İlk Bakış: 2022 Yaz Sezonu
Her zamanki gibi öne çıkan birkaç isim dışında sonbahar sezonu öncesi, "fırtına öncesi sessizlik" tadında geçen bir yaz sezonu daha karşımızda.

Yaz sezonları animeler açısından çoğunlukla yılın en kurak ve sakin geçen sezonudur ve bu 2022'de de bu trendin pek değişmediğini söyleyebiliriz. Her ne kadar ilk başta bu sene sanki kış sezonu en kurak sezon olacakmış gibi duracak olsa da yaz sezonunda çıkacağı tahmin edilen Mob Psycho 100 III, Blue Lock ve Chainsaw Man gibi isimlerin beklenilenin aksine sonbahar sezonunda çıkacak olmaları (Chainsaw Man'in hala daha 2023'e ertelenme ihtimali bulunuyor) yaz sezonunu her zamanki gibi birkaç belli başlı isim dışında sessiz sakin bir noktaya çekti.

Yofukashi no Uta

Yofukashi no Uta

Stüdyo: LIDENFILMS

Türler: Doğaüstü, Komedi, Psikolojik, Romantizm, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Vampir animelerinin vazgeçilmez yönetmeni olma yolunda ilerleyen yönetmen Tomoyuki Itamuri ve eski Shaft çalışanlarından olan ekürisi renk tasarımcısı Izumi Takizawa'nın liderliğinde önümüze sunulan Yofukashi no Uta; Haruka Sagawa, Eriko Kimura ve Yoshiaki Dewa gibi değerli isiminlerin de projede yer almasıyla beraber daha yayınlanmaya başlamadan önce bile prodüksiyon kalitesi konusunda endişelere mahal vermeyen bir isimdi ve insanı şovun içine çeken bir yönetmenlik, göz alıcı renkler ve harika arka plan çizimleri ile birçok kişiyi daha ilk bölümden kendisine aşık etmeyi başardı. Ayrıca, harika bir kimyaya sahip ana ikilisi ve eğlenceli diyalogları ile de teknik kalitesini desteklemeyi başaran Yofukashi no Uta, bu sezon kesinlikle kaçırmamanız gereken isimlerden birisi. Kendisinden burada çok daha detaylı bahsetmek isterdim ama hem ilk bakış yazılarını kısa tutmak istediğimden hem de şovun ilk bölümlerde teknik kalite ve diyaloglardan başka konuşulacak fazla materyal vermemesinden ötürü hızlıca bir sonraki şova geçiyorum.

Hataraku Maou-sama!!

Hataraku Maou-sama!!

Stüdyo: Studio 3Hz

Türler: Fantastik, Komedi, Romantizm, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Hafif Roman

 Dokuz koca senenin ardından Hataraku Maou-sama sonunda ikinci sezonuna kavuştu ve maalesef pek de iç açıcı bir durumda karşımıza çıkmadı. İkinci sezonu yapan hem stüdyo hem de çalışanlar ilk sezonu yapanlardan farklı olduğu için iki sezon arasında ciddi bir görsel kalite farkı var, hem animasyonlar hem de çizimler bakımından. Karakter tasarımları cansız, arkaplanlar detaysız, animasyonlar kötü ve fotografi özensiz. Hal böyle olunca da internette birinci ve ikinci sezonu karşılaştıran birçok başlık açıldı; ve ne söyleyebilirim ki, insanlar haklı. İkinci sezonu için dokuz sene bekledikleri bir anime karşılarına böyle bir kalitede çıkınca izleyiciler doğal olarak hayal kırıklığına uğruyor. Evet, bu sezonun çıkmış olması başlı başına bir mucize ve bunun için müteşekkir olmamız tabii ki de lazım ama var olan sorunları da görmezden gelmemeliyiz ki zaten bu sorunların bazıları görmezden gelinemeyecek kadar kötü durumda. İlk bölüm o kadar sorunlu olmasa da ikinci bölümdeki animasyonlar slayt gösterisi tadındaydı ve bölümü resmen izlenemez yapıyordu. Bu doğal olarak insanda bir endişe uyandırıyor. Her ne kadar yazım kalitesi hala daha aynı olsa ve yeni eklenen Alas Ramus—kendisi Emilia'yı annesi Maou'yu ise babası sanan ve Maou'nun dünyasından gelmiş olan bir çocuk—karakteri Emilia ve Maou arasındaki ilişkiyi daha da komik ve ilginç hale getirecek gibi dursa da sezonun devamındaki görsel kalite ikinci bölümdeki gibi olursa yazım kalitesi bile bu sezonun bir facia olarak sonlanmasının önüne geçemez.

Lycoris Recoil

Lycoris Recoil

Stüdyo: A-1 Pictures

Türler: Aksiyon, Komedi, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Orijinal

 "Girls with Gun" yaklaşık kırk senedir ortalıkta olan ve anime sektöründe de kendine yer edinmiş bir aksiyon alt türü. Adından da anlayabileceğiniz üzere bu alt tür kadın ana karakterin veya karakterlerin silahlı aksiyonun içinde bulunduğu yapımları kapsıyor ve Lycoris Recoil de bu alt türün en yeni örneklerinden birisi.

 Lycoris Recoil, Sword Art Online da dahil olmak üzere birçok A-1 Pictures işinde animatör olarak çalışmış ve övgüler toplamış olan Shingo Adachi'nin ilk yönetmenlik ve yazarlık deneyimi, bu yüzden de anime dünyasını yakından takip edenlerin 2022 Yaz Sezonunda merakla beklediği animelerden birisiydi ve ilk bölümleri ile de çoğu kişinin beklentilerini karşıladı. Her ne kadar ben ilk bölümde hem senaryonun hem de yönetmenliğin aşırı bayık olduğunu ve bu şovun yaz sezonunun hayal kırıklıklarından birisi olacağını düşünsem de ikinci ve üçüncü bölümler gerek aksiyon sahneleri gerek ise karakterizasyonlardaki yazım kaliteleri endişelerimin büyük bir kısmını alıp götürmeyi başardı. Zaten prodüksiyon kalitesi de gayet iyi olduğu için geriye sadece bekleyip görmek kalıyor. Bu anime ilerleyen bölümlerinde yapacağı hareketler ile insanların ilgisini ve beğenisini toplayan bir şov mu olacak yoksa başka bir vasat Girls with Gun işi olarak mı sonlanacak zaman gösterecek.

Made in Abyss: Retsujitsu no Ougonkyou

Made in Abyss: Retsujitsu no Ougonkyou

Stüdyo: Kinema Citrus

Türler: Fantastik, Gizem, Macera

Kaynak: Manga

 Made in Abyss'in ikinci sezonu için görsel kalite konusunda o kadar fazla endişem vardı ki anlatamam. Bu endişelerin birçoğu yayınlanan fragmanlardan kaynaklanıyordu. Bu fragmanlarda kullanılan sahnelerin üstündeki renk filtresi o kadar kötüydü ki sezonun tamamında bu filtre olacak diye çok korkuyordum. Ayrıca fragmana koyulan sahnelerdeki arka plan çizimleri ve animasyon kalitesi hem ilk sezondan hem de ilk sezonun devamı bu sezonun ise öncesi olan Fukaki Tamashii no Reimei (Dawn of the Deep Soul) filminden çok aşağıdaydı. Ancak, sezonun kendisi fragmanın yarattığı endişelerin hepsini ilk bölümlerde boşa çıkarmayı başardı. Öncelikle, o göz kanatan filtre sadece flashback sahnelerine özelmiş; günümüzde geçen kısımlarda herhangi bir göz kanatan filtre bulunmamakta. Arka plan çizimleri ise her zamanki gibi güzel, insanı atmosfere kaptırmak konusunda Kevin Penkin'in elinden çıkan müzikler ile birleştiklerinde yine harika bir iş çıkarıyorlar; yalnız eğer siz de benim gibi ilk sezondaki canlı renkleri tercih eden birisiyseniz şansınıza küsün, çünkü bu sezonda sarı renkler daha çok ön planda. Animasyon kalitesi ise her ne kadar ilk sezon ve Fukaki Tamashii no Reimei filmi kadar iyi olmasa da onlardan pek de altta kalır yanı yok. Kısaca prodüksiyon kalitesi anlamında Kinema Citrus 3DCG dışında yine harika bir iş çıkarmış. 3DCG konusunda ise bir tık hayal kırıklığı söz konusu. İlk sezonda ve devam filminde biyolojik tasarımları yapmış olan Kou Yoshinari'nin bu sezonda görev almıyor oluşundan ötürü Abyss'in bazı canlılarını 3DCG kullanarak modellemişler ve modellerin tiplemesinde pek sorun olmasa da kaliteleri pek de iyi değil. Bunun dışında ise teknik kalite de büyük bir sorun bulunmamakta. Hikaye konusunda ise bildiğimiz Made in Abyss her zamanki gibi ilerliyor. Ana karakterlerimizin bilinmezliğe doğru olan yolculuklarında onlara eşlik ediyoruz. Bazı kısımlar fazlalıkmış gibi hissettirse de "Abyss"in dibine olan macera devam ediyor ve ben de ana karakterlerimizin şu anda bulundukları altıncı katmanda gereğinden fazla takılmayarak yedinci katmana geçmelerini umuyorum; çünkü, her ne kadar altıncı katman da ilgi çekici olsa bile Abyss'in en dibi olmasından ötürü yedinci katman bende çok daha fazla merak uyandırıyor.

Overlord IV

Overlord IV

Stüdyo: MADHOUSE

Türler: Aksiyon, Fantastik, Macera

Kaynak: Hafif Roman

 Overlord yaklaşık 4 senelik bir aradan sonra geri döndü ve şimdilik her şey tıkırında işliyor. Teknik kalite önceki sezonlar ile hemen hemen aynı, hikaye kaldığı yerden devam ediyor, genel atmosfer yerli yerinde vs. Ancak, Overlord ile ilgili serinin geneline dair öyle bir detay var ki beni bu animenin geleceği konusunda endişelendiriyor. Bu seri açıkça upuzun bir kitap serisi olarak tasarlanmış ve bu yapı 40+ bölüm sayısına sahip olan animelerin aşırı nadir göründüğü günümüzde bir animeye uyarlandığında çok büyük bir açık veriyor; o da hikayenin karakter çokluğundan dolayı çok yavaş ilerlemesi ve sanki hiç bitmeyecekmiş gibi hissettirmesi. Bu yavaşlığı seven kişiler elbette ki vardır ve zaten ben de konu fantastik eserler olduğunda işlerin ağırdan alınmasını daha çok tercih eden birisiyim ama eğer MADHOUSE'un Overlord kitaplarının hepsini uyarlamak gibi bir amacı varsa bu serinin finalini bizden bir sonraki jenerasyon bile göremeyebilir. Bunları boş verip ana odaklanırsak, dediğim gibi Overlord kaldığı yerden hemen hemen aynı kalite ile devam ediyor. Her ne kadar bu, önceki sezonlardaki sorunlar da hala mevcut anlamına gelse de şovun hayranlarını üzecek herhangi bir değişim ilk bölümler itibari ile yok.

Engage Kiss

Engage Kiss

Stüdyo: A-1 Pictures

Türler: Aksiyon, Doğaüstü, Komedi, Romantizm

Kaynak: Orijinal

 Fumiaki Maruto, görsel roman okuyucuları tarafından çokça övülen bir yazar ve bunun ana sebebi White Album 2: Closing Chapter. Söz konusu animeler olunca ise çoğu kişi onu Saekano serisinden tanıyor ve ben de o kişilerden birisiyim. Kendisi White Album 2'de nasıl bir iş çıkarmıştır bilemem ama Saekano'nun tamamını izlemiş birisi olarak A-1 Pictures'ın yeni orijinal animesi Engage Kiss'in yazarlığını onun üstlendiğini gördüğüm anda bir ikileme düşmüştüm. Acaba Engage Kiss tıpkı Saekano gibi bulabildiği tüm hafif roman klişelerini kullanan vasatın da altı bir hikaye mi sunacak yoksa Fumiaki Maruto'nun White Album 2'de övüle övüle bitirilemeyen yazarlığını ilk elden deneyim etmemizi sağlayacak? Eğer bu yazıyı ikinci bölümden sonra yazıyor olsaydım cevabım çok net bir biçimde; aynısından daha önce 500 tane gördüğümüz ve edgy takılmak dışında hiçbir vasfı olmayan bayık bir erkek karaktere onun için ölecek kadar aşık olan yine aynısından daha önce yüzlerce gördüğümüz klişe tiplemelere sahip kadın ana karakterlerin olduğu, diyalogların sanki yapay zeka tarafından yazılmış gibi hissettirdiği ve tek düzgün tarafı prodüksiyon kalitesi olmasına rağmen orada da aksiyon kısmında karman çorban storyboardlardan açık veren, umut vaat etmeyen bir şov olduğunu söylerdim. Ancak, üçüncü bölümde hikayeye eklenen detaylar ve aksiyon sahnelerinin çok daha iyi olması beni Engage Kiss'in hem yüzeysel bir hikayeden daha fazlasını sunabileceğine hem de animasyon kalitesinin hakkını veren storyboardlara sahip olabileceğine dair umut verdi. Bu ne kadar doğru bir umuttur bilmiyorum ama prodüksiyon kalitesi olarak bu kadar iyi bir materyal ortaya koyan bir şov söz konusu olduğu için umarım yazım kalitesi de ilerleyen bölümlerde aynı kalibreye erişebilir ve günün sonunda elimizde güzel bir iş kalır.

Isekai Ojisan

Isekai Ojisan

Stüdyo: Atelier Pontdarc

Türler: Fantastik, Komedi, Macera

Kaynak: Manga

 Isekai Ojisan, bir isekai parodisi ve tüm konsepti de bunun üstüne kurulu. İki ana karakterimizden birisi olan Takafumi'nin dayısı Yousuke 17 senelik komasından uyanıp anca bir delinin ağzından çıkabilecek şeyler söylüyor ama Yousuke aslında bu 17 senenin tamamını fantastik bir dünyada geçirmiş ve uyandığında da o dünyada edindiği güçleri kaybetmemiş. Şovun tamamı Yousuke'nin bu güçlerini modern dünyada kullanması ve bir yandan da başka bir dünyada geçirdiği 17 senelik anılarını büyü yardımı ile Takafumi'yi göstermesi üzerine kurulu. Animedeki komedi de bu anıların tamamının isekai parodisi olmasından geliyor, çünkü Yousuke fantastik bir dünyada yaşamaya başladığında klişe bir isekai ana karakterinden bekleyeceğiniz hareketlerin hiçbirini yapmıyor. Mesela karşısına tsundere bir elf çıkıyor ama Yousuke, tsundere kavramından bir haber olduğu için elfin aslında ondan hoşlanıyor olduğunu bir türlü anlamayıp onu sürekli arkasında bırakmaya çalışıyor. Isekai Ojisan, bu ve bunun gibi bir sürü farklı parodi ile dolu bir şov ve bu animeyi beğenip beğenmeyeceğiniz tamamen komedisini ne kadar beğeneceğiniz ile alakalı; çünkü, söylediğim üzere hikayenin tamamı bu komedi üstüne kurulu ve ayrıca görsel kalite de pek iyi durumda değil. Ben komedisini dengesiz bulsam da—bir sahne kahkahalar attıracak kadar komik iken hemen ardından gelen espri mimik oynatmayan cinsten olabiliyor—komedi çoğunlukla izleyicinin kendisinde biten bir tür olduğu için Isekai Ojisan'a bir bölümlük bile olsa şans vermenizi öneririm.

Soredemo Ayumu wa Yosetekuru

Soredemo Ayumu wa Yosetekuru

Stüdyo: SILVER LINK.

Türler: Komedi, Romantizm, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Manga

 Ana karakterin alnının büyüklüğünden de anlayabileceğiniz üzere bu şov, Karakai Jouzu no Takagi-san'ın mangakasından gelen başka bir anime; ve dürüst olmak gerekirse, Karakai Jouzu no Takagi-san'ı pek sevmesem de Soredemo Ayumu wa Yosetekuru'da ne Takagi-san'ın ilk iki sezonundaki kadar sıkıldım ne de ana karakterlerin hareketlerinden ötürü kafamı duvara vurmak istedim. Her ne kadar insanların neden Karakai Jouzu no Takagi-san'ı sevdiğini az çok anlayabilsem de hem ana karakterlerin kişilikleri hem de neredeyse hiçbir hikayesel ilerleyiş olmaması beni sinir ediyordu. Soredemo Ayumu wa Yosetekuru'da da büyük ihtimalle herhangi bir ilerleyişin olması en az 20 bölüm alacak olsa da en azından karakterleri daha katlanılabilir buldum. Ayrıca, görsel kalite hem stüdyonun hem de animenin yapımında görev alan kişilerin farklı olmasından ötürü Karakai Jouzu no Takagi-san'dan daha iyi. Hikaye olarak ise konsept hemen hemen benzer; yine iki gencin arasında aşırı yavaş ilerleyen romantizmi içeren bir komedi animesi ilere karşı karşıyayız ki bu konsept zaten birçok farklı animede olduğu için ne ile karşılaşacağınızı aşağı yukarı tahmin edebilirsiniz. Tavsiyem ilk bölümü izleyip karakterleri ne kadar sevip sevmeyeceğinizi görmeniz. Çünkü, bu tarz şovları severek mi izleyeceğiniz yoksa ekran başında sıkıntıdan uyuklayacağınız genelde ana karakterleri ne kadar seveceğiniz ile doğru orantılı oluyor.

Warau Arsnotoria Sun!

Warau Arsnotoria Sun!

Stüdyo: LIDENFILMS

Türler: Fantastik, Yaşamdan Kesitler

Kaynak: Video Oyunu

 Warau Arsnotoria Sun ile ilgili söylemem gereken ilk şey ne kadar harika gözüktüğü; görsel kalite olarak ortada üst düzey bir iş var. Arka plan çizimleri muhteşem, ışıklandırmalar ve gölgelendirmeler muazzam, karakter tasarımları konusunda Takahiro Kishida resmen Kyuuta Sakai'ye nispet yaparcasına Shinichirou Ootsuka'nın tasarımlarını animeye harika bir şekilde aktarmış, animasyonlar harika olmasa da yine de gayet iyi. Ancak, şovun genel yapısına baktığımızda çok büyük bir sorun var: Bu anime, gacha oyunlarından uyarlanmış olan diğer birçok anime gibi çoğunluk göz önüne alınarak değil sadece gacha oyununu oynamış kişiler için tasarlanmış ve ben bunun sebebini anlayamıyorum. Bu uyarlamanın amacı gacha oyunu için reklam yapmak ise neden daha ilgi çekici bir senaryo ile oyunu oynamamış kişilerin bile ilgisini çekmek yerine hiç risk almadan, görüp görebileceğiniz en standart oyun uyarlaması senaryolarından birisini yazmayı seçiyorlar aklım almıyor. Zaten konu mobil oyun uyarlamaları olduğunda ilgi çekici senaryoya ve iyi yazılmış karakterlere sahip yapımlar bir elin parmağını geçmiyorken Warau Arsnotoria Sun'ın da ortaya yeni bir şey koyduğu yok.

Mamahaha no Tsurego ga Motokano datta

Mamahaha no Tsurego ga Motokano datta

Stüdyo: project No.9

Türler: Komedi, Romantizm

Kaynak: Hafif Roman

 project No.9 ve kötü hafif roman uyarlamaları yavaş yavaş ikonik bir ikili olmak yolunda ilerliyor ve bunun son halkası da Motokano... ya da Tsurekano, artık hangi kısaltması ile hitap etmek isterseniz. Hikayemiz belli bir süre sevgili olmuş ama anlaşamadıkları için yollarını ayırmış iki gencimizin ebeveynlerinin evlenmeleri sonucunda aynı çatı altında yaşamaya başlamasını konu alıyor. Bu tarzda herhangi bir konsepte sahip başka hiçbir işe denk gelmediyseniz Motokano/Tsurekano ilk bakışta umut vaat edici gibi görünebilir. Birbirleriyle hiç iyi anlaşamayan eski sevgililerin, ebeveynlerini mutlu etmek için iyi anlaşıyor numarası yapması ve bunun etrafında gerçekleşen olaylar ile kişilik olarak yavaş yavaş olgunlaşmaları iyi bir "coming-of-age" hikayesi ortaya çıkarabilir gibi bir düşünceye sahip olabilirsiniz; ancak, tabii ki de söz konusu bu değil. Motokano/Tsurekano da tıpkı birçok diğer hafif roman uyarlaması gibi bu konsepti fanservice ve bayık romantizm için kullanıyor. Diyaloglar berbat, hikayenin ilerleyişi sanki ilk defa senaryo yazan birisinin elinden çıkmış gibi duruyor ve karakterler aşırı yapay hissettiriyor. Bu kötü yazımı bir de project No.9'un içler acısı görsel kalitesi ile birleştirince ortaya maalesef başka bir unutulası hafif roman uyarlaması çıkmış.

Tokyo Mew Mew New ♡

Tokyo Mew Mew New ♡

Stüdyolar: Yumeta Company, Graphinica

Türler: Bilim Kurgu, Fantastik, Komedi, Macera, Mahou Shoujo, Romantizm

Kaynak: Manga

 2002 yılında çıkmış olan orijinal Tokyo Mew Mew'in Mahou Shoujo türü içerisinde nasıl bir yere sahip olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok. Türün hayranları tarafından seviliyor mu, ortalama olarak mı görülüyor yoksa nefret mi ediliyor bilmiyorum. Ancak, ben bu yeni versiyonu için yönetmeni Takahiro Natori olduğundan ötürü çok heyecanlıydım. Kendisi en sevdiğim serilerden birisi olan Aria'da hem yardımcı yönetmenlik hem de bölüm yönetmenliği yapmış birisiydi ve yönetmenliğini yaptığı bölümlerden birisi de yönetmenlik açısından serideki en iyi birkaç bölümdendi, ayrıca kendisi en son çıkan Aria filminin yönetmeni olarak da gayet iyi bir iş çıkarmıştı; ve onun yönetmenliğini ilk defa Junichi Satou'nun altında olmadan izleyecek olmam doğal olarak beklentilerimi de yükseltmişti. Ancak, maalesef karşılaştığımız şey çok aceleye getirilmiş bir iş gibi hissettiriyor. Zaten şovun yapımını üstlenen stüdyolar pek de iyi kalibrede isimler olmadıklarından görsel kalite anlamında fazla beklentim yoktu ama hem yönetmenlik hem de seslendirmeler çok büyük hayal kırıklığı. Takahiro Natori'nin beklediğimin çok altında bir iş çıkarmış olması zaten üzmüşken bir de seslendirmelerin bu sene içerisinde duyduğum en kötü seslendirme işi olması da eklenince Tokyo Mew Mew New'den hızlıca soğudum. Hikaye açısından da klasik Mahou Shoujolardan değişik hiçbir şey sunmadığı ve ilerleyen bölümlerde de büyük ihtimalle sunmayacak olmasından dolayı türün sıkı hayranları dışındakilerin ilgisini çekecek bir şov olduğunu düşünmüyorum.

Tensei Kenja no Isekai Life: Dai-2 no Shokugyou wo Ete, Sekai Saikyou ni Narimashita

Tensei Kenja no Isekai Life: Dai-2 no Shokugyou wo Ete, Sekai Saikyou ni Narimashita

Stüdyo: REVOROOT

Türler: Aksiyon, Fantastik, Macera

Kaynak: Hafif Roman

 Tensei Kenja no Isekai Life, dışarıdan bakıldığında ilgi çekici bir konsepte sahip: "Beast Tamer" sınıfında bir ana karakter. Her ne kadar sınıfın kendisinin ilgi çekici olup olmadığı kişiden kişiye değişiklik gösterebilir olsa da konu isekai animesi olduğunda yanlış bilmiyorsam bu daha önce hiç görülmemiş bir konsept ve sırf bu yüzden de ilgi çekici. Ana karakterimiz acaba bulduğu canavarları ehlileştirmeye çalışırken nasıl aşamalardan geçecek? Bu yeni tanıştığı canlılar ile nasıl bağ kuracak? Onları savaşta kullanmak için nasıl akıl dolu stratejiler üretecek? Konu "Beast Tamer" sınıfı olunca insanın aklından bu tarz bir sürü soru geçiyor ve Tensei Kena no Isekai Life da daha ilk bölümlerinde bu sorulara gülüp, üstlerine gübre kıvamında bir içerik bırakıyor. Bu anime de tıpkı diğer yüzlerce isekai gibi boş bir güç fantezisinden ibaret. Ana karakterimiz bu fantastik dünyaya daha gelir gelmez onlarca slime'ı rastgele bir şekilde evcil hayvanı yapıyor, bir de bu yetmezmiş gibi rastgele şekilde ehlileştirdiği slimelar farklı farklı büyü kitaplarını okuyup ana karakterimizin binlerce farklı büyü öğrenmesini sağlıyor; ardından da daha bir hafta geçmeden ana karakterimiz bu yeni geldiği dünyadaki en güçlü büyücülerden birisine dönüşüyor ve o kadar güçlü oluyor ki savaşlarda akıl dolu taktikler filan yapmasına da gerek kalmıyor, slimelarını savaş alanına gönderip onların üstünden büyüleri basıyor da basıyor. Kısaca bu anime de eğer daha önce bir tane bile güç fantezisi içeren isekai animesi izlediyseniz gözünüzü kırpmadan es geçebileceğiniz şovlardan bir tanesi.

Isekai Yakkyoku

Isekai Yakkyoku

Stüdyo: diomedéa

Türler: Fantastik

Kaynak: Hafif Roman

 Tensei Kenja no Isekai Life için söylediklerimin benzerleri Isekai Yakkyoku için de geçerli. Elimizde yine ilgi çekici bir konsept var ve bu konseptin işlenişi yine hayal gücünden çok uzak. Son 4-5 yılda çıkan isekai animelerin genel sorunu zaten bu. Konsepti tutturabilseler bile işleniş yine klişe isekai hikayeleri ile aynı olduğu için ortada sadece ilk bakışta değişik bir iş varmış gibi gözüküyor ama animeyi beş dakikadan fazla izlediğinizde özel hiçbir şey barındırmadığını anlıyorsunuz. İşte Isekai Yakkyoku da böyle bir anime. Eczacılık ve kimya dışında hiçbir ilgi çekici özelliği bulunmayan, tahmin edilebilir, aynısından tonlarca gördüğümüz ve benim ilk bakış yazılarında hakkında defalarca konuştuğum üstüne çok az efor sarf edilmiş başka bir fantastik anime. Daha önce düşük kaliteli fazla fantastik anime izlemediyseniz ve eczacılık ile kimya konseptlerine ilgisi olan birisiyseniz göz atabilirsiniz ama bu kişiler dışındakilere kesinlikle önermeyeceğim bir şov.

Kinsou no Vermeil: Gakeppuchi Majutsushi wa Saikyou no Yakusai to Mahou Sekai wo Tsukisusumu

Kinsou no Vermeil: Gakeppuchi Majutsushi wa Saikyou no Yakusai to Mahou Sekai wo Tsukisusumu

Stüdyo: Staple Entertainment

Türler: Fantastik

Kaynak: Manga

 Kinsou no Vermeil, tamamen cazibesiyle öne çıkan bir iblisi yanlışıkla hizmetkarı olarak çağıran bir büyücülük öğrencisinin okul günlerini konu alıyor; ve gerek konusunun amacı gerekse de stüdyosunun daha önce başka bir TV animesi yapmamış olmasından dolayı bu şovun sezonun en kötü işlerinden birisi olacağına kesin gözüyle bakıyordum. Ancak, ilk bölümlerde beklediğimin aksine izlenilebilir bir işle karşılaştım. Evet, Kinsou no Vermeil bol bol ecchi fanservice barındıran bir anime ama bunun yanı sıra güzel bir sanat tasarımı, iyi bir yönetmenlik ve eğlenceli diyaloglar da barındırıyor. Bu ögeler ecchi fanservice sevmeyen birisiyseniz Kinsou no Vermeil'e bir şans vermenize değecek kadar kaliteli değiller ama fanservice'i kafaya takmayan birisiyseniz ve eğlenceli bir fantastik anime izlemek istiyorsanız bu şova bir göz atabilirsiniz. Tek sıkıntısı ilerleyen bölümlerdeki animasyon kalitesinin ne durumda olacağı. İlk bölümde animasyonlar gayet yeterli olsa da devam bölümlerinde aşırı kötüydü, eğer ilerleyen bölümlerde de animasyonlar ilk bölümdeki gibi olmazsa Kinsou no Vermeil sezonun sonuna geldiğimizde elimizde izlenmeye değer bir şov olarak kalmayabilir.

Hoshi no Samidare

Hoshi no Samidare

Stüdyo: NAZ

Türler: Aksiyon, Doğaüstü, Dram, Komedi, Psikolojik

Kaynak: Manga

 Bu uyarlamanın bir felaket olacağı daha yayınlanan ilk posterinden itibaren belliydi ama manganın hayranları yine de umutlarını koruyordu. Ancak, yayınlanan ilk fragmandan sonra bu uyarlamanın iyi çıkacağına ve Satoshi Mizukami'nin işlerinden başka birisi olan Planet With'in uyarlaması gibi kötü bir iş olmayacağına dair kendilerini inandırmak isteyen sıkı hayranların birçoğu bile umudunu kaybetti; ve daha ilk bölümünden herkesin endişeleri doğrulandı. Hoshi no Samidare, teknik kalite açısından çok kötü bir uyarlama. aksiyon sahnelerindeki animasyonlar aradan 15 seneden fazla geçmesine rağmen hala daha alay konusu olan Hametsu no Mars ve Tenkuu Danzai Skelter Heaven'ın animasyon kaliteleri ile yarışacak seviyede berbat; aksiyon içermeyen sahnelerdeki animasyon kalitesi katlanılabilir olsa da görsel olarak geri kalan her şey içler acısı. Her ne kadar diyaloglar iyi olsa ve çokça övülen bir mangadan uyarlandığı için hikayesinin nasıl bir şekil alacağını merak ediyor olsam da görsel olarak bir yıkıntı izlemek istemeyenlerin bu şovdan kesinlikle uzak durması gerekiyor.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Yorumlar

https://www.animeler.net/assets/images/user-avatar-s.jpg

0 comment

Write the first comment for this!

Disqus Yorumları