Beklentileri karşılayamayan ya da hype altında ezilen 11 anime...

HAYAL KIRIKLIĞI DEMEK KÖTÜ DEMEK DEĞİLDİR

 Bu liste, belli bir beklentiye sahip olarak izlemeye başladığım ama o beklentileri karşılayamayan animelerden oluşuyor. İçlerindeki çoğunu, her ne kadar beni hayal kırıklığına uğratsalar da, hala seviyorum ama içlerinde hiç sevmediğim bir iki anime de var.

Not: Beni en çok hayal kırıklığına uğratan animeden en son bahsettim, onun dışındakiler arasında bir sıralama yok.

Koi to Uso

Image

Stüdyo: LIDENFILMS

Yayın Yılı: 2017

Türler: Dram, Romantizm, Okul

Bölüm Sayısı: 12

Kaynak: Manga

 Koi to Uso'nun senaryo özetini ilk okuduğumda, "Sanırım mükemmele yakın bir romantizm animesi geliyor." demiştim. Çünkü ellerindeki konsept, dram, romantizm, arkadaşlık, komedi gibi bir sürü temayı aynı anda içinde barındırabilecek tarzdaydı. Fakat ne oldu? Karakter gelişimlerine fazla önem vermediler, senaryoya karakterleri benimsememiz için doğru düzgün bir olay örgüsü koymadılar ve günün sonunda neredeyse herkes tarafından nefret edilen bir animeye dönüştü. Ha bana göre kötü müydü, hayır ama kesinlikle iyi bir anime de değildi.

http://www.turkanime.tv/anime/koi-to-uso

Higashi no Eden

Image

Stüdyo: Production I.G

Yayın Yılı: 2009-10

Türler: Aksiyon, Bilim Kurgu, Dram, Gerilim, Gizem, Romantizm

Bölüm Sayısı: 11 + 2 Film

Kaynak: Orijinal

 Higashi no Eden gayet güzel ve sevdiğim bir anime. Senaryosu sanki kaliteli bir Hollywood filminden uyarlanmış gibi harika, karakterleri aşırı iyi olmasalar da sevilesi ve animenin tamamı harika bir işlenişe sahip. Peki bu anime bu kadar iyiyse beni hayal kırıklığına uğratan kısmı neydi? Ben bu animeye aksiyon-romantizm animesi arayışımda denk geldim ve izlemeye başladım. Her ne kadar oldukça güzel bir aksiyona sahip olsa da romantizm yok denecek kadar azdı. Evet, eğer bir anime türlerinde vaat ettiği şeyi bana sunmazsa ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrayan birisiyim. Sonuçta o animeye bir beklentiyle başlıyorum ama aradığımı bulamıyorum, işte bu benim için hayal kırıklığıdır.

http://www.turkanime.tv/anime/higashi-no-eden

Hellsing Ultimate

Image

Stüdyo: Madhouse, Satelight, Graphinica

Yayın Yılı: 2006-12

Türler: Aksiyon, Askeri, Doğaüstü, Korku, Vampir, Seinen

Bölüm Sayısı: 10

Kaynak: Manga

 Başlamadan söyleyeyim ben Hellsing Ultimate'i beğendim. Senaryosu ve karakterleri fena değildi, oldukça güzel bir görselliği vardı ve soundtrackleri de efsaneydi. Ancak bu anime öyle bir abartılıyordu ki, o zamanlar anime izlemeye daha yeni başlamış ve abartılan serilerin hiçbir zaman abartıldıkları kadar iyi olmadıklarını daha öğrenmemiş olan ben, bu anime için çok fena heyecanlanmıştı. Bir de Ultimate'den önce orijinal Hellsing'i izlemiş ve oldukça beğenmiştim. Herkes de Ultimate'in orijinalinden kat kat daha iyi olduğunu söylüyordu. Zaten heyecanlı olduğum halde çok daha fazla heyecanlanmıştım. Fakat izlediğim şey orijinal Hellsing'den sadece bir tık daha iyi olan bir animeydi, tüm o hype elimde patlamıştı. Her ne kadar animeyi beğensem de, Hellsing Ultimate denilince artık benim aklıma çöpe giden hayaller geliyor...

www.turkanime.tv/anime/hellsing-ultimate

Tales of Zestiria the X

Image

Stüdyo: ufotable

Yayın Yılı: 2016

Türler: Aksiyon, Büyü, Fantezi, Macera

Bölüm Sayısı: 12

Kaynak: Oyun

 Geldik kötü olduğunu düşündüğüm animelerden birisine. Tales of Zestiria the X'ten büyük beklentilerim yoktu, sadece ortalama bir fantezi animesi izlemek istemiştim. Ancak o bana bunu bile veremedi. Senaryosu ve olay örgüsü gereğinden fazla hızlı ilerliyordu, karakter gelişimleri yetersizdi, karakter kadrosunun arasındaki kimya berbattı, tek iyi kısmı görselliğiydi ki zaten bunun tek nedeni de ufotable tarafından animeye uyarlanmış olmasıydı. Oyundan uyarlanma animeler çok nadiren başarılı oluyor ve maalesef Tales of Zestiria the X başarısız olanlardan.

http://www.turkanime.tv/anime/tales-of-zestiria-the-x

Ookami to Koushinryou II

Image

Stüdyo: Brain's Base, Marvy Jack

Yayın Yılı: 2009

Türler: Macera, Fantezi, Tarihi, Romantizm

Bölüm Sayısı: 12

Kaynak: Hafif Roman

 Ookami to Koushinryou'nun ilk sezonunu ayıla bayıla izlemiştim. Oldukça güzel bir olay örgüsüne ve karakterlere sahipti. Ancak ikinci sezonda ortaya çıkan bir karakter ve onunla birlikte gelen aşk rakibi konsepti benim için bu sezonu bitiren hamle olmuştu.

 Oldum olası aşk rakibi konseptinden nefret ederim, çünkü sonunda ne olacağı her zaman bellidir ve her animede neredeyse tıpa tıp aynı işlenir. Bu animede de farklı bir şekilde işlenmemişti. Muhteşeme yakın bir ilk sezonun ardından böyle vasat işlenişe sahip bir ikinci sezon beni çok büyük hayal kırıklığına uğratmıştı. Ama sakın yanlış anlamayın, ikinci sezonun tamamı aşk rakibi konseptinden oluşmuyor. Bu konseptin olmadığı kısımlar tıpkı ilk sezon gibi çok iyiler.

http://www.turkanime.tv/anime/ookami-to-koushinryou-ii

Mushishi Zoku Shou

Image

Stüdyo: Artland

Yayın Yılı: 2014

Türler: Doğaüstü, Gizem, Macera, Fantezi, Seinen, Slice of Life, Tarihi

Bölüm Sayısı: 10

Kaynak: Manga

 Mushishi'nin ilk sezonu, 2 yıl önce TOP 20 listeme girdi ve hala daha da orada bulunuyor. İlk defa bölümsel hikaye anlatımına sahip bir anime, neredeyse tüm bölümlerini bana sevdirmeyi başarmıştı. Ancak ikinci sezonu da güzel olsa da maalesef ilki kadar harika değildi. Bunun sebebi ise ikinci sezonun ilk sezondan daha kötü filan olması değil, aksine tıpa tıp aynı olması. Mushishi çok ağır bir anime, buradaki ağırı yavaş anlamında kullanmıyorum; atmosfer ve hissettirdikleri bakımından oldukça ağır ve insanı rahatlatan bir yapısı var. Ancak, bu tipte yirmi altı bölüm izleyince ve bu bölümlerin her birinin birbirinden bağımsız senaryoları olunca insan yoruluyor. Benim yaptığım en büyük hata ikinci sezonu ilkinden hemen sonra izlemekti.

 İlk sezonun muhteşemliğinden sonra ikinci sezonun, kendisinden önce gelenin üstüne bir şeyler katacağını düşünmüştüm. Fakat ikinci sezon ilkinin aynısı olunca beni hiç etkileyemedi. Her bölüm, "E, ben bunun aynısından yirmi altı tane zaten izledim, ikinci bir sezona ne gerek vardı?" dedim. Ama yine de iyi ki bu sezon var diyorum, çünkü bu sezonun açılış klibi olan Shiver sayesinde Lucy Rose gibi harika bir sanatçıyı tanıma fırsatına eriştim. Ayrıca bu sezonun ilk yarısı da kötü filan değil, hatta gayet iyiydi. İkinci yarısı da kötü değildi ama oraya gelene kadar baya sıkmıştı aynı şeyi izlemek.

http://www.turkanime.tv/anime/mushishi-zoku-shou

Mahouka Koukou no Rettousei

Image

Stüdyo: Madhouse

Yayın Yılı: 2014

Türler: Aksiyon, Bilim Kurgu, Büyü, Doğaüstü, Okul, Romantizm

Bölüm Sayısı: 26

Kaynak: Hafif Roman

 Bu animeye başlamamın tek sebebi internette gezen bir iki aksiyon sahnesini izlememdi. "Sadece bir iki tanesi bu kadar iyiyse, acaba diğerleri nasıl?" diye düşünüp heyecanlanıyordum. Ben nereden bileyim animedeki tek iyi aksiyon sahnelerinin internette gezinen o sahneler olduğunu?

 Mahouka Koukou no Rettousei güzel bir anime olsa da yaptığı en büyük hata yirmi altı bölüme sahip olması. Çünkü senaryo aşırı yavaş ilerliyor, bazı kısımlarda o kadar sıkıldım ki normalde hiç yapmadığım bir şeyi yapıp sahnelerin çoğunu ileriye sardım. Karakter kadrosu ise ana karakter dışında tamamen etkileyicilikten uzak ve isimleri bir kenara yüzlerini bile hatırlamayacağınız kişilerden oluşuyor. Bu animeyi izleyecekseniz sakın benim gibi internette gördüğünüz videolardan gaza gelip izlemeyin, yoksa aslında fena olmayan bir anime ağzınızda buruk bir tat bırakabilir.

http://www.turkanime.tv/anime/mahouka-koukou-no-rettousei

Netoge no Yome wa Onnanoko ja Nai to Omotta?

Image

Stüdyolar: Project No.9

Yayın Yılı: 2016

Türler: Ecchi, Komedi, Okul, Oyun, Romantizm

Bölüm Sayısı: 12

Kaynak: Hafif Roman

 Bu anime güncel olarak izlemeye başladığım ilk animeydi, o güne kadar sadece çoktan çıkmış, ya da bitmesine bir iki bölüm kalmış animeleri izlemiştim ve eğer güncel olarak izlemeye devam edip animeyi yarım bırakmasaydım büyük ihtimalle hayal kırıklığına uğramazdım. Peki ne oldu? Ben animeyi yarım bıraktıktan bir yıl sonra geri dönüp izledim fakat bu süre içinde farklı bir sürü anime izleyince, animelerdeki klişelerin çoğunu öğrendim. Bu anime de bir sürü klişe içeriyordu, her ne kadar bu klişeleri kötü işlemiyor olsa da ben daha özgün şeyler bekliyordum ve hayal kırıklığına uğradım. Ama anime hala güzel, boş bir hafta sonunda rahatlıkla izleyebileceğiniz, tatlı bir anime.

http://www.turkanime.tv/anime/netoge-no-yome-wa-onnanoko-ja-nai-to-omotta

Durarara!!

Image

Stüdyolar: Brain's Base

Yayın Yılı: 2010

Türler: Aksiyon, Doğaüstü, Gizem

Bölüm Sayısı: 24

Kaynak: Hafif Roman

 Durarararararararara güzel bir anime. Fakat ben bu animeyi Baccano! sayesinde tanımıştım (aynı kişi tarafından yazılan ve aynı evrende geçen bir başka anime) ve insanlar Durarara!!'nın da en az Baccano! kadar güzel bir anime olduğundan bahsediyordu. Ben de yine her zamanki salaklığımı yaparak animeye büyük umutlarla başladım ve yine hayal kırıklığına uğradım.

 Öncelikle animenin olay örgüsü doğru hissettirmiyor. Animede tıpkı Baccano!'da olduğu gibi çok fazla ana karakter var ve Baccano!'nun aksine ellerinde bu karakterleri anlatmak için daha fazla zaman var ama nasıl oluyorsa karakter anlatımı ve gelişimi Baccano!'dan daha kötü. Ve bu kadar, animenin açıkça görülen başka kötü bir yönü yok. Her ne kadar benim için hayal kırıklığı olsa da Durarara!! güzel bir anime. Ama belirli bir anime kültürünüz yoksa izlemenizi pek önermem, çünkü çok fazla gönderme var. Bu göndermeleri anlamamak seyir zevkini düşürmese de anlayınca da seyir zevkiniz çok fazla arttığından, belli sayıda anime izledikten sonra bu animeyi izlemeniz sizin için daha iyi olur.

http://www.turkanime.tv/anime/durarara

Sword Art Online 14. Bölümden Sonrası

Image

Stüdyolar: A-1 Pictures

Yayın Yılı: 2012

Türler: Aksiyon, Fantezi, Macera, Oyun, Romantizm

Bölüm Sayısı: 11 (14. Bölümden Sonraki Bölüm Sayısı)

Kaynak: Hafif Roman

SPOILER ZAMANI, eğer SAO izlemeyen azınlık kesimdeyseniz bir alttaki hayal kırıklığına geçiş yapın.

 Geldik benim animelerde yaşadığım ilk hayal kırıklığına. Sword Art Online izlediğim ilk üç dört animeden birisiydi ve kesinlikle harcandığını düşündüğüm bir potansiyeli var. İlk on dört bölümünü çok beğenmiştim fakat Sword Art Online kısımları bitip, olay Kirito'nun Asuna'yı aynısından defalarcasını gördüğümüz bir klon kötü karakterin elinden kurtarmaya geldiğinde çok büyük bir üzüntü yaşamıştım. "Ne yani, o kadar güzel bölümün üstüne yaptığınız şey bu mu yani?" demiştim. Tamam ilk on dört bölüm de öyle aşırı özgün sayılmazdı ama en azından elindeki malzemeyi güzel işliyordu. SAO'nun light novelini okumadım, orada da olaylar bu kadar hızlı ilerliyor mu bilmiyorum, ancak şu sezonun tamamı Sword Art Online oyununun içinde geçse ve en sonda Asuna ile Kirito herkesi kurtarmak için kendilerini feda etse çok daha başarılı bir anime olabilirdi. Ya da kendilerini feda etmezler ve gerçek hayatta mutlu mesut yaşarlardı, her türlü yine de şu ankinden çok daha başarılı bir anime olurdu.

Image

http://www.turkanime.tv/anime/sword-art-online

K: Return of Kings

Image

Stüdyolar: GoHands

Yayın Yılı: 2015

Türler: Aksiyon, Doğaüstü, Süper Güç

Bölüm Sayısı: 13

Kaynak: Orijinal

 K, en sevdiğim birkaç anmeden birisi. Onu bu kadar fazla sevmemin birçok nedeni var; senaryosu ve olay örgüsü muhteşem, karakterleri harika, görselliği mükemmele yakın, müzikleri, özellikle de açılış klibi, efsane ve en önemlisi ana kadrodaki karakterler olan Shiro, Kuroh ve Neko'nun birbiriyle olan uyumu MÜKEMMEL. Böyle bir başyapıttan sonra, ikinci sezon için çok büyük beklentilere girmiştim. K: Missing Kings, iki sezon arasında geçen olayları anlatan bir film olduğundan ondan büyük beklentilerim yoktu, güzel bir film olmasını bekliyordum ve de öyle oldu, iyi değildi ama güzeldi. Ancak ikinci sezon olan K: Return of Kings'i izlemeye başladığımda daha ilk bölümden bir şeylerin ters olduğunu hissetmeye başladım. Mesela dövüşler ilk sezondaki animasyon-konuşma dengesini yakalayamayıp tamamen konuşmaya kaymıştı. Her neyse, en azından senaryo ve karakterler ilk sezonki kadar iyidir diye bu olayı fazla kafaya takmadım. Ana karakterlere gelmeden önce kötü adamlara değinelim. İlk sezonun kötü adamı kendisini fazla gösterebilen birisi olmamıştı ama yine de onu gördüğümüz kısa zamanda bize soğuk terler döktürmüştü. Fakat ikinci sezondaki baş kötü ve yardakçıları hiç de öyle hissettirmiyor, oldukça sıradan ve klişe bir kötü adam takımı oluşturmuşlar. Ayrıca şunu da unutmayalım, ilk sezonda ana karakterimiz Shiro'nun kendisini katil zanlısı konumuna düşüren o kötü adamı bulmaya çalışırken uğraşması gereken farklı karakterler de vardı, kısaca her bölüm bir gerilim ve heyecan içinde geçiyordu, maalesef ikinci sezon bu konuda ilkinin yanına bile yaklaşamıyor. İlk sezonun olay örgüsü bazı yerlerde biraz hızlı ilerliyor gibi hissettirse de tek eksisi buydu, bunun dışında tamamen muhteşem bir olay örgüsüne sahipti. İkinci sezon ise... Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum, sadece düşünmek bile acaba senarist iki sezon arasında nasıl bir trajedi geçirdi de bu kadar sıradan bir senaryo yazabildi diye kendimi yiyip bitirmeme neden oluyor. Ve gelelim beni en çok sinir eden yere. Bu Neko'nun hali ne lan? İlk sezondaki tatlı mı tatlı karakteri alıp neden bir fapservice materyaline çevirdiniz. Bu mu yani, sizin karakterlerinize olan saygınız bu kadar mı? Neko'yu bir fapservice materyali yapma fikrini ortaya atanın da, bu fikri onaylayıp, "Evet bunu animede kullanmamız kesinlikle doğru bir karar." diyenlerin de, buna karşı çıkmayanların da...

 Günün sonunda K: Return of Fapservice Shits, MyAnimeList'te 1 puan verdiğim iki animeden birisi olmayı başardı ve bu puanı sonsuza kadar koruyacak.

http://www.turkanime.tv/anime/k-return-of-kings


KAPAK FOTOĞRAFI

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları