Sangatsu no Lion Birinci Sezon Anime İncelemesi

 Slice of Life türü benim için oldukça dengesiz bir tür. Kaliteli olanlarını aşırı sevsem de boş ve amaçsız olanları beni türe karşı soğutuyor. Çünkü, bu boş ve amaçsız animeler benim neredeyse tüm zevklerime ters düşüyorlar. Bu animelerin çoğu; kurgudan yoksun, bir bölümü diğerini tutmayan, belirli bir amacı olmayan, herhangi iki bölümün yerini değiştirseniz fark edilmeyecek tarzda bomboş animeler. Yine arada eğlenceli olanları var ama onlar da çerez olmaktan öteye gidemiyor. Diğer yandan ise kaliteli olanlar seyirciye gerçekten bir mesaj vermeyi amaçlayan, yazımı düzgün ve gerçek hayatı doğru bir şekilde yansıtabilen animeler. Tabii ki de bu "kaliteli" olanların uyguladığı formülü taklit etmeye çalışıp da kötü olan çürük yumurtalar da var ama 3-gatsu no Lion onlardan birisi değil. Bu anime, çocukluktan yetişkinliğe geçiş döneminde olan ve bu süreçte de içinde bulunduğu depresyondan çıkmaya çalışan bir gencin hikayesi.

Image

SENARYO

 Kiriyama Rei, yakın zamanda tek başına yaşamaya başlamış ve geçimini profesyonel olarak oynadığı Shogi sayesinde sağlamaya çalışan on yedi yaşında bir lise öğrencisidir. Hayatında duygusal ve psikolojik açıdan sıkıntılar çeken Rei'in pek fazla arkadaşı yoktur ve kendisini evlatlık olarak alan aileyle de geçinememektedir. Bunların yanı sıra Shogi kariyeri de inişli çıkışlı olarak ilerlemektedir. Ancak, Rei'yi tanıyan ve ona karşı iyi davranan kişiler de yok değildir. Yeni taşındığı kasabada tanıştığı Kawamoto kardeşler; Akari, Hinata ve Momo, Rei'e eksikliğini hissettiği aile ve dost sevgisini ellerinden geldiğince aktarmaya çalışmaktadırlar. Rei, her ne kadar başka bir aileye daha yük olmamak için kendisini bu kız kardeşlerden uzak tutmaya çalışsa da gördüğü bu ilgi onu içten içe mutlu etmektedir. Yeni tanıştığı bu kız kardeşler ve profesyonel Shogi oynaması sayesinde tanıdığı arkadaşlarıyla beraber Rei, içinde bulunduğu bu depresyondan kurtulacak ve yetişkinliğe adım atacaktır.

Image

 3-gatsu no Lion senaryo açısından oldukça sade bir anime ama güzelliği de bu sadelikten geliyor. Olgunlaşma çağına geçen depresif bir çocuğumuz var ve bu çocuk yeni arkadaşlar edinerek içinde bulunduğu depresif durumdan yavaş yavaş çıkıp hayata geri dönmeye başlıyor. Oldukça basit bir senaryo ama bu senaryo, olay örgüsü sayesinde aşırı doğal hissettiriyor. Animeyi izlerken hiçbir yerde, "Buraya ne ara ve nasıl geldik?" ya da "Böyle bir şeyin gerçek hayatta yaşanması neredeyse imkansız." dediğim olmadı. Kısaca 3-gatsu no Lion'ın senaryosu oldukça güzel yazılmış. Bu senaryo ile ilgili tek sıkıntım animenin ortasında hikayeye dahil olan Shimada adlı karakterin 7-8 bölüm boyunca sahne ışıklarını kendi üstünde toplaması. Bu olay, Shimada'yı sevenler için bir sıkıntı teşkil etmiyordur büyük ihtimalle ama ben karaktere fazla ısınamadığım için o kısımlar beni baya sıkmıştı. Fakat yine de bununla ilgili pek de büyük bir sorunum olmadı, çünkü 3-gatsu no Lion bir olay hikayesi değil; bu anime bir karakter hikayesi ve Shimada da animedeki her karakter gibi oldukça iyi işlenen bir karakter.

Image

 Senaryo konusunda gözüme batan birçok ufak ve göz ardı edilebilir detay olsa da bahsetmeye değer olan tek şey animenin ilk iki üç bölümünün biraz lay lay lom geçmesi. İlk iki üç bölümde karakterleri kısaca tanıtmak için eğlenceli denebilecek sahneler kullanılmış ama bu sahneler animenin geri kalanına o kadar ters düşüyor ki tanıtım kısmı bitip direkt olarak Rei'in psikolojisinin içine daldığınızda neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. O değişimin çok keskin olması pek hoşuma gitmedi.

Image

KARAKTERLER

 Hikayemizin yazarı olan Umino Chika ablamız insan duygularını kağıda aktarmak konusunda muazzam bir iş çıkarmış; bundan dolayı da karakterleri, 3-gatsu no Lion'ın en güçlü noktası. Öncelikle protagonistimiz olan Rei'den başlayalım.

Kiriyama Rei

Image

 Rei; sessiz, sakin, kibar, anlayışlı ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan birisi. Yani oldukça düzgün bir insan ve böyle olmasında çocukluğunda yaşadığı olayların çok büyük bir etkisi var. Aslında Rei doğduğundan beri bu özelliklere sahip bir çocuk ama ailesini kaybetmesi ve başka bir ailenin evinde yaşamaya başlaması zamanla bu özelliklerini daha da ön plana çıkarmış. Misafir olarak yaşadığı yerde fazla soruna yol açmamak için elinden geldiğince ev işlerine yardım edip, sessiz ve sakin bir şekilde kendi halinde takılıyor ama Shogi'deki yeteneği yüzünden, tüm hayatı Shogi üstüne kurulu olan babalarının gözüne evin asıl çocuklarından daha fazla girmeye başlıyor ve bu da üvey kardeşleri ile arasını açıp ikinci kez ailesini kaybetmesine yol açıyor.

Image

 Etrafındaki insanlar her ne kadar ona kucak açsa da Rei her zaman içine kapanık bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Bunun nedeni de kendisini bir parazit olarak görmesi. Her ne kadar insanlar onu sevse de o kendisini insanların üstünden beslenen ve onları yeyip bitiren birisi olarak görüyor. Hikayede yer yer Kawamoto kardeşlerden yardım isteyebilecek iken istememesi de bundan kaynaklı. Rei, bu üç kız kardeş arasındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu biliyor ve üvey ailesine yaptığı gibi bu aileyi de parçalamak istemediği için elinden geldiğince onlara bel bağlamamaya çalışıyor.

Image

 Rei ile ilgili beğendiğim noktalardan birisi ise aşırı gerçekçi bir karakter olması. Bazı yazarlar, az önce saydığım özelliklere sahip bir karakteri izleyiciye daha iyi yansıtmak amacıyla yanlış bir yola girip çok fazla dramatize ediyorlar ve bu da bir yerden sonra karakterin gerçekçiliğini götürüp onu sadece ağlak bir ergene çevirebiliyor. Umino Chika, bu konuda oldukça iyi bir denge yakalamayı başarmış. Rei bir yandan hem iyi yansıtılmış bir karakterken, bir yandan da oldukça gerçekçi bir karakter. Onu anlayabiliyor, onunla empati kurabiliyor ve onu gerçek bir insan gibi görebiliyorsunuz. Bir izleyiciye/okuyucuya bunu yaşatabilmek çok büyük bir ustalık işi.

Kawamoto Kardeşler

Image

 Kawamoto Kardeşler, Akari, Hina ve Momo; Rei ile aynı kasabada yaşayan, anne ve anneannelerini birkaç yıl önce kaybetmiş, babaları tarafından ise terk edilmiş üç kız kardeş. En büyükleri olan Akari, işinden evine döndüğü gecelerden birisinde ufak bir kavgaya karışmış Rei ile karşılaşıyor ve ona evine dönmesinde yardımcı oluyor. Evlerinin birbirlerine çok yakın olduğunu fark ettikten sonra da sık sık görüşmeye başlıyorlar ve Rei, yavaş yavaş bu ailenin bir parçası haline gelmeye başlıyor.

 Akari, yirmili yaşlarının başlarında olmasına rağmen, ebeveynlerini kaybettikten sonra kardeşlerine bir abladan daha çok bir anne figürü olmaya başlamış. Kendisi çok sevecen bir figür ve her ne kadar bazı konularda çekingen olsa da iş ailesine geldiğinde elinden geleni ardına koymayan birisi.

 Ortanca kardeş olan Hina ise güçlü bir kişiliğe sahip ama bunun yanında bir o kadar da nazik bir orta okul öğrencisi. Ayrıca oldukça güçlü bir adalet duygusuna da sahip, bu yüzden de onu rahatsız eden bir sorun olduğu zaman asla pes etmeden bu sorunun üstüne gitmeye devam ediyor. Bütün bunların yanı sıra bitmek birmeyen bir enerjiye sahip, animenin neşe kaynaklarından birisi.

 En küçük kardeş olan Momo ise animenin şirinlik katsayısını arttıran karakter. Yer yer onun üstünden Rei'in, hayatını kaybetmiş kız kardeşini hatırlayıp kendisini ve izleyiciyi duygulandırdığı oluyor ama genel olarak olayı şirinlik yapıp animenin büyük çoğunluğuna ait olan depresif havayı kısa süreliğine de olsa dağıtmak; ve bunu da harika bir biçimde yapıyor. Birkaç bölüm art arda Rei'in psikolojisine girdikten sonra boğulacakmış gibi hissettiğim ve Momo'nun gelip beni kurtardığı çok oldu. Aslında bu sadece Momo'ya özel bir şey değil. Kawamoto kardeşlerin evinde geçen sahnelerin hepsinde animenin havası birden bire değişiyor. Rei'in iç dünyasını yansıtan o soğuk hava kaybolup yerini sanki evinizdeymiş gibi hissettiren sıcak bir atmosfer alıyor.

 Kawamoto kardeşleri doğrudan hedef alan hiçbir şikayetim yok, Rei ile beraber izlemekten en çok keyif aldığım karakterler oldu kendileri. Fakat, onların üstünden animeye dair bir şikayetim var. Animenin ikinci yarısında, yani Shimada'nın ekran ışıklarını kendi üstüne topladığı kısımlarda, Kawamoto kardeşleri neredeyse hiç göremiyoruz. Sadece birkaç sahnede gözüküp ardından animenin son bir iki bölümüne kadar ortalıktan kayboluyorlar ve bu olay beni çok üzdü. İlk sezonda onları daha fazla görmek isterdim.

Yardımcı Karakterler

 3-gatsu no Lion'ın karakter kadrosu çok zengin ama bu zenginlik hikayedeki sayıca fazla olan karakterleri bize sürekli göstererek sağlanmıyor. Aksine, hikayedeki çoğu yan karakteri birkaç seferden fazla görmüyoruz bile ama geri kalan bir avuç karakteri o kadar iyi işliyorlar ve karakter kadrosundaki zenginlik de bu harika işlenişten geliyor.

 Öncelikle değinmek istediğim kişi Rei'in sınıf hocası olan Takashi Hayashida. Bu adamın Rei için yaptığı şeyleri, Rei kırk yıl çalışsa geri ödeyemez. Hayashida-sensei, Rei ile beraber çatıda veya çatıya çıkan merdivenlerde öğle yemeğini yerken bir yandan onun hayattaki sorunlarını dinliyor ve ona bu sorunları çözmesi hakkında büyük tavsiyeler veriyor. Adam resmen Rei'e hayatı öğretiyor. Hayashida-sensei, öğretmenlik sıfatının hakkını sonuna kadar veren ve Rei'in karakter gelişimi konusunda kilit rol oynayan isimlerden birisi. Herkese kesinlikle böyle bir öğretmen lazım.

Image

  Değinmeden geçmememiz gereken bir başka yardımcı karakter ise Rei'in üvey ablası olan Kouda Kyouko. Kyouko ile Rei'in arasında oldukça gergin bir ilişki var. Kyouko, Rei'i onların ailesini parçalayan bir asalak olarak görüyor ve Rei de bunu inkar edemiyor. Çünkü, onun da inandığı ve gerçek olan şey bu. Rei bu konuda her ne kadar kendisini suçlu hissetse de artık elinden gelen bir şey olmadığını biliyor ve bu yüzden de üvey ailesinden uzak durmaya çalışıyor. Kyouko'nun da Rei'den pek bir farkı yok. Babasıyla kavgalı olduğu için o da kendi ailesinden uzak durmaya çalışıyor ve bu süre zarfında Shogi topluluğundan tanıdığı, kırklı yaşlarında bir profesyonel oyuncu olan Gotou'nun evinde kalıyor. Fakat işin sorun çıkartan kısmı Gotou'nun evli olması ve karısının da çok uzun süredir hastahanede bulunması. Rei, bu durumdan hoşnut olmadığını birçok kere dile getiriyor ve neden Gotou'yu seçtiğini soruyor. Ancak, buna Kyouko'nun kendisinin bile bir cevabı yok. Aslında, anime bize Kyouko'nun küçükken Rei yüzünden baba sevgisinden mahrum kaldığı için Gotou gibi yaşlı ve güçlü bir figürden etkilendiğini gösteriyor ama Kyouko'nun kendisi bunun farkında değil. Ayrıca her ne kadar birbirlerinden nefret ediyor olsalar ve gerçek kardeş olmasalar bile ikisi de içten içe birbirlerine kardeş sevgisi besliyorlar. Rei ile Kyouko arasındaki ilişki fazla karışık, umarım üçüncü sezonda detaylı bir biçimde bu ilişkiyi görebiliriz; çünkü, ne ilk ne de ikinci sezonda bu ikili arasındaki ilişki ana odak noktası olmuyor. Hatta ikinci sezonda Kyouko neredeyse hiç yok.

Image

Image

 Hayashida-sensei ve Kyouko dışında ilk sezonda önemli yer kaplayan, Rei'in Shogi sayesinde tanıştığı Nikaidou ve Shimada karakterleri de var ama karakter kısmı zaten yeterince uzun olduğundan bu karakterlerden de detaylıca bahsedip incelemeyi daha da uzatmak istemiyorum. Zaten Nikaidou pek de anlatılabilecek tarzda bir karakter değil, hakkında hiçbir bilginiz olmadan izlemeye başlayıp onu öyle tanımanız en iyisi olacaktır.

Image

GÖRSELLİK

 3-gatsu no Lion düşük bütçeli bir yapım ve bu yüzden de çizim kalitesi fazla iyi değil. Bazı yerlerde yüzler fazla detaysız. Bazı sahneler aşırı çiğ ve sanki tam olarak bitirilmeden yayına sunulmuş gibi hissettiriyor. Bir bölümde kullanılan kapı açılma sahnesi başka bir bölümde üzerinde hiç değişiklik yapılmadan tekrar kullanılmış gibi göze batan detaylar mevcut. Ancak, en azından karakter animasyonları doğal hissettiriyor. Gözüme batan hiçbir kötü animasyon olmadı ve bunu da büyük oranda Shaft'ın animatörlerine borçluyuz. Bu stüdyonun animatörleri sektördeki sayılı kişilerden. 

Image

 Animedeki çizim kalitesi her ne kadar ortalama olsa da genel görselliği iyi, çünkü Shinbo Akiyuki (Monogatari Series, Mekakucity Actors) harika bir yönetmen ve kullandığı çeşitli teknikler ile düşük bütçenin üstesinden gelip bize harika bir sanat tasarımı sunmuş. "3-gatsu no Lion x Shinbo Akiyuki"nin harika bir eşleşme olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Shinbo Akiyuki'nin yönetmen olarak eşsiz bir tarzı var ve onun bu eşsiz tarzı 3-gatsu no Lion ile harika bir uyum yakalamış. Bir örnek vermek gerekirse, bu anime için ellerinde fazla bütçe olmadığından dolayı birçok sahnenin arka planını detaylı çizmek yerine sanki pastel boya ile çizilmiş gibi yapmayı tercih etmişler ve böyle bir çizim tarzı 3-gatsu no Lion'ın atmosferine çok yakışmış. 

 Ayrıca Shinbo Akiyuki'nin sanat tasarımı ve kamera geçişlerinin Rei'in içinde bulunduğu depresif kafa yapısını ne kadar güzel yansıttığı gördüğümde, "Umarım Shinbo Akiyuki bir gün Oyasumi Punpun'un anime uyarlamasını yapar." diye düşünmeden edemedim.

Image

 3-gatsu no Lion'ın görselliği ile ilgili öznel olarak sevmediğim tek nokta bazı yerlerde sırf komedi var diye oralarda şu güzel sanat tasarımını ve gerçekçi çizimleri değiştirip, yerine gerçekçilikten uzak ve benim hiç sevmediğim tarzda tuhaf çizimlerin kullanılması oldu. 

Image

SES

 3-gatsu no Lion'ın iki açılış klibine de bayıldım. İkisi de uzun süredir çalma listemde bulunuyor ve keyifle dinliyorum. Şarkılarının iyi olmasının yanı sıra aynı zamanda görüntü açısından da harikalar. İlk açılış klibi bize Rei'in, ilk sezonun başına gelene kadar geçtiği aşamaları ve bulunduğu depresyonu oldukça güzel bir şekilde yansıtıp Rei'in gece uyurken yere koyduğu gözlüğü göstererek biterken, ikinci açılış klibi ise Rei'in sabah uyandıktan sonra bu gözlüğü yerden almasıyla başlayıp tek başına yaşamaya başladıktan sonra hayatının geldiği hali ve tanıştığı yeni insanlar sayesinde bu depresyondan yavaş yavaş kurtuluyor olmasını güzel bir biçimde izleyiciye gösteriyordu.

 Ancak, her ne kadar açılış kliplerini tamamını ve kapanış kliplerinin görüntü kısımlarını beğensem de kapanış kliplerindeki şarkıları pek beğenmedim ve bu yüzden de onları sadece bir kere izleyip geçtim. Bundan dolayı onlar hakkında konuşacak pek bir şeyim yok.

 Animenin genelinde atmosfer güçlendirici tarzda müzikler kullanılmış ama bunlar, "Müzikler fazla iyi değildi, sadece atmosfer güçlendirici olarak kullanılmışlardı." tarzında müzikler değiller. Her ne kadar atmosfer güçlendirici tarzda olsalar da yine de harikalar. Çünkü, izleyicinin kalbine dokunmayı başarabiliyorlar. Yani en azından benim kalbime dokunmayı başardılar, sizin kalbinize dokunabilir mi orasını bilemem.

 Seslendirme kadrosu Hanazawa KanaKayano AiMiki Shinichiro, Inoue Marina ve Okamoto Nobuhiko gibi kendilerini defalarca kanıtlamış yetenekli sanatçılardan oluştuğu için çoğu karakterin seslendirmesi harika. Değinmek istediğim tek seslendirme, ana karakterimiz olan Rei'in seslendirmesi. Çünkü, her ne kadar Shinbo Akiyuki diğer seslendirmeler için kendilerini kanıtlamış kişileri seçmiş olsa da animenin en önemli seslendirme işi için bir risk alarak genelde yan işlerde rol alan ve kendisini fazla kanıtlayamamış birisi olan Kawanishi Kengo'yu kullanmayı seçmiş ve ne diyebilirim ki, Kawanishi Kengo'nun çıkardığı iş tek kelime ile muazzam. Aslında diyalogları seslendirirken pek özel bir iş çıkarmamış ama zaten iş monologlarda bitiyor. 3-gatsu no Lion'da çok fazla monolog var ve bunların %90'lık bir kısmı Rei'e ait. Kawanishi Kengo da bu monologları harika seslendirmiş. Her monologda Rei'in duygularını ve iç dünyasını daha da iyi anlamaya başlıyorsunuz. Umarım ileride anime sektöründe daha çok bu tarz kaliteli monolog görürüz, çünkü ben iyi monologlara bayılıyorum.

Image

 Ses konusunda beğenmediğim tek şey, komik olmaya çalışıp olamadıkları sahnelerdeki ses efektleri. Bu ses efektlerini çoğu shounen animesinde bulabilirsiniz ve ben bunlardan nefret ediyorum. Sahne zaten komik değil, bir de üstüne bu ses efektlerini kullandıklarında benim için daha da kötü bir hale geliyor ve animenin atmosferini bozuyor.

İŞLENİŞ

 3-gatsu no Lion; dram, oyun, seinen ve slice of life türlerinde bir anime.

 3-gatsu no Lion'da Shogi her ne kadar büyük bir yer kaplasa da ana odak çok nadiren o oluyor. Çünkü, Shogi sahnelerinin çoğu karakter psikolojilerinin yansıtılması için kullanılıyor ve bu da ortada oynanan oyunu bir tık geri plana atıyor. Bu yüzden de Shogi bilmeyen birisi bile olsanız 3-gatsu no Lion'ı gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz. Fakat ben yine de izlerken yanınızda taşların hareket şekillerini ve hangi simgenin hangi taşı gösterdiğini belirten bir not tutmanızı tavsiye ediyorum, özellikle satranca ilgisi olan birisi iseniz bunu kesinlikle yapmalısınız. Çünkü Shogi satrançtan türemiş bir oyun ve bazı maçlarda bölümü durdurup tahtanın üstünü analiz etmek satranca ilgi duyan birisi için eğlenceli olabiliyor.

Image

 3-gatsu no Lion, dram konusunda çok çeşitli bir anime. Yer yer yaşanan olaylar yer yer ise karakterler üstünden işliyor dramı. İlk sezonda ise bu işleniş genellikle karakterler, çoğunlukla da Rei üstünden gidiyor. İncelemenin önceki kısımlarında da bahsettiğim gibi Rei, trajik bir hayata sahip ve animede, özellikle de sezonun ilk yarısında, karakteri tanıtma amaçlı öyle güzel bir dram işlenişi var ki bize sadece karakterin psikolojisini tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda da ona sempati duymamızı sağlıyor. 

 Bu, yapması oldukça zor bir şey. Çünkü, izleyicinin karakteri tam anlamıyla tanımadan önce onunla empati kurabilmesi veya onun önemseyebilmesi pek mümkün değildir ve çoğu yazar da bundan dolayı karakterin üstünden direkt olarak dram yapmak yerine önce onu izleyiciye/okuyucuya tanıtmayı ve ardından da onun üstünden dram işleyerek izleyiciyi/okuyucuyu etkilemeyi amaçlar. Fakat, 3-gatsu no Lion'ın hem çizeri hem de yazarı olan Umino Chika farklı bir yol izleyerek karakteri tanıtırken üstünden dram işlemeyi seçmiş ve bu bence harika bir karar olmuş. Şimdi, "E, bu güzel bir dizayn seçimiyse neden başka yazarlar da bunu kullanmıyor?" diyebilirsiniz. Bunun cevabı ise bence çoğu yazarın eğer dramı direkt işlerlerse hikayenin ilerisi için ellerinde materyal kalmayacağından korkması olduğudur. Fakat, Umino Chika bunları hiç dert etmeyip kendi yeteneğine güvenerek direkt olarak karakterin üstenden işlemek istediği dramı işlemiş ve hikayenin ilerisinde de yeni materyaller üreterek dramı taze tutmayı başarmış. Hatta taze tutmayı bırakın, daha da üst seviyeye çıkarmış ama buna ikinci sezonun incelemesinde değineceğiz.

Image

 3-gatsu no Lion'ın en güçlü yönü Slice of Life'ı işleyişi. Slice of Life adı altında çıkıp da işin içine gerçek hayatta %0.00001 ihtimalle olabilecek aşırı uç bir konuyu işlemiyor. İşlediği tüm konular (Souya Meijin hariç) hayatta karşılaşılabilecek durumlar ve bu durumları izleyiciye aktarış şekli de kesinlikle sıradan veya sıkıcı değil. Çünkü, animenin duyguları izleyiciye yansıtmadaki başarısı muazzam ve bu duygular sadece tek bir tür ile de sınırlı değil; yeri geldiğinde dramı ile izleyiciyi üzüyor, yeri geldiğinde sıcak bir aile yemeği ile insanın içini ısıtıyor, yeri geldiğinde ise Rei'in çabasını gözümüze gözümüze sokup Shogi maçında onun için heyecanlanmamızı sağlıyor. Normalde bunu başarabilen bir Slice of Life animesini direkt olarak en üst seviye animelerden birisi olarak görürdüm ama 3-gatsu no Lion'ın ilk sezonu, izleyiciye yaşattığı bu farklı farklı duyguları çok nadiren en üst seviyede yaşatabiliyor. Animeyi izlerken yer yer üzüldüm, yer yer mutlu oldum, yer yer ise adrenalin ile dolup taştım ama bunların neredeyse hiçbirinde en üst seviye duygu yağmuruna ulaşamadım. Bu yüzden, 3-gatsu no Lion'ın ilk sezonu her ne kadar çok iyi bir anime olsa da benim için bir başyapıt değil.

Image

ARTILAR:

+ Rei muazzam bir protagonist

+ Rei'in monologları çok iyi

+ Slice of Life türünü iyi işliyor

+ Karakter işlenişleri harika

+ Her şey çok doğal

EKSİLER:

- Komik olmaya çalışıp olamayan "komedi" sahneleri ve bu sahnelerdeki ses efektleri

- Shimada kısımları beni sıktı

- İlk üç bölümdeki değişimin çok keskin olması

PUAN

 Kullandığım puan ölçeğini görmek için tıklayınız.

Görsellik: 8

Ses: 8

Senaryo: 9

Karakterler: 9

İşleniş: 8

 3-gatsu no Lion, harika bir Slice of Life ve çok iyi bir animeydi. Bence artık tüm sektörün Slice of Life konusunda bu tarz eserlere yönelmesi lazım. Evet, çerezlik SoL animelerini severek takip eden büyük kesmin olduğunun farkındayım ve zaten çerezlik animeleri bir anda tamamen bırakıp bu tarz daha elle tutulur bir kurguya sahip animelere geçsinler demiyorum, öyle bir şey beklemek hayalperestlik olur. Ben sadece, 3-gatsu no Lion tarzı daha fazla ciddi anime çıkmasını istiyorum; çünkü, son dönemlerde bu tarz SoL animelerinin sayısı baya azaldı.

GENEL PUAN:

Image

https://www.turkanime.tv/anime/3-gatsu-no-lion

KAPAK FOTOĞRAFI

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları