mushishi izlemekten gerçekten zevk aldığım nadir "Episodik" animelerden. Animenin yavaş ilerleyen ağır bir havası var bu yüzden yer yer izleyiciyi sıkabilen noktaları da mevcut. Ancak her bölümün kendisine ait bir hikayesi olması ve bu hikayelerin harika fantastik ögeler ve gizem ögeleri ile donatılmış olması bu sıkıcı noktaları bile ilgi çekici yapabiliyor. Mushishi için anime kılığındaki bir antidepresan desek yanlış olmaz herhalde. Hayatın stresinden ve depresifliğinden uzaklaşmak istenildiğinde başvurabilecek rahatlatıcı bir anime. Animenin bana göre tek eksik yanı Ginko karakterinin fazla üstüne gidilmeyip yeteri kadar işlenmemiş olması.

www.turkanime.tv/anime/mushishi

5| Madan no Ou to Vanadis

Image

Stüdyo: Satelight | Yayın Yılı: 2014 | Türler: Macera, Ecchi, Fantezi, Harem, Romantizm

 Batı Avrupa'nın fantezi versiyonunda, savaş zamanlarında geçen hikayede, Zhcted'in (baş krallıklardan biri) Vanadislerinden (her biri, 7 bölgeden birini temsil eden, doğaüstü güçlere sahip 7 kadın savaşçı), Eleanor "Ellen" Vertalia, Brune'deki (rakip krallık) bir savaşı yönetmektedir. Vanadislerin gücü düşmanlarına korku saçmaktadır. Brune'nin hizmetindeki bir Kont olan, Tigre diye tanınan bir genç okçu, savaşta yenilmelerinden önce, Ellen'in gücünü ilk elden tadar. Her nasılsa Ellen, Tigre'nin yeteneklerine tanıklık ettikten sonra, Tigre'nin ona hizmet etmesi şartıyla hayatını bağışlar.

 Ecchiden, abartıldığında ya da çok klişe şekilde kullanıldığında nefret eden birisiyim. Haremi ise direkt olarak sevmem. Bu animeyi ecchi-hareme rağmen sevmemi sağlayan iki neden var. İlki savaş kısımları. Bu animenin savaş kısımları aksiyondan çok taktiksel strateji üstüne kurulu ama aksiyon dozajı da az değil. İkinci kısmı ise sahip olduğu dünyası. Anime klasik bir Orta Çağ temasında geçse de Vanadisler, büyülü silahlar ve sahip olduğu karakterler o kadar başarılı ki bu klasik temayı, sevmeyeni için bile ilgi çekici hale getirebiliyor. Animenin tek sıkıntısı sadece 13 bölümden oluşması. Animeyi bitirdiğimde çok çabuk bitmiş hissine kapılmıştım. Belki animenin orta ve son kısmındaki olaylar 4-5 bölüm daha uzun olup daha geniş bir yelpazede işlenebilirdi.

http://www.turkanime.tv/anime/madan-no-ou-to-vanadis

DEVAM ETMEDEN ÖNCE

 Buradan sonraki kısım gerçekten çok sevdiğim, "En Sevdiğim 15 Anime" diyebileceğim animelerden dört tanesini içeriyor.

4| Akame ga Kill!

Image

Stüdyo: White Fox | Yayın Yılı: 2014 | Türler: Aksiyon, Macera, Dram, Fantezi, Shounen

 Tatsumi, kırsal kesimde yaşayan genç ve güçlü bir savaşçıdır. O ve 2 arkadaşı fakir köyleri için para kazanma hayali ile imparatorluk başkentine doğru yola çıkarlar. Ancak, büyük umutlarla geldikleri başkent, hiç de düşündükleri gibi çıkmayacaktır. Başkentin acımasızlığı ile yüzleştikten sonra hiç de düşündüğü bir yer olmadığını anlayan Tatsumi'nin yolu, bir olay sırasında Akame ve Night Raid adlı suikast örgütü ile kesişir. Bu bozulmuş topluluk karşısındaki devrimcilerin suikast kolu olan Night Raid'e katılma kararı alan Tatsumi, artık Night Raid'in yanında başkente karşı savaşacaktır. Night Raid, görevini kötüye kullanan, halka zorbalık yapan insanlara suikast düzenlemeye devam ederken, tüm bu her şeyin başında olan başbakan Night Raid'e karşı en iyi askerlerinden oluşan bir grup kurar: Jeagers (Avcılar). Night Raid ile Jaegars'ın kapışması hiç de kolay olmayacaktı.

 Akama ga Kill'i bu kadar çok sevmemi sağlayan etken ne harika aksiyon sahneleri ne de güzel hikayesiydi. Bu animeye beni bağlayan ve bu kadar çok sevmemi sağlayan etken karakterleri olmuştu. Onlarla beraber güldüm, onlar ile üzüldüm ve onlar ile ağladım. Beni tamamen, karakterlerin üzerinden verilen dram etkilemişti. Eğer bu dram olmasaydı büyük ihtimalle Akame ga Kill! bu kadar çok sevdiğim bir anime olmazdı. Ayrıca animedeki dramın yanı sıra içerdiği fantezi ve macera ögeleri de beni oldukça etkilemişti. Mangası da çok güzeldir eğer manga okumayı seviyorsanız, animeyi izlemeden önce veya izledikten sonra mangasını okumanızı tavsiye ediyorum.

http://www.turkanime.tv/anime/akame-ga-kill

3| Made in Abyss

Image

Stüdyo: Kinema Citrus | Yayın Yılı: 2017 | Türler: Bilim Kurgu, Macera, Gizem, Dram, Fantezi

 Dünyada tek keşfedilmemiş olan devasa çukur ve mağaralar sistemine Abis deniliyordu. Derinliklerinde garip ve harika yaratıklar barındıran bu mağaralar sistemi aynı zamanda şu anki insanlığın üretemediği kalıntılar ile de doludur. Abis’in sahip olduğu bu gizemler, insanları onu keşfetmesi için cezbeder. Uçurumdan aşağı korkusuzca çukura dalan bu maceracılara ise “Mağara Akıncıları” denilir. En iyi ve cesur mağara akıncıları olan “Beyaz Düdükler” yüzeydeki insanlar tarafından efsane olarak görülürler. Riko, Abis’in derinliklerinde kaybolmuş bir beyaz düdük olan “Yokedici Lyza”nın kızıdır. Annesi gibi bir beyaz düdük olmayı ve Abis’in en derinlerini keşfetmeyi istemektedir. Ancak Riko sadece acemi bir kırmızı düdüktür ve yedi katmana sahip olan bu çukurun sadece ilk katmanına inme izni vardır. Buna rağmen Riko ilk katmanda şanslı bir karşılaşma yaşar.İlk katmanda olmaması gereken bir yaratık tarafından kovalanırken genç bir oğlan görünümündeki robot tarafından kurtarılır. Riko, robotu “Reg” olarak isimlendirir ve ona nereden geldiğini sorar ama Reg hiçbir şey hatırlamadığını söyler. Riko, Reg’in sahip olduğu teknolojilerden dolayı onun Abis’in derinliklerinden geldiğini düşünür ve ikisi hem Reg’in anılarını bulmak için hem de Riko’nun annesinin başından geçen gerçeği öğrenmek için Abis’in derinliklerine inmeye karar verirler. Ancak, Abis’in derinliklerinde onları nelerin beklediğine dair en ufak fikirleri dahi yoktur.

 Hakkında yazmış olduğum detaylı inceleme için tıklayınız: Made in Abyss Anime İncelemesi

http://www.turkanime.tv/anime/made-in-abyss

2| No Game No Life

Image

Stüdyo: Madhouse | Yayın Yılı: 2014 | Türler: Oyun, Macera, Komedi, Doğaüstü, Ecchi, Fantezi

 Kız ve erkek kardeş olan Sora ve Shiro, oyun dünyasında ün yapmış ve ünleri internette yayılmış, evlerinden hiç çıkmayan iki parlak NEET’tir (Ç.N. Animenin başında NEET tanımlanacaktır, Türkçesi işsiz güçsüz demek ama animede NEET olarak kalacaktır). Hikaye, gerçek hayatı da başka bir berbat oyun olarak gören bu iki kardeş etrafında şekilleniyor. Bir gün “Tanrı” adında bir kişi tarafından alternatif bir dünyaya çağırılırlar. Burada Tanrı, bütün savaşları yasaklamıştır ve “her şeyin oyunlarla karara bağlanacağı” bir dünya yaratmıştır, hatta ülke sınırlarının bile. İnsanlık, diğer ırklar tarafından arta kalan şehirlere doğru geri püskürtülmüştür. Acaba hiçbir işe yaramaz Sora ve Shiro, bu alternatif dünyada “insanlığın kurtarıcısı” olabilecekler mi?

 No Game No Life, hala anime izlememi sağlayan anime oldu diyebiliriz. Anime izlemeye Death Note ile başlamıştım ve bitirdikten sonra "güzeldi" diye düşünmüştüm ama beni pek etkilememişti. Bunun üstünden 3 ay geçtikten sonra ise sevdiğim bir youtuber videosunda yeni çıkmış ve neredeyse sezon finaline gelmiş bir animeden bahsetmişti: "No Game No Life". Animeyi kısaca özetlemişti ve konusu da benim ilgimi çekmişti. Animeye göz attıktan sonra ise üstümde çok büyük bir etki bırakmıştı ve anime izlemeye devam etmemi sağlamıştı. Animedeki akıl oyunları, komedi ve doğaüstü unsurları o kadar güzeldi ki aşık olmuştum resmen. No Game No Life eğer hikayesini aynı kalitede işlemeye devam ederek güzel bir şekilde final yaparsa benim için Ryuusei no Gemini'ye bir rakip olacak gibi duruyor.

http://www.turkanime.tv/anime/no-game-no-life

1| Rokka no Yuusha

Image

Stüdyo: Passione | Yayın Yılı: 2015 | Türler: Aksiyon, Macera, Fantezi, Büyü, Gizem

 Efsaneler şöyle söyler; iblis tanrı karanlığın derinliklerinden uyandıklarında, dünyanın cehenneme dönüştüğü zamanda, Kader tanrısı altı tane kahraman seçip, onlara dünyayı kurtaracak güçler bahşeder. Seçilen kahramanların sayısı her zaman altıdır. Ayrıca onlara Altı Çiçek Kahramanları denirdi.

 Kendini “dünyanın en güçlü adamı” olarak tanımlayan Adlet Mayer, altı kahramandan birisi seçilmek umudu ile Piena kıtasına gelir. Piena’ya geldiği sırada orada savaşçılar arasında düzenlenen bir turnuvanın ikinci yarı finali oynanmaya başlayacaktır.Düello tam başlarken Adlet düelloyu bölerek araya girer ve kendisini “dünyanın en güçlü adamı” olarak tanıtarak yarı finalde birbirleriyle savaşacak olan iki kişiye karşı tek başına meydan okur. Adlet iki savaşçıyı da kolaylıkla yendikten sonra ödüllendirileceğini düşünmektedir lakin işler sandığı gibi gitmez ve kutsal bir turnuvayı bölmekten dolayı hücreye kapatılır. Adlet burada yaklaşık on ay kaldıktan sonra Majin’in uyanışıyla beraber altı kahramandan birisi seçilir ve bundan hemen sonra Piena Prensesi Nashetania Loei Piena Augustra tarafından hücresinden çıkarılır ve onunla beraber kahramanların buluşma noktası olan tapınağa gider. Diğer kahramanlar da bu tapınağa gelmiştir ama bir sıkıntı vardır. Her zaman altı olarak seçilen bu kahramanlardan bu sefer yedi tane vardır. Kahramanlar aralarından birisinin sahte olduğundan şüphe duyarlar ve bu şüphe Adlet üzerinde yoğunlaşır. Adlet bir yandan sahte kahramanın kim olduğunu çözmeli ve bir yandan da bu gizemi çözmeye çalışırken hayatta kalmalıdır.

 Rokka no Yuusha hakkında yazdığım inceleme için: Rokka no Yuusha Anime İncelemesi

http://www.turkanime.tv/anime/rokka-no-yuusha


KAPAK FOTOĞRAFI

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları