İlk Bakış: 2022 Bahar Sezonu
Bahar sezonu her ne kadar beklentilerin bir tık altında kalsa da yine de aşırı boş geçen son üç sezonun ardından bir tazelik hissini de beraberinde getirdi.

SPY×FAMILY

SPY×FAMILY

Stüdyolar: CloverWorks & Wit Studio

Türler: Aksiyon, Komedi

Kaynak: Manga

 SPY×FAMILY şu anda dünyada #1 trend anime konumunda ve hem oldukça popüler bir mangadan uyarlanması hem de animasyon stüdyosu görevini iki yüksek profilli stüdyonun üstleniyor olması bu sonucu şaşırtıcı olmaktan uzak bir hale getiriyor. Peki bu şov, bu kadar hype'ı hak ediyor mu? Bence evet. Peki mangasının ilk üç cildini okumasaydım fikrim aynı olur muydu? Pek sanmıyorum. Çünkü, SPY×FAMILY'nin ilk dört bölümü her ne kadar hem prodüksiyon hem de içerik kalitesi olarak çok iyi olsa da daha ilk haftalarında yakaladığı bu popülarite ve aldığı övgüler saçma sapan bir seviyede. Her ne kadar daha önceden direkt ilk haftalarında bu seviyeye yakın popülariteye erişen animeler görmüş olsam da eriştiği popülarite ile eş değer seviyede fazla övgüler alan başka bir anime var mıydı hatırlamıyorum. Tabii bu övgülerin birçoğunun mangayı okumuş ve hikayenin ileride daha da eğlenceli hale geleceğini bilen kişilerden gelmesi gibi bir gerçek de var ama yine de SPY×FAMILY'nin çıktığı seviye tam anlamı ile astronomik. Her neyse, bu "hype değerlendirme" kısmını gereğinden fazla uzun tuttuğumdan dolayı lafı daha da dolandırmadan gerçek ilk bakışa geçelim.

 Her ne kadar Aniplex, Yakusoku no Neverland 2 ve Wonder Egg Priority gibi işlerde CloverWorks çalışanlarına köle gibi davranıp stüdyonun itibarının zedelenmesine yol açmış olsa da hem Wit hem de CloverWorks son zamanlarda gerek kendi bünyesindeki çalışanlar gerekse sıklıkla çalıştıkları freelancerlar sayesinde olsun, çıkardıkları işlerin prodüksiyon kaliteleri ile kendilerinden çokça söz ettiren stüdyolar; ve bu iki stüdyonun ortaklığı altında hayat bulmuş SPY×FAMILY'nin de prodüksiyon kalitesi beklenildiği üzere gayet yüksek. Animasyonlar iyi, 2D çizimler göz alıcı, compositing harika olmasa da yeterli, müzikler güzel, renkler harika ve seslendirmeler muhteşem. Her ne kadar bazı kısımlarda durağan kareler gereğinden fazla olsa ve arka plandaki insanlarda kullanılan kötü CG göze batsa da başka büyük bir sıkıntısı yok. Ancak, iş prodüksiyon kalitesinden çıkıp da uyarlamada alınan kararlara geldiğinde orada aklıma takılan çok önemli bir detay var.

 Bu uyarlamanın temposu nedir böyle? İlk iki bölüm uzun sayfa sayılarına sahip manga bölümlerini uyarladığından bir tık yavaştı ve karakterleri tanıtma bölümü olduğundan da göz ardı edilebilirdi. Üçüncü bölümde ise birkaç anime özel sahne ile beraber sadece tek bir manga bölümünün uyarlanması biraz değişik olsa da bu üçlünün bir "aile" olmasını biraz daha iyi vermek için güzel bir seçim olduğunu düşünmüştüm. Ancak, dördüncü bölümde sadece 2 manga bölümünün uyarlanmış olması bende birkaç soru işareti uyandırdı. Her ne kadar bir anime bölümüne iki manga bölümü mantıksız olmasa da sonuçta bu bir komedi animesi ve tempo bir yere kadar hızlı olmak zorunda ki seyirci kendisini komedinin akışına daha rahat kaptırabilsin. Bu bakımdan yapılan seçimi oldukça ilginç buldum, bana bundan sonraki kısımlarda bir anime bölümü başına 2.5 veya 3 manga bölümünün uyarlanması biraz daha iyi olabilir gibi geliyor. Ha, peki şu ana kadar olan uyarlamayı beğendin mi diye sorarsın, tabii ki de beğendim. İlk üç bölümdeki tempo sağ olsun SPY×FAMILY'nin animesi şu ana kadar bir komediden daha çok bir iyashikei'i andırıyor ve iyashikei seven birisi olarak bununla hiçbir derdim yok; hatta temponun ilerleyen bölümlerde daha da yavaşlatılmasına bile ses çıkarmam. Benim aklıma takılan şey, iyashikei ile arası olmayan kişilerin, özellikle de manganın hayranlarının, buna nasıl tepki vereceği. Sonuçta her ne kadar mangada da iyashikei elementleri olsa da SPY×FAMILY'nin mangası kendisini komedi olarak tanımlayan ve bunun üstüne yoğunlaşan bir eserdi, yani en azından benim okuduğum kısma kadar öyleydi. Böyle bir eseri alıp da başka bir türe kaydırmak hayran kitlesinde nasıl bir tepki oluşturacak çok merak ediyorum.

 Bu kadar uzun uzun yazdım ama şovun içeriği hakkında bir yorum yapmadığımı yeni fark ettim. Şov eğlenceli... Diyecek başka bir şeyim yok, çünkü bu sezondaki diğer şovların aksine SPY×FAMILY fazla yavaş başladığı için daha üstüne konuşabileceğim fazla bir materyal yok. Şov şu ana kadar eğlenceliydi umarım tökezlemeden böyle devam eder. Gerçi böyle yazınca da sanki şovu pek beğenmemişim ve kestirip atmışım gibi oldu ama öyle bir şey yok, SPY×FAMILY şu ana kadar net olarak bu sezonda en çok beğendiğim iki üç şovdan birisi.

Kaguya-sama wa Kokurasetai: Ultra Romantic

Kaguya-sama wa Kokurasetai: Ultra Romantic

Stüdyo: A-1 Pictures

Türler: Komedi, Psikolojik, Romantizm, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Kaguya-sama'nın 3. sezonu benim için bir tık sönük başladı. Her ne kadar ikinci bölümün tamamında ve birinci ile üçüncü bölümlerdeki bazı sahnelerde oldukça eğlenmiş olsam da genel olarak ilk üç bölümde geçen sezonun başlarından aldığım keyfi alamadım. Ancak, prodüksiyon ve yönetmenlik kalitesinde herhangi bir sıkıntı olmadığı için de karaları bağlamış durumda değilim. Zaten, "geçen sezonun başları kadar iyi değil" sözümü bu sezonun başlangıcını beğenmedim olarak algılamayın. Bu sezonun başlangıcını kendi içinde yorumlarsam bu sezondaki animelerin birçoğundan daha çok eğlendiğimi söyleyebilirim. Konu biraz da beklentilerle alakalı. Beğendiğim ama fazla ayılıp bayılmadığım ilk sezondan sonra ikinci sezonun başları beni hiç beklemediğim kadar eğlendirmişti ki bu sezona da benzer bir beklenti ile girdim ama sadece aradığımın bir seviye altını bulabildim. Animenin özü hala daha aynı olduğundan ve içerik dışındaki kalite de aynı seviyeyi koruduğundan ilerleyen bölümlerden hala daha umutluyum. İlerleyen kısımlarda daha komik birkaç bölüm, Ishigami ile Miko üzerinden dönen güzel karakter gelişimleri ve Kaguya ile Shirogane arasındaki romantizmin daha da ilerlemesi gibi elementler eklenirse bu sezondan da mutlu ayrılmamam için hiçbir sebep yok.

Paripi Koumei

Paripi Koumei

Stüdyo: P.A. Works

Türler: Doğaüstü, Dram, Komedi, Müzik, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Paripi Koumei, Çin'in Üç Krallık Dönemi'nde stratejist olarak görev yapmış Zhuge Liang'ın (Kong Ming) "barış dolu bir dünyada yeniden doğmak istiyorum" dileği üzerine öldükten sonra kendisini modern Japonya'da bulmasına ve burada etkilendiği bir amatör şarkıcı olan Eiko'nun menajeri ve stratejisti olup, onu dünyaca tanınan bir sanatçı haline getirmeye çalışmasını anlatıyor.

 Hem P.A. Works'ün büyük çaplı bir işi olan Aquatope'tan hemen sonra çıkması hem de sadece tek cour olacak olması nedeni ile bunun P.A. Works için bir yan iş olacağını düşünmüştüm; ve haklıydım da. Bu anime, P.A. Works için sadece bir yan proje. Her ne kadar ilk bölümün görsel kalitesi iyi olsa da geri kalan bölümlerde DR Movie ve J-Cube gibi yardımcı stüdyolardan çalışanların işe çok fazla dahil olması nedeni ile animasyon kalitesi P.A. Works'ten beklenebilecek kalitenin çok altında. Kötü değil ama bir yan iş olduğunu fazlası ile belli ediyor. Ancak, yan iş olması içeriğin kötü olduğu anlamına gelmiyor. Paripi Koumei çok eğlenceli bir anime. Her ne kadar bazı yan karakterler fazla klişe ve sıkıcı olsa da Kong Ming şovu tek başına sırtlayarak çok eğlenceli bir hale getirmeyi başarıyor.

 Paripi Koumei, Japonya veya Çin'de büyük bir patlama yapmadığı sürece büyük ihtimalle tek sezonluk bir anime olarak kalacak ama bu haliyle bile benim için beklentilerimin bir tık altında kalmış olan 2022 Bahar Sezonu'nu renklendiren nadide şovlardan birisi ve yeni bir komedi animesi arayan herkese gözüm kapalı bir şekilde öneririm.

Tate no Yuusha no Nariagari Season 2

Tate no Yuusha no Nariagari Season 2

Stüdyolar: Kinema Citrus & DR Movie

Türler: Aksiyon, Fantastik, Macera

Kaynak: Hafif Roman

 Tate no Yuusha'nın ikinci sezonu şu anda izleyen çoğu kişi tarafından yerden yere vuruluyor. İlk sezonu sevmemiş kişiler zaten açıyorlar ağızlarını yumuyorlar gözlerini, ilk bölümü gördükten sonra bu beklediğim bir şeydi ama sevmiş kişilerin çoğu bile tahmin ettiğimden daha sert tepkiler vermeye başlayınca ve bu tepkiler çıkan her yeni bölüm ile birlikte şiddetlendikçe şaşırdım kaldım. Bu seviyede bir tepki kesinlikle beklemiyordum. Peki ben bu tepkiler konusunda ve ikinci sezonun ilk bölümleri hakkında ne düşünüyorum? İnsanlar bu tepkileri vermekte haklı mı? Yani, haklıdırlar herhalde. Dördüncü bölümü daha izlemediğim ve ikinci ile üçüncü bölümlerin bir kısmında uyuduğum için bu konuda pek de yorum yapabilecek durumda değilim. Bu arada bunu şaka olsun diye söylemiyorum, harbi harbi ikinci ile üçüncü bölümlerin büyük bir kısmında uyukladım. İkisini de gecenin bir yarısı uzanarak izliyordum ve ikisinde de konu o kadar sıkıcı ve bayattı ki ikinci bölümün tam en önemli yerlerinde 3-4 dakika uyuyarak ana konuyu kaçırdım ve tekrar izlemeye üşendim; üçüncü bölümde ise daha bölüme 4-5 dakika olmuştu ki kendimden geçmişim. Oda arkadaşımın benim uyukladığımı fark etmemesi üzerine takım arkadaşlarına okuduğu nadide şiirler sayesinde kendime geri geldim ve ekrana baktığımda yaklaşık 10 dakikadır uyuyor olduğumu fark ettim.

 Benim için bu sezonun özeti şu anda şu şekilde: Bir tane kocaman kaplumbağa krallığı tehdit ediyor, Naofumi dışındaki kahramanlar her zamanki gibi neden olduğu bilinmez şekilde şerefsizliklerine devam edip kraliçenin yardım isteğini geri çeviriyor ve günü kurtarmak yine Naofumi'ye kalıyor. Ardından, geçen sezonun sonunda Naofumi'nin ekibine katılmış kız kendi çabalarıyla güçlenmek yerine Naofumi'nin kölesi olup güçlenmeyi tercih ediyor (senin ben kalıbına... Bu kadar da onursuz olunmaz). Ardından gidip kaplumbağayı durdurmaya çalışıyorlar, karşılarına galiba kaplumbağanın eski hizmetçilerinden birisi olan bir kadın çıkıp onlara yardım ediyor. Sonra kaplumbağayı öldürdüklerini sanıyorlar ama aslında öldürememişler.

 Bu özetin kulağa baştan savma geldiğinin farkındayım ama uyukladığım kısımlar dışında da ikinci ve üçüncü bölüm hakkında hiçbir şey hatırlamadığım için benden çıkan sonuç bu. Sezon sonunda hakkında bir inceleme yazmaya karar verirsem belki dönüp bu bölümleri tekrar izleyebilirim ama hiç sanmıyorum. Zaten, her ne kadar ilk sezonda sevdiğim kısımlar olsa da, ilk sezonun son 6-8 bölümünden beri bu seri benim için yavaş yavaş dibe doğru çökmeye başlamıştı ve bu sezonu da sırf sadece popüler olduğu ve Kinema Citrus tarafından yapıldığı için izlemeye başladım ve bu baya kötü bir karardı. Çünkü, Kinema Citrus bu sezonu resmen umursamamış. İlk sezonda çalışan birçok kilit isim bu projede yer almıyor ve Made in Abyss 2'de yer alacak birkaç kişi haricinde nerede oldukları da belli değil. Freelancerlar desek zaten Kinema Citrus'un elindeki paranın çoğu Revue Starlight'ın devam filmi için freelancer kiralamayı gittiğinden (bu arada bu harika bir karar olmuş, çünkü film resmen ateş ediyor) pek de geniş bir kadro toplayamamışlar ve ortaya herkesin farklı bir konuda laf attığı bir iş çıkmış.

Komi-san wa, Komyushou desu. 2

Komi-san wa, Komyushou desu. 2

Stüdyo: OLM

Türler: Komedi, Romantizm, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Komi-san tıpkı ilk sezonda olduğu gibi devam ediyor ve ben de tıpkı ilk sezonda olduğu gibi sıkılıyorum. Çünkü, hala daha komedi sahnelerinin %90'ı yok Komi-san şöyle, yok şu karakter Komi-san'a böyle takıntılı, yok bu karakter o karakteri Komi-san'dan kıskanıyor, yok Komi-san ses çıkardı, yok Komi-san düz duruyor, yok Komi-san yan duruyor, yok Komi-san amuda kalktı şeklinde ilerliyor ve ben bundan aşırı derecede sıkılıyorum. Komi karakterini sevenler için bu sezon da tıpkı bir önceki gibi oldukça güzel olsa gerek, çünkü görsel kalite hala daha iyi ve animede pek de büyük bir sorun yok. Ancak, Komi karakterini sevmeyen birisi olarak "hadi aynısından 500 kere yapılmış şu Komi-san komedisi geçse de biraz yan karakterlere odaklanan komedi sahneleri izlesek" şeklinde izliyorum bu şovu ve doğal olarak da animenin çoğunluğu benim için sıkıcı geçiyor. Eğer siz de ilk sezonu benim gibi Komi karakterine ısınamadığınız için beğenmediyseniz ve "Acaba bu sezonda bir şeyler değişir mi? İzlesem mi?" diye düşünüyorsanız düşünmeyin, çünkü bu sezonda da olay aynı.

Summer Time Render

Summer Time Render

Stüdyo: OLM

Türler: Aksiyon, Doğaüstü, Dram, Gerilim, Gizem

Kaynak: Manga

 Küçük kasabalarda geçen gizem hikayelerine, hele de zaman yolculuğu içerenlere, bayılan birisiyim ve hem bu yüzden hem de yüksek prodüksiyon kalitesi sayesinde Summer Time Render ilk bölümü ile beni alıp götürmüştü, en azından son dakikalarına kadar. Çünkü, her ne kadar az önce belirttiğim konsepti beğeniyor olsam da bu şovda aşırı nefret ettiğim bir konsept de bulunuyor: Başkalarının kılığına girebilen canavarlar konsepti. Bu konsept canavarlara verilen özellik aşırı güçlü olduğundan dolayı o kadar sıkıntılı, yazması o kadar zor bir konsept ki hikayesine ilginç olsun diye bu konsepti ekleyen yazarlar bir yerden sonra kendilerini köşeye sıkıştırıp hikayelerini mahvediyor ve Summer Time Render'da da bunun olmasından korkuyorum. Anime şu anlık güzel ilerlese de yine de izleyeceklere temkinli yaklaşmalarını öneriyorum, çünkü bu hikaye her an parçalarına ayrılabilir.

 Ayrıca yeter artık şu Natsuki Hanae'yi bir salın da adam gerçek yeteneklerini göstersin. Çok yetenekli ve ses erimi çok geniş olan bir seslendirme sanatçısı olmasına rağmen sırf Kimetsu no Yaiba ve Tanjiro karakteri aşırı popüler olduğu için adamı neredeyse her projede aynı sesi yapmaya mecbur bırakıyorlar ve ben artık bundan kusmak üzereyim.

BIRDIE WING: Golf Girls' Story

BIRDIE WING: Golf Girls' Story

Stüdyo: Bandai Namco Pictures

Türler: Spor

Kaynak: Orijinal

 Konu spor türündeki video oyunları olduğunda golf vazgeçilmezlerimdendir ve bu, ta küçükken arkadaşımla beraber kontrollerinden neredeyse hiçbir şey anlamamamıza rağmen çokça eğlenerek oynadığımız 1984 yapımı 'Golf' isimli Famicom oyununa kadar uzanmakta. Bu yüzden de Birdie Wing'i ilk duyduğumdan itibaren ilgimi çeken bir şovdu ve ilk bölümleri hayal kırıklığına uğratmadı diyebilirim. Senaryosu ve karakterleri biraz klişe olsa da ilerleyen bölümlerde bu karakterleri biraz daha derinleştirerek işi kurtarabilme potansiyeli var. Ancak, eğer bunu yapamazsa büyük ihtimalle oldukça ortalama bir anime olarak sezona son noktayı koyacaktır. Çünkü, animenin güvenebileceği tek noktası yazım kalitesi; eğer yazım kalitesini ilerleyen bölümlerde arttıramazsa sezonu bu kadar ortalama bir görselliği izlemeye değecek bir şov olarak noktalayamaz diye düşünüyorum. Yine de eğer golfe merakınız varsa ve Birdie, Bogey, Green gibi basit terimleri biliyorsanız—çünkü anime size bunları açıklamak için çaba bile sarf etmiyor ve golfü zaten bilerek bu şovu izlemeye başladığınızı varsayıyor—şu anlık izlemeye değer bir anime olarak ilerliyor, bir göz atın derim.

Kingdom 4

Kingdom 4

Stüdyolar: Studio Pierrot & Studio Signpost

Türler: Aksiyon

Kaynak: Manga

 Kingdom'ın yeni sezonu burada ve tıpkı bir önceki sezon gibi animasyonlar statik ve görsellik gereğinden fazla parlak. Ancak, yine de ilk iki sezondaki çamur gibi görsellikten her türlü daha iyi. Konu olarak ise geçen sezonun tamamını kapsayan büyük savaşlar yerine biraz daha politika odaklı ilerleyecek gibi duruyor ve ben hikaye nasıl ilerleyecek büyük bir merak içerisindeyim.

 Eğer Kingdom'ı daha önce hiç duymadıysanız da şöyle özetleyeyim: Hikaye, Çin'in Yedi Savaşan Devlet Dönemi'nde (M.Ö 475-221) geçiyor ve bu yedi devleti birleştirmeye çalışan Qin Shi Huang ile Çin'in en iyi generali olmayı amaçlayan Li Xin'in hikayesini konu alıyor. Şov kendisini büyük çaplı savaşlar ile tanımlayan bir hikayeye sahip ve araya da biraz politika ile karakter hikayeleri serpiştirilmiş durumda. Eğer bol bol savaş içeren tarihi hikayelere ilginiz var ise Kingdom'a bir göz atabilirsiniz. Ancak, şu aklınızda olsun, görsel kalite her sezon yerlerde. Sadece üçüncü ve dördüncü sezonlarda çizimler biraz iyileşiyor ama animasyon kalitesinde değişen bir şey olmuyor. Ayrıca, ilk üç sezon toplam 103 bölüm. Kısaca vaktiniz değerli ise ve bu konsepte ilginiz yoksa Kingdom'ın anime uyarlamasını pek de önermem.

Aoashi

Aoashi

Stüdyo: Production I.G

Türler: Spor

Kaynak: Manga

 "Aoashi benim için büyük bir hayal kırıklığı olarak başladı." demek isterdim ama maalesef onu bile diyemiyorum, çünkü bu şovun böyle yaratıcılıktan uzak, aynı hikayenin 500. kopyası olduğu o kadar belliydi ki karşıma çıkan şeye hiç şaşırmadım. Yine gereksiz yüksek sesli ve kötü bir oyuncu gibi görünmesine rağmen aslında süper yetenekli olan bir ana karakter, yine yaptığı sporu bırakmış genç bir koç, yine lise, yine ilgi çekicilikten uzak ve sadece tek bir özelliği ile öne çıkan yan karakter, yine yine yine aynı şov. Dediğim gibi buna pek şaşırmadım. Ayrıca görselliğin Production I.G standartlarına kıyasla bu kadar yavan olmasına da şaşırmadım, çünkü Production I.G'nin eski halinden eser kalmadı artık. Onlar animasyon stüdyosu olmaktan çıkıp yapımcı stüdyo olmaya daha fazla odaklanmaya başladı son zamanlarda. Ancak, şaşırdığım bir şey varsa o da Production I.G'deki yetkililerin bu şov için 8 karakter tasarımcısı, 4 sanat yönetmeni, 2 prop tasarımcısı ve bir tane oldukça yetenekli bir renk tasarımcısı seçmesine rağmen nasıl oluyor da bu kadar vasat bir fotografi yönetmeni (DoP) seçebilmiş olması.

 Bu Maiko Imazeki adlı ablamız her ne kadar daha önce bazı Production I.G işlerinde fotografi ile uğraşmış olsa da şu ana kadar fotografi yönetmenliği yapmış olduğu tek iş Hashiri Tsuzukete Yokattatte isimli 4 bölümden oluşan ve bu yazıyı okuyan hiçkimsenin daha önce ismini dahi duymadığına emin olduğum bir Signal.MD animesi. Tamam, anlıyorum, belli ki bu kadında bir potansiyel gördüler ve ona fırsat vermek istediler ama cidden bu fırsatı verilecek yer burası mıydı diye de sormak istiyorum. Bir anime için bu kadar fazla karakter tasarımcısı ve sanat yönetmeni cidden çok fazla, demek ki bu şov için gerçekten iyi bir yatırım yapılmış; bunun üstüne ise ciddi ciddi böyle bir işin fotografi yönetmenliğini yapması için aşırı deneyimsiz birisini seçmişler. Sonuç? Filtreleme ve ışıklandırmalar aşırı vasat ve compositing ise berbat ötesi. Gerçekten çok yazık.

 Şovun içeriğine tekrardan dönersek, bu Aoashi adlı güzide animemizin mangası aslında okuyanları tarafından gayet de övülen bir eser. O yüzden, her ne kadar hikaye aşırı klişe başlamış olsa da, belki ilerleyen bölümlerde karakterlerini iyi kullanarak önümüze güzel bir şeyler sunmasına dair umutlarım hala benimle. Şu an bu sezonun kaç bölüm olacağı belli değil ama umarım 2-cour bir sezon olur, çünkü eğer tek cour olursa, karakter yazımlarına pek alan kalmayacağı için o kalan son birkaç umudum da toz olup uzaklaşır.

Koi wa Sekai Seifuku no Ato de

Koi wa Sekai Seifuku no Ato de

Stüdyo: project No.9

Türler: Aksiyon, Doğaüstü, Komedi, Romantizm

Kaynak: Manga

 Tokusatsu + Romeo & Juliet parodisi olan bu şovumuzda kahraman ve villain birbirlerine aşık oluyor ve bu aşklarını herkesten gizli tutarak ilişkilerini sürdürmeye çalışıyorlar. Basit, tatlı ve komik bir anime var elimizde. Karakter tiplemeleri fazla yaratıcı olmasa da parodi olmaları sayesinde eğlenceli, komedisi fazla komik olmasa da yine de insanın yüzünde güller açtıran tarzda; animenin tek sıkıntısı görsel kalitenin vasat olması. Kafanızı fazla yormadan izleyebileceğiniz tatlı bir parodi animesi arıyorsanız ve görsel kaliteyi dert etmiyorsanız Koi wa Sekai'ye bir göz atmanızı öneririm.

Dance Dance Danseur

Dance Dance Danseur

Stüdyo: MAPPA

Türler: Dram, Romantizm, Spor, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Dance Dance Danseur'a dair hiçbir beklentim yoktu ama beni ilk bölümleri ile içine çekmeyi başardı. Evet biliyorum, ana karakter bazı kısımlarda öyle hareketler yapıyor ki resmen onun yerine siz utanıyorsunuz. Ancak, bu karakterin böyle davranması gayet normal çünkü kendisi ergenliğe yeni girmiş birisi; ve bu karakterin bu yaşlarda birisi olmasının tek nedeni hedeflediği yaş kitlesinin onunla daha rahat bağ kurabilmesi ya da bu utanç verici anlardan komiklikler çıkarılmaya çalışılması değil. Dance Dance Danseur, bu kadar küçük yaşta birisinin toksik maskülinite yüzünden hayallerinden kopması ve sırtına yüklenmemesi gereken bir yükü yüklenmeye çalışmasını anlatmaya çalışıyor ve bunun için tabii ki de ana karakterin ergenliğe yeni girmiş birisi olması gerek. Animenin şu ana kadar izlediğim kısmına değin gerek toksik maskülinitenin kötü etkileri gerekse gençliğin verdiği ani çıkışlar oldukça iyi yansıtıldı ve harika dans animasyonları ile desteklendi. Umarım bu kadar potansiyelli başlayan bir hikaye ileride kötü bir yola sapmaz. Dance Dance Danseur'u şu anda karakter odaklı ve iyi prodüksiyon kalitesine sahip güzel bir anime izlemek isteyen herkese tavsiye ediyor, bu şovu gözünüzden kaçırmamanızı öneriyorum.

Rikei ga Koi ni Ochita no de Shoumei shitemita. r=1-sinθ (Heart)

Rikei ga Koi ni Ochita no de Shoumei shitemita. r=1-sinθ (Heart)

Stüdyo: Zero-G

Türler: Komedi, Romantizm

Kaynak: Manga

 Yine orta şeker komedi, yine bayık renkler, yine kötü animasyonlar, yine eğlenceli karakterler ve Yuuma Uchida ile Sora Amamiya'dan yine harika seslendirme performansları. Rikei ga Koi kaldığı yerden Kaguya-sama'nın zayıf bir versiyonu olmaya devam ediyor ve üstüne konuşulacak yeni bir şey de yok. Kaguya-sama bana yetmiyor, ben aynısının daha kötü prodüksiyon kalitesine ve daha az komik versiyonuna da razıyım diyorsanız ya da komedi ile bilimi birleştiren yapımlara ilginiz varsa bu seriye bir göz atabilirsiniz (ya da benim gibi iflah olmaz bir Yuuma Uchida fanıysanız ve her sezon onun yer aldığı en az bir şov izlemeden duramıyorsanız da birkaç bölümünü deneyebilirsiniz).

Kawaii dake ja Nai Shikimori-san

Kawaii dake ja Nai Shikimori-san

Stüdyo: Doga Kobo

Türler: Komedi, Romantizm, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Bu şovu sezon daha başlamadan önce ilk gördüğümde aklımda canlanan şey içeriği pek beğenmeyeceğim ama Doga Kobo görselliği sayesinde birkaç bölüm izlemeye dayanabileceğimdi. Ancak, tam tersi oldu. İçeriğe fazla bayılmasam da şovun sunduğu tatlı atmosfer ve wholesome karakterler ilgimi çekmeyi başarırken Doga Kobo'dan alıştığımız iyi animasyonlar ve göz alıcı sanat tasarımlarının yerinde yeller esiyordu. Artık stüdyo içerisinde ne döndü bilemeyeceğim ama bu görsel kalite maalesef Doga Kobo standartları için çok büyük bir hayal kırıklığı ve bu da izleyici yorumlarına yansımış durumda. İçeriğin "kadın beyaz şövalye ile sakar erkek" konseptinden fazla pek bir şey sunamaması üzerine bu hayal kırıklığı da eklenince Shikimori-san havası fazla hızlı sönen bir şov oldu. Her ne kadar Doga Kobo bu sefer büyük üzmüş olsa da ben yine de bu şovu kafa dinlemelik hafif bir şey arayanlar için öneririm.

Aharen-san wa Hakarenai

Aharen-san wa Hakarenai

Stüdyo: Felix Film

Türler: Komedi, Romantizm, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Şimdi gelelim Doga Kobo'nun o güzel görselliğinin boşluğunu doldurmak adına bir şeyler arayanlar için önerebileceğim şova. Aharen-san, Komi-san ile Senpai ga Uzai'nin bir melezi gibi duran bir konsepte ve Doga Kobo'nun stilini andıran bir sanat tasarımına sahip olan kafa dinlemelik bir anime. Komedisi hoş, karakterleri fazla eğlenceli olmasa da idare eder ve animasyonları gayet güzel. Tek sıkıntısı biraz yavaş olması. Aharen-san her ne kadar temelinde bir komedi-iyashikei melezi olsa da komedi anlarının bile yavaş kalıyor olması bazı izleyenler için bir sorun teşkil edebilir; yani en azından benim için etti. Komedi sahneleri bir tık daha hızlı olsa daha güzel olurmuş gibi hissettiğim çok yer oldu. Ancak, bunun dışında şovun pek de bir sorunu yok. Doga Kobo'nun bu sezon bıraktığı boşluğu doldurmak için bir anime arıyorsanız bu şov doğru adres.

Tomodachi Game

Tomodachi Game

Stüdyo: Okuruto Noboru

Türler: Dram, Gizem, Psikolojik

Kaynak: Manga

 Tomodachi Game, "O kadar kötü ki komik" lafına cuk diye oturan bir şov. Konsept zaten artık herkesin Squid Game sayesinde bildiği ve cılkının çoktan çıkmış olduğu "ölüm oyunu" konseptinin ufak bir değişiklik yapılmış versiyonu. Karakterler sinir bozuculukta çığır açmış durumda. İzleyiciyi etkilemeye çalışmak doğrultusunda yapılan yüz ifadelerinin hepsi utanç verici derecesinde komik. Prodüksiyon kalitesi ise yerleri süpürüyor. Şu ana kadar bu animeyi izlenebilir yapan tek şey saçmalık derecesinde kötü olması sayesinde komik olmayı başarabilmesi ve bunun ilerleyen bölümlerde değişeceğini de hiç sanmıyorum.

Shokei Shoujo no Virgin Road

Shokei Shoujo no Virgin Road

Stüdyo: J.C. Staff

Türler: Aksiyon, Dram, Fantastik, Macera

Kaynak: Hafif Roman

 Neler oluyor? Bu prodüksiyon kalitesi de nedir böyle? Yoksa J.C. Staff yangından mal kaçırır gibi her sene en az 10 tane anime yapmayı bırakıp kaliteye önem verdikleri eski günlerine geri mi dönecek? Evet, boş hayaller kurmaya devam...

 Shokei Shoujo değişik bir isekai konseptine sahip olsa da sezon başlamadan önceki bakış açım, "yine dandik bir J.C. Staff isekai animesi geliyor" şeklindeydi ama ortaya çıkan işi gayet beğendim. Her ne kadar öyle ahım şahım bir şey olmasa da bu şov, ortalama bir sezonluk isekai animesinden kat be kat daha iyi bir görsel kaliteye sahip. Hikaye konusunda ise şu ana kadar bir tık sönük kaldı ve ilerleyen bölümlerde de açılacağını pek sanmıyorum. Yine de izleyecek ortalamanın altında kalmayan bir isekai arıyorsanız, sizin için bu sezondaki tek adres Shokei Shoujo.

Shijou Saikyou no Daimaou, Murabito A ni Tensei suru

Shijou Saikyou no Daimaou, Murabito A ni Tensei suru

Stüdyolar: SILVER LINK. & BLADE

Türler: Aksiyon, Fantastik, Romantizm

Kaynak: Hafif Roman

 Bu şovun başlığının Türkçe karşılığı "En İyi İblis Lordu, Tipik Bir Kimse Olarak Yeniden Doğdu" ve hafif romanın yazarı ne clickbait yapmış be. Bu "tipik bir kimse" şöyle işliyor, bu chad alfa sigma beta omega delta teta ana karakterimiz fazla güçlü olduğu ve herkes ondan korktuğu için yok yalnız, bunun sonucu olarak da normal birisi olarak yeniden doğup arkadaş edinmek istiyor. Küçük bir kasabadaki rastgele ebeveynlerin çocuğu olarak doğduktan sonra da daha 10 yaşına gelmeden kimsenin yapamadığı büyüleri filan yapabilmeye başlıyor ve bunu da kimseden saklamıyor. Burada bunu sineye çekip herhalde "tipik bir kimse"yi sosyal statü olarak kastettiler diyoruz ve ikinci bölüme ilerliyoruz. Burada da öğreniyoruz ki bu hyper eccentric ultra great giga extreme chad ana karakterimizin yeni ebeveynleri aslında büyük kahramanlarmış... Burada da tamam, yazar clickbait yapmış, neyse içeriğe dönelim deyince de über süper düper sigma ana karakterimizin 10 dakikada bir "ben tipik bir kimseyim" deyişine maruz kalıyoruz... Aman neyse, bu anime zaten ana karakterin kızları haremine Pokémon toplar gibi topladığı saçma güç fantezi animelerinden birisi. Bunu izleyeceğinize dışarı çıkıp 2 saat boyunca aralıksız gökyüzünü seyretseniz vaktinizi daha eğlenceli harcamış olursunuz.

Kono Healer, Mendokusai

Kono Healer, Mendokusai

Stüdyolar: Jumondou

Türler: Aksiyon, Fantastik, Komedi, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Sezonun beni şaşırtan başka bir şovuna daha geldik. Bu sefer beni şaşırtan şey animenin çektiği nefret oldu. Şu anda bu şovu izleyen fazla kişi yok ama o az sayıda kişi de şovu yerden yere vuruyor; ve bir noktaya kadar haklılar da. Animenin komedisi öyle fazla iyi değil ve saçmalık derecesinde yavaş hissettiriyor. Bu öyle böyle bir yavaşlık da değil hani, sanki birileri animenin orijinal versiyonunu alıp 0.85x hızda oynatıyor gibi hissediliyor. Şaka maka, animeyi 1.20x civarında bir hıza aldığında normalde olduğundan daha doğal hissettiriyor. Hal böyle olunca da doğal olarak şova gelen tepkiler de pek pozitif olmadı. Ancak, gelen bu tepkilerin bu kadar sert olması beni cidden şaşırttı. Çünkü, komedi iyi olmasa da şu anda aldığı tepkileri hak edecek kadar da kötü olduğunu düşünmüyorum. Ha ama izlenir mi diye sorarsanız, çarpı iki hızda izlemeyecekseniz kesinlikle izlenmez.

Gaikotsu Kishi-sama, Tadaima Isekai e Odekakechuu

Gaikotsu Kishi-sama, Tadaima Isekai e Odekakechuu

Stüdyolar: Studio KAI & HORNETS

Türler: Aksiyon, Fantastik, Komedi, Macera

Kaynak: Hafif Roman

 Bu tarz güç fantezisi isekai şovları için o kadar "beyaz şövalye fantezisi" dedik dedik, adamlar cidden gidip harbi harbi bir beyaz şövalyenin ana karakter olduğu bir isekai hikayesini uyarlamaya karar verdiler. Ne diyeyim, valla helal olsun. Bunu bir kenara bırakıp animenin içeriğine bakarsak ise pek de özel bir şey yok, klasik güç fantezisi isekai işte. Ana karakter aşırı güçlü ve başı dertte olan herkesi kurtarıyor, bu kadar. Görsel kalite de ortalama olunca ortada izlemeye değen pek bir şey olduğu da söylenemez. Ancak, böyle aşırı kötü diyebileceğimiz bir yanı da olmadığı için de merak edenler girip bakabilir, bir iki bölüm izlemekten zarar gelmez.

Otomege Sekai wa Mob ni Kibishii Sekai desu

Otomege Sekai wa Mob ni Kibishii Sekai desu

Stüdyo: ENGI

Türler: Aksiyon, Dram, Fantastik, Komedi, Macera, Mecha, Romantizm

Kaynak: Hafif Roman

 Hafif roman fanları yeter artık diyordu, sevdiğimiz hikayeleri berbat bir şekilde animeye aktarmayı bırakın diye yakarıyordu ama ENGI dinlemiyordu, bu romanları sabah dokuzdaki derse yetişebilmek için altıda kalkmanın verdiği tatsızlık ile aynı seviyede uyarlıyordu, durmuyordu, durdurulamıyordu.

 Öyle bir uyarlama düşünün ki hafif romanın illüstratörü çıkıp açık açık uyarlamanın kalitesinden utandığını dile getiriyor. ENGI yine tam anlamıyla bir felaket doğurmuş. Ha ama hakkını vereyim şov izlenmeyecek durumda değil, çünkü bazı ilgi çekici noktaları bulunuyor. Ayrıca "o kadar kötü ki komik" diyebileceğimiz sahnelerden de bolca var. "Acaba bu sezon hangi çöpe vaktimi harcasam" diyorsanız Otomege saçınızı başınızı yolmadan izleyebileceğiniz tek şov; ama yine de kimseye izlemesini önermem.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Yorumlar

https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg

5 comments

Glassy
This comment contains spoilers. Click here if you want to read.

Çok tek taraflı ve dayanağının sadece türkanimedeki disqus yorumlarının olduğu aşikar bir inceleme olmuş. "Uyukladığımdan dolayı yarısını bile izlemedim." tarzında bir yorum var. Bu tür şeyler için objektif olmanız gerekiyor. Ondan sonra konusu geçen animeyi sevecek olan birisi gidip de sizin yorumlarınızı okuyunca nefret edecektir. Çünkü nefret dışında bir şey göremiyorum. Bu inceleme için düşüncem negatif.

https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg
Matyassy
This comment contains spoilers. Click here if you want to read.

Şahsen 6 yıldır anime izliyorum ama yani bu kadar ezilecek bir taraf ta göremedim. yok demiş 10 yıl anime izledim klasik kötü bunlar
eskiden ünlü olmuş animeler de o zaman 20 yıldır anime izleyenler için kötü ve klasik e ama sen seviyorsun azıcık nefret edeceğinize farklı açıdan bakın
ben yeni çıkan çoğu animeyi seyrediyorum ve keyif alıyorum kendiniz çözün bence bu sorunu ve bu incelemeyi hiç hoş bulmadım

https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg
MSsezr
This comment contains spoilers. Click here if you want to read.

Bence fazla negatif. Tamam bu sezon fazla güzel anime yok ama neden sadece bunları koydun? Çok mükemmel serilerin devam sezonları vardı. Ya da yeni çıkmış güzel animeler. Seçtiklerinden sadece birkaç tanesi güzeldi. Sanki diğerlerini sadece kötülemek için yazmışsın.
Bu arada Honzuki No Gekokujou Serisinin 3.sezonu çıktı. Onu unuttuğun için ayrı bir kırgınım:(

frk1903
This comment contains spoilers. Click here if you want to read.

@MSsezr, dediklerine katılıyorum. Listeye honzuki'yi bile almamış. İlk sezondan beri en sevdiğim animedir ve hala da çizgisini de bozmadı.

https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg
https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg
Arbiter
This comment contains spoilers. Click here if you want to read.

10 yillik bir anime izleyicisi olarak soyluyorum bu arkadasin butun ilk bakislarini okuyorum ve ona gore basliyorum. Bu arkadasta tahminimce 10 yila yakin bir sure anime izlemis birisi. butun degindigi acilar ve ozetleri benim gibiler icin cok guzel bir olay. Eger anime izlemeye yeni baslamis biriyseniz zaten hicbirini dinlemeden istediginizi izleyebilirsiniz, hepsi iyi gelecektir size fakat cok fazla tecrubesi olan arkadaslar icin bu ilk bakislar bulunmaz bir nimettir bana gore. Altta bir arkadas sirf kotu demek icin hesap actigini soylemis ben de basarilarinin devamini dilemek icin actim bu hesabi. :)

https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg
lordmanıfold
This comment contains spoilers. Click here if you want to read.

Hayatımda okuduğum en kötü ilk bakış ya da anime reveal içeriği bu olduğundan üyelik açıp yazma gereği duydum sitenin itibarını bile zedeler bu içerik.

https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg

Disqus Yorumları